28 Ocak 2023 Cumartesi

HDP İzmir İl Örgütü üye ve yöneticileri tehdit ediliyor

Üyelerine dönük tehdit ve baskılara ilişkin basın toplantısı düzenleyen HDP İzmir İl Örgütü, "Ne baskı ve zulüm politikalarınız, ne özel savaş yöntemleriniz, ne de beslenen paramiliter güçleriniz HDP fikriyatının büyüyüp gelişmesinin önünde engel olamayacaktır" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, parti üyelerine dönük polis tehditlerine ilişkin il örgütü binasında basın toplantısı düzenledi. Basın açıklamasını okuyan HDP İzmir İl Eşbaşkanı Berna Çelik, AKP-MHP iktidarının HDP'ye dönük kapatma ve kumpas davaları, saldırılarının yanı sıra her türlü özel savaş uygulamalarını da devreye sokulduğunu dile getirdi.

HDP İzmir İl Örgütü'nün bu tip saldırıların ana hedeflerinden biri olduğunu kaydeden Çelik, şöyle devam etti: "17 Haziran 2021 tarihinde, Deniz Poyraz yoldaşımız bu binada paramiliter tetikçi, çete artığı Onur Gencer tarafından katledildi. Kapının önünde her gün kimin gelip çıktığını kayda alan kolluğun gözü önünde gerçekleşti bu katliam. O tarihte il binamıza girerek Deniz yoldaşımızı katledenler, bugün yine İzmir'de farklı hesaplar içinde olduğunu bir kez daha göstermektedir. Uzunca bir süredir; HDP İzmir il, ilçe yöneticilerimiz, parti meclis üyelerimiz, kadın ve gençlik meclisi üyelerimiz doğrudan ve dolaylı baskı, tehdit, şantajların hedefi olmaktadır."

HDP İzmir İl Örgütü üyesi çok sayıda kişinin "kimliği belirsiz" kişiler tarafından sistematik olarak takip edildiğini, üyelerinin önleri kesilerek, kendisini polis veya istihbarat mensubu olarak tanıtan kişiler tarafından tehdit edildiğini, sürekli telefonla aranarak taciz edildiğini anlatan Çelik, "Tümüyle yasa dışı ve gayrimeşru görüşme taleplerini kabul etmeyen arkadaşlarımız, aileleri üzerinden tehdit ediliyor. Kadın yöneticilerimize 'elimizde fotoğrafların var, görüşmeyi kabul etmezsen bunları eşine veririz' denilerek yürüttükleri onurlu mücadeleden vazgeçirilmeye, işbirliği adı altında yalan beyanlar verilmeye zorlanıyor" ifadelerini kullandı.

Bu saldırıların yürütülen özel savaş konseptinin parçası olduğunu vurgulayan Çelik, yaptıkları suç duyurularının da sonuçsuz bırakıldığının altını çizdi. Devlet yetkililerinin HDP'lileri arayarak tehdit eden numaraların "emniyet mensuplarına ait olmadığı" iddiasına dikkat çeken Çelik, şöyle devam etti: "Peki bizler soruyoruz: arkadaşlarımızı evlerine kadar takip eden, saçma sapan teklif ve tehditler savuran bu kişiler kimlerdir? Bu cesareti kimden alıyorlar? Eğer ki polis değillerse, gösterdikleri polis kimliğini kimden ve nereden ediniyorlar? Keza, tüm bu suçları işleyenlere karşı neden hala bir soruşturma dahi başlatılmıyor?"

Bu tehditlere maruz kalan HDP'lilerin başına gelebilecek her türlü olumsuzluktan İzmir Emniyeti ve tüm yetkililerin sorumlu olduğunu belirten Çelik, "Tüm bu özel savaş yöntemlerini devreye koyanlar bir kez daha partimizden, onurlu mücadelemizden, kadın özgürlük çizgimizden ne kadar korktuklarını göstermişlerdir" dedi.

Çelik, şöyle devam etti: "Baskı, tehdit, işkencelerle partimizi sindirmeye, partimize yönelik algı operasyonları ile yalnızlaştırma hesapları görenler şunu çok iyi bilsin ki; HDP halkların bir arada özgür yaşamının adresidir. HDP kadınların partisidir. Gençlerin geleceğidir. Ne baskı ve zulüm politikalarınız, ne özel savaş yöntemleriniz, ne de beslenen paramiliter güçleriniz bu fikriyatın büyüyüp gelişmesinin önünde engel olamayacaktır. Örgütlü gücümüz, haklı mücadelemiz ve halklarımızdan aldığımız güce dayanarak 'HDP umuttur, umut dimdik ayakta' demekten bir an olsun vazgeçmeyeceğiz."