Hrant Dink cinayetinin 19. yılı: Adaletin peşindeyiz
Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 19. yıldönümünde vurulduğu Sebat Apartmanı önünde anıldı. Aynı zamanda Hrant Dink'in kuruculuğunu yaptığı Agos'un 30. yılı olduğuna dikkat çekilen anmada, Dink için adalet talebi bir kez daha yükseltildi.
Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 19. yıldönümünde Şişli'de vurulduğu Sebat Apartmanı önünde anıldı. Yoğun kar yağışına rağmen yüzlerce insanın katıldığı anmada, Sebat Apartmanı önünde mumlar ve karanfiller dizildi. Anmada, Ermenice, Türkçe ve Kürtçe, "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz", "Hrant için adalet için" dövizleri taşındı. Anma programını, Bülent Aydın ve Bircan Yorulmaz sundu.
Agos gazetesinin yaşamını yitiren emekçileri, Sevag ve Garbis Balıkçı, Hakan Bakırcıoğlu, Tahir Elçi de anmada unutulmadı. Siyonist İsrail'in Gazze'de soykırımına da tepki gösterilen anmada, "Nehirden denize özgür Filistin" sloganı atıldı.
Anmaya, tutsak Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, Gezi tutsakları Çiğdem Mater ve Osman Kavala da mesaj gönderdi.

MATER: HASRETLE BURADAYIZ
Çiğdem Mater'in mesajında, "Sevgili Hrant Dink, sen ilk değildin. Katillerinin utanç ya da suçluluk hissetmeden, hesap vermeden, huzurla, evlerinde aileleriyle mutlu mesut yaşamayı sürdürdükleri geniş kayıplar albümümüzde ne yazık ki ilk değildin. Son da olmadın. Oysa eminim seninle bitsin isterdin. Son olmak isterdin. Olmadı, yapamadık. Mahcubuz" ifadelerini kullandı.
Mater, şöyle devam etti: "Varlığın ve yokluğunla kuşaklara umut vermeye, hatırlamanın kıymetini anımsatmaya devam ediyorsun. Sen hayatınla üzerine düşeni yaptın, bizler ne yazık ki 19 yıldır üzerimize düşeni yapamadık. Yüz küsur yıldır yaşanan yüzlerce felakette, katliamda, cinayette üzerimize düşeni yapamadığımız gibi. Özür dileriz, sessizliğimizi kıramadığımız, maruz kalanı yalnız bıraktığımız bütün suçlar için özür dileriz. Yine senden omuz alıyorum. Sessizliğin yarattığı suç ortaklığına rağmen umutsuz olmaya hakkımız yok, umutla devam edeceğiz. Bugün, o umudun acıtarak kendini anımsattığı gün. Neredeyiz? Buradayız. Hasretle buradayız. İçeride de olsak, dışarıda da, uzakta da olsak, aklımız, fikrimiz burada, o umutta."

Osman Kavala'nın mesajında ise "Dokuzuncu defa aranızda olamamaktan dolayı çok üzgünüm. Ama bu mesaj okunurken ben de sevgili Hrant'ı ve sizleri düşünüyor olacağım. Aramızdan ayrılanlar iç dünyamızda varlıklarını sürdürmeye devam ediyor, bazı ölümler dünyada yeni gerçeklikler yaratıyor, ölenler yeni birlikteliklerde hayat buluyor. Sevgili Hrant'ın katledilişi bu cinayetin aydınlanması için bir araya gelen insanlara güçlü bir mücadele azmi verdi. Hrant'ın düşünceleri, üzerimizde derin izler bırakmış şahsiyeti ve kurucusu olduğu Agos'un 30 yıldır taze kalan nefesi; geçmişle adil biçimde yüzleşilmesini savunan, çocukların katile dönüştürülmediği bir gelecek için uğraş veren ve herkes için adalet talep eden bizler için en hakiki biçimde yol gösterici oldu" ifadeleri yer aldı.
Mesajların okunmasının ardından Hrant Dink'in vurulduğu saat 15.03'te saygı duruşu gerçekleştirildi.

ÖZBER: HRANT'IN ARAMIZDAN ALINIŞININ 19, AGOS'UN 30. YILINDAYIZ
Bu seneki anma konuşmasını, aynı zamanda Agos gazetesinin kuruluşunun 30. yıldönümü olması vesilesiyle Agos emekçilerinden Leda Özber yaptı. "Hrant Dink'in hepimizden koparılıp alınmasının 19., Agos gazetesinin kuruluşunun 30. yılındayız. Karışık duygular içinde hem koca bir kızgınlık ve burukluk hem de gururu bir arada yaşıyorum. Sizlere benim tanıdığım Hrant Dink'i ve Agos'u anlatmak istiyorum. Tam 30 yıl önce, Baron Hrant, Anna Turay, Luiz Bakar, Diran Bakar, Harutyun Şeşetyan, Sarkis Seropyan, Sandy Zurikoğlu, Setrak Davuthan, Arus Yumul, Nıver Lazoğlu ve Harut Özer'le birlikte, bu gazeteyi kurmak için yola çıkmıştı" diyen Özber, Hrant Dink'in amacının derdini Türkçe anlatıp geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen bir gazete kurmak olduğunu söyledi.
Agos sayesinde sayısız insan tanıdığını ve çok şey öğrendiğini belirten Özber, şöyle devam etti: "Çalıştığımız mekan adeta bir enstitüydü. Hiçbir kitapta bulamayacağınız bilgileriyle ayaklı kütüphane Sarkis Seropyan, okulda edebiyat derslerinde eserlerini okuduğumuz yazar Yervant Gobelyan, Ermeni dili uzmanı Rupen Maşoyan, hayatını tiyatro sahnelerine adamış, yaşayan tarih Hagop Ayvaz… Ve onların etrafında, kimi gazetecilik okuyan, kimi benim gibi gazeteciliğe hevesli, kabına sığmayan, bir şeyler üretebilecekleri, kendi sözlerini söyleyebilecekleri mecralar arayan, muhafazakar toplumun klişelerine pek uymayan 'Hay' gençler."

'BULUNDUĞU HER ORTAMA ENERJİ KATARDI'
Agos gazetesinde çalışan onlarca insanın lokomotifinin Hrant Dink olduğunu vurgulayan Özber, "Bulunduğu her ortama enerji katardı. Çalışırken de duygularını dolu dolu yaşar, öfkesini de sevincini de kendine has üslubuyla, sonuna kadar gösterirdi. Habere hazırlıksız giden muhabire ayakkabısını fırlatmışlığı da vardı, yanlış haber giren editörü çalışma sandalyesiyle gazetenin kapısının dışına kadar götürmüşlüğü de. Benim çok önemli bulduğum bir yönü de, kadın mücadelesini her zaman desteklediği gibi, Agos'ta da kadınların belirleyici rol oynadığı bir yapı oluşturmuş olmasıdır" dedi.

'HRANT DİNK, GEÇMİŞİNİ SORGULAYAN HERKESE YARDIMCI OLUYORDU'
Özber, şöyle devam etti: "Agos'un yayın hayatına başladığı dönemde internet yaygın değildi, bilgiye ulaşmak güçtü. Ermeni tarihine ve kültürüne ilişkin, Türkçe telif ile çeviri kitapların ve makalelerin sayısı çok azdı. O yüzden Baron Hrant herkese yardımcı olmak istiyor, buna çok önem veriyordu. Geçmişini sorgulayan, bir zamanlar ailesinin Ermeni olduğunu öğrenen, Ermeni kimliğini, kültürünü tanımak isteyen birçok kişi onu ziyarete geliyordu. 90'lı yılların sonuna geldiğimizde, artık sadece gazete yayımlamıyor, Baron Hrant'ın öncülüğünde Ermeni toplumu, tarihi, kültürü ve sanatıyla ilgilenen akademisyenlerle, araştırmacılarla ve öğrencilerle yakından ilgileniyorduk. 1915 ve sonrasında yaşananlar nedeniyle ayrı düştüğü akrabalarını arayanlarla da... Dayanışma merkezi gibiydik. Baron Hrant, barış dilini kullanan ve farklılıklarla bir arada yaşamı savunan herkese destek veren küçük Agos topluluğunun lideriydi."
'ON BİNLERCE İNSAN SENİN İÇİN YÜRÜDÜ'
Özber, şu ifadeleri kullandı: "19 yıl önce, 19 Ocak 2007, Hrant Dink'in hepimizden koparıldığı o kara gün… O hafta ikinci baskısını yaptığımız gazeteyi, bu balkonda ellerimizde tutarak aşağıdaki inanılmaz kalabalığa baktığımızı hatırlıyorum. O gün ve o gece, ne olup bittiğini anlamaya çalışmakla geçti. Sonra elimizdeki en önemli şeyi, Agos'u var etme çabası geldi. Gazeteden hiç çıkmadan çalışmaya devam eden bir avuç kişiydik. Baron Hrant'tan sonra genel yayın yönetmenliğini sırtlayan Etyen Mahçupyan, ardından Rober Koptaş, sonrasında Yetvart Danzikyan, zor zamanlarda çok şey kattılar Agos'a. Yolu Agos'tan geçen çok kişi oldu. Agos'a emek veren herkesin ismini tek tek sayabilsem burada keşke. Hepsi hafızamda ve kalbimde. Cenaze töreninin olduğu gün o vakur, yaslı, her görüşten on binlerce kişi sessizce yürürken, biz yukarıda, Agos ofisinde, Hrant Dink özel sayısını hazırlamaya çalışıyorduk. Fotoğrafçı Antoine Agoudjian'ın, o kalabalığa bakarken söylediği sözler yankılanıyor zihnimde: 'Bu kadar Türk, bir Ermeni için mi yürüyor?' Evet Baron Hrant, sen cenaze töreninle de tabuları yıktın. Çok çeşitli görüşlerden on binlerce insan bir araya gelip sessizce yürüdü senin için."
Türkiye'de basın üzerindeki baskıların da artarak devam ettiğine işaret eden Özber, "Çok sayıda gazeteci hapiste. Her gün bir başkası, sırf habercilik yaptığı için gözaltına alınıyor, yargılanıyor, tutuklanıyor. Gazetecilik suç değildir" ifadelerini kullandı.
Anma boyunca, "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz", "Faşizme inat kardeşimsin Hrant", "Yaşasın halkların ortak mücadelesi", "Katilleri koruyan, cinayete ortaktır", "Katiller halka hesap verecek", "Nehirden denize özgür Filistin" sloganları atıldı.