17 Şubat 2026 Salı

Ukrayna'da eski bakanın kaçışı sınırda engellendi

Eski Enerji ve Adalet Bakanı German Galuşçenko, ülkeden kaçmaya çalışırken, gözaltında alındı. Hakkında "yolsuzluk" suçlamasından çıkartılmış tutuklama kararı bulunuyor.

Ukrayna'da Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin en yakın çevresine uzanan yolsuzluk soruşturması yeni bir aşamaya geçti. Eski Enerji ve Adalet Bakanı German Galuşçenko, Kiev'den Varşova'ya giden trende, Polonya sınırındaki Yahodin geçiş noktasında gözaltına alındı. Hakkında Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) tarafından çıkarılmış tutuklama kararı bulunduğu bildirildi.

Savcılık iddialarına göre Galuşçenko'nun bakanlığı döneminde, Zelenski'nin eski iş ortağı ve yakın çevresinden Timur Mindiç'in başını çektiği bir ağ, Ukrayna'daki nükleer santral tedarikçilerinden ihale karşılığında sözleşme bedelinin yüzde 10'u oranında "komisyon" talep etti. Bu uygulamanın yıllarca sürdüğü ve Galuşçenko'nun da maddi çıkar sağladığı belirtiliyor. 
İddianamede, Galuşçenko'nun en az 110 milyon dolar aldığı, bu paranın bir bölümünü nakit temin ettiği ve Karayipler'deki Saint Kitts ve Nevis'te kurulu bir vakfa aktardığı bilgisi yer alıyor.

Ayrıca Pasifik Okyanusu'ndaki Marshall Adaları'nın da para aklama faaliyetlerinde kullanıldığı ileri sürülüyor. 2021–2025 yılları arasında enerji bakanlığı görevini yürüten Galuşçenko hakkında "zimmete para geçirme" ve "kara para aklamanın" yanı sıra "suç örgütü yöneticiliği" iddiaları da öne sürülüyor.

Eski bakanın çocuklarını İsviçre'de yüksek ücretli yatılı okullarda okutması da dikkat çekti. Bu okulların yıllık ücretlerinin, bir bakan maaşının çok üzerinde olduğu belirtiliyor.

MİNDİÇ İSRAİL'DE
Galuşçenko'nun tutuklanması, bir süredir gündemden düşmeye başlayan Timur Mindiç dosyasını yeniden öne çıkardı. Zelenski'nin eski iş ortağı ve uzun yıllara dayanan dostu olan Mindiç'in İsrail'e gittiği ve soruşturma makamlarının erişimi dışında bulunduğu bildiriliyor.

Galuşçenko'nun gözaltına alınmasının, yalnızca Mindiç hakkında delil toplamak değil, aynı zamanda Zelenski'ye siyasi bir mesaj vermek amacı taşıdığı yorumları yapılıyor.

BARIŞ SÜRECİ VE SİYASİ RİSK 
Gelişmeler, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere sürecinin tıkandığı bir döneme denk geldi. Zelenski, Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı açıklamada "kötü bir barışı" kabul etmeyeceğini ifade etti. Bu ifadeyle, ABD'den güvenlik garantileri alınmadan Donbas'ın Ukrayna kontrolündeki kısmının Rusya'ya bırakılmasına karşı olduğunu vurguladı.

Ancak ABD'nin güvenlik garantilerini önce bir ateşkes anlaşmasının imzalanması koşuluyla değerlendirebileceği belirtiliyor. Böyle bir dönemde Zelenski açısından ciddi siyasi sonuçlar doğurabileceği, hatta görev dokunulmazlığının sona ermesi riskini beraberinde getirebileceği yorumları yapılıyor.

ORDU KÜÇÜLTÜLMEYECEK 
Bu tablo, Zelenski'nin Ukrayna ordusunun milliyetçi kanadına olan bağımlılığını artırıyor. Faşist Azov birliklerinden türeyen 3. Kolordu'nun komutan yardımcısı Maksim Şorin, barışın tek yolunun ordunun daha da güçlendirilmesi olduğunu savundu. Şorin, Avrupa ülkelerinin Ukrayna adına doğrudan savaşa girmeyeceği görüşünde. 

Zelenski de olası bir ateşkes halinde ordunun küçültülmesi yönündeki çağrıları reddetti. Ukrayna'nın barış döneminde 800 bin kişilik bir orduyu koruma hedefi, savaş sürecinde ulaşılan asker sayısının fiilen muhafaza edilmesi anlamına geliyor.

MOSKOVA'DAN "BM VESAYETİ" ÖNERİSİ 
Bu gelişmeler yaşanırken Moskova'dan dikkat çekici bir öneri geldi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, Ukrayna'da Birleşmiş Milletler denetiminde uluslararası bir vesayet yönetimi kurulabileceğini söyledi. Böyle bir "dış yönetimin" bir barış anlaşması imzalayabileceğini ve yeni seçimlerin düzenlenebileceğini ifade etti. Galuzin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bu öneriyi 2025 yılında gündeme getirdiğini ancak bugüne kadar yanıt alınmadığını belirtti.

Ukrayna'da hem yolsuzluk soruşturmalarının hem de savaşın geleceğine ilişkin siyasi hesaplaşmaların önümüzdeki dönemde daha da sertleşmesi bekleniyor.