Almanya'da 1 Mayıs: Savaş, ırkçılık ve faşizme karşı mücadeleyi büyütelim
Almanya'da yapılan 1 Mayıs mitinglerinde savaş hazırlıkları ve silahlanma ile ırkçılık ve faşizme karşı tepkiler öne çıktı.
Frankfurt'ta sendikaların çağrısıyla sabah saatlerinde yapılan eyleme 5 bin kişi katıldı. Yürüyüşte Young Strugge, Zora, Pride Rebellion, AGİF, Komünist İnşa, MLKP, KGÖ ve KKÖ'nün de içinde olduğu çok sayıda örgüt yer aldı.
Kentteki ikinci eylemi Devrimci 1 Mayıs İttifakı Gallus semtinde gerçekleştirdi. Sokak festivaline yüzlerce kişi katıldı.
Akşam saatlerinde de devrimci 1 Mayıs yürüyüşü gerçekleştirdi. Eylemciler havai fişekler atarken, Filistin bayrakları da taşındı. ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki savaş politikası protesto edildi. Polis, birkaç kez yürüyüşü engellemeye çalıştı. Ancak 3 bin katıldığı yürüyüş, coşku ve kararlılıkla devam etti.
Hamburg'da akşam saatlerinde Altona mahallesinde "Savaş ve kriz sistemiktir! Sınıf olarak birleşin: sosyalizm için mücadele edin!” sloganıyla devrimci 1 Mayıs gösterisi düzenlendi. Eylem, 10 bin kişinin katıldığı konser ile başladı. Ardından başlayan yürüyüşü polis, katılımın çok olduğu gerekçesiyle engellemeye çalıştı. Daha sonra yapılan görüşmelerin ardından başlayan yürüyüşü polis birkaç kez engellemek istedi. Ancak eylemciler yürüyüşünü büyük bir coşkuyla tamamladı.

Magdeburg'daki 1 Mayıs mitingi için kitle, kent merkezinden Stadtfeld Ost semtine yürüdü.
Almanya devletinin savaş hazırlıkları protesto edilirken, enternasyonalist dayanışmaya dikkat çekildi.
Young Struggle Sözcüsü yaptığı konuşmada yükselen faşizme karşı mücadele çağrısı yaptı, Türkiye'deki sosyalist tutsaklarla dayanışma içinde olduklarını belirtti.
Darmstadt'ta DGB Sendikası tarafından düzenlenen mitinge bin 600 kişi katıldı. Yürüyüşe SDAJ Young Struggle gibi çeşitli sosyalist gençlik örgütlerinin yanı sıra Öğrenci Grev Komitesi ve sendikaların gençlik örgütlerinden oluşan bir gençlik bloğu öncülük etti. Silahlanmaya karşı pankartlar açılırken, "Filistin Kürdistan. İntifada Serhildan" pankartı da açıldı. ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki saldırıları protesto edildi.
Hannover'de, işbirlikçilerin sendikaların gerçekleştirdiği etkinliğe alternatif 1 Mayıs eylemi yapıldı. Sokağa çıkan devrimciler, kapitalizmin karşısında sosyalizmin hala güçlü bir seçenek olduğunu belirtti. Eylem, "enternasyonal" marşıyla sona erdi.
Köln'de Alman Sendikalar Birliği'nin çağrısıyla işçi ve emekçiler, Hans-Böckler Meydanı'nda toplandı. Etkinlik MLPD ve Eva ve Ahmet'e Özgürlük İnisiyatifi de dahil olmak üzere çeşitli gruplar konuşma yaptı. Konuşmaların ardından kitle, Heumarkt'a doğru yürüdü. Burada da sokak festivali gerçekleştirildi.
Akşam saatlerinde Köln-Kalk'ta "1 Mayıs Çalışma Grubu" tarafından düzenlenen devrimci 1 Mayıs yürüyüşü yapıldı. Polis, birkaç kez saldırarak yürüyüşü engellemeye çalıştı. Ancak devrimciler eylemi sürdürdü.
Stuttgart'ta gerçekleştirilen Devrimci 1 Mayıs eylemine 2 bin 300 kişi katıldı. 1 Mayıs öncesinde de kentte militan eylemler gerçekleştirilmişti. Komünistler, sosyalist gençler ve enternasyonalistler, soykırıma karşı Filistin'e, Kürt halkına, Küba'ya ve kapitalist-emperyalist sistem tarafından ezilen herkese dayanışma mesajlarını gönderdi. Eylemin ardından yapılan ikinci eylemde, Rakka'da 18 Ocak'ta Suriye Geçici Yönetimi tarafından kaçırılarak esir alınan gazeteci arkadaşlarımız Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad'ın serbest bırakılması talebiyle yapıldı.
Mönchengladbach'da sendikalar tarafından gerçekleştirilen yürüyüşe Young Struggle ve Açık Antifaşist Toplantı'nın da içinde yer aldığı antikapitalist gençlik bloğu da katıldı. Young Struggle temsilcisi yaptığı açıklamada, gençleri, sosyalizm için mücadeleye çağırdı. Açık Antifaşist Toplantı, Rojava'dan gelen bir mektubu okudu.

Ulm'deki 1 Mayıs mitingi Alman Sendikalar Birliği'nin çağrısıyla "Önce bizim işimiz, sonra sizin karın" sloganıyla düzenlendi. Weinhof Meydanı'nda düzenlenen eyleme, sendikaların yanı sıra ADHF, AGİF, ATİF, FED-GEL, DEM Parti Aktivistleri, DİDF, Tohum Kültür Merkezi, AJK, Trotz Alledem de katıldı. Göçmen örgütledi adına konuşan Barış Çaktı, büyüyen dünya savaşı tehlikesine dikkat çekti, Almanya'nın özellikle İsrail ile ilişkisini eleştirdi. Almanya'daki göçmenlerin yaşadığı sorunlara da değinen Çaktı, artan ırkçılık ve ayrımcılığın emekçiler açısından ortak bir sorun haline geldiğini söyledi. Göçmenlerin hem iş yaşamında hem de toplumsal alanda eşit haklara sahip olması gerektiğini belirten Çaktı, dayanışma ve ortak mücadelenin önemine vurgu yaptı.