30 Kasım 2025 Pazar

Süleyman Can yazdı | Tamil Ulusal Kahramanlık Gününde görkemli anma

Ve bir kez daha gördük ki, bir hareket askeri ya da siyasi olarak yenilgiye uğratılabilir; fakat geleneklerine ve değerlerine bağlılık yok edilemezse, fikirler mutlaka halkıyla buluşur. 

27 Kasım, Tamiller için özel bir anlam taşıyor. 27 Kasım 1982'de Tamil anayurdu için savaşan ilk LTTE (Tamil Kaplanları) kadrosunun ölümsüzleştiği gün, o tarihten bu yana Ulusal Kahramanlık Günü olarak anılıyor. Tamil anayurdunda, Sri Lanka'da ve diasporada Tamilliler bugünü çeşitli etkinliklerle ölümsüzlere adıyor. 

1982'de başlayan ve 2009'daki büyük katliamla bastırılan Tamil silahlı direnişi, yenilgiye uğratılmış olsa da bugün hala dünyadaki ulusal kurtuluş ve sosyalist hareketlere ilham vermeyi sürdürüyor. 

Sri Lanka'nın tarihe “Sri Lanka Modeli” olarak geçen faşist işgalci terörü ve soykırımı sonucunda silahlı direniş yenilse de Tamilliler ulusal-demokratik haklarında ısrar ediyor. Tüm baskılara rağmen Sri Lanka'da soykırıma ve sömürgeci politikalara karşı tepkilerini çeşitli biçimlerde dile getirmeyi sürdürüyorlar. 

SRİ LANKA DEVLETİ YÜZ BİNİN ÜZERİNDE TAMİLLİYİ KATLETTİ 
İç savaş boyunca Sri Lanka devleti yüz binin üzerinde Tamilliyi katletti. 2009'daki soykırımın üzerinden 16 yıl geçmiş olmasına karşın kayıp yakınlarının arayışı sürüyor. Bugün Tamil anayurdunda kayıplara karşı mücadele, süresiz eylemlerle devam ediyor.

Diasporadaki Tamilliler de ulusal-demokratik talepleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. 

Tamil halkının yoğun yaşadığı Londra'da düzenlenen anma etkinliğine davet edildiğimizde içimizde merak ve heyecanın iç içe geçtiği bir duygu belirdi. Etkinlik salonunun önünde Phoenix örgütünden yoldaşımızın sıcak karşılamasının ardından içeri girdiğimizde, anmanın hepimizin beklentilerini fazlasıyla aştığını gördük.

Salonun girişinde dev Tamil ulusal bayraklarının altından geçerek içeri girdik. Tüm salonda Tamil ulusal flamaları ve Tamil Kaplanlarının ölümsüz lideri Velupillai Prabhakaran'ın fotoğrafları yer alıyordu. 

Saygı duruşu ve anma ateşinin yakılmasının ardından ölümsüzlerin aileleri, fotoğrafların sergilendiği bölüme geçerek mumlarını yaktı ve çiçeklerini bıraktı. Bize eşlik eden Tamilli yoldaşın ablası da 18 yaşında silahlı mücadelede ölümsüzleşmişti.

YİRMİ BİN TAMİLLİNİN KATILDIĞI ANMADA ÖLÜMSÜZLER ANILDI 
Ailelerden sonra tüm katılımcılar çiçeklerini bırakmak için sıraya girdiler. Gün içinde gidip gelenlerle birlikte yirmi bin Tamillinin katıldığı bu anmada insanlar, ölümsüzlerin fotoğraflarının önüne bir çiçek bırakabilmek için saatlerce bekleyebiliyorlardı. 

Bu sırada sahnede Tamil ulusal ezgileri ve marşları söyleniyor, zengin bir kültürel program sunuluyordu. 

Tamil ulusal sembolü olan Ateş Lalesi (Karthigaipoo) dalları, girişte her katılımcıya verildi. Bu çiçeğin hem Tamil ulusal renklerine sahip olması hem de kasım ayında açması özel bir anlam taşıyor. Bize eşlik eden yoldaş, çiçeğin zehirli maddeler içerdiğini ve Tamil direnişçilerinin bu maddeyi konsantre ya da pudra formunda yanlarında taşıdıklarını; esir düşmemek için son anda içtiklerini anlattı. 

Dinlediğimiz her hikaye, izlediğimiz her görüntü, dünyadaki ezilen halkların ortak acılarını hatırlattığı kadar direnişin ve yaratılan değerlerin ortaklığını da gözler önüne seriyordu. 

Ulusal direniş 2009'da yenilmiş olsa da binlerce kişi hala değerlerine sahip çıkıyor. Direnişin ve ölümsüzlerin yarattığı değerler Tamil halkının belleğinde canlılığını koruyor. 

Gençlerin yoğun katılımı dikkat çekiciydi. Her ailenin bir bedel ödediği bu mücadelede, anayurtlarından uzakta büyümüş olsalar bile gençlerin değerlerine bağlılıkları belirgindi. Bütün kuşakların yüreği aynı ritimde atıyordu. 

Kasım ayında Tamil ulusal direnişinin şehitlerini anmak, binlerce Tamilliyle birlikte direnişi ve dünya ezilenlerinin devrimci, demokratik ve sosyalist birikimini paylaşmak, kuşkusuz biz Türkiye ve Kürdistanlı komünistler için de son derece anlamlı ve etkileyiciydi. 

Biz de Tamilli yoldaşlara İvana Hofmann'ın yaşamı ve mücadelesini içeren kitabı vererek kasım ayı vesilesiyle Londra'da düzenlenecek anma etkinliğine davet ettik. 

Ve bir kez daha gördük ki, bir hareket askeri ya da siyasi olarak yenilgiye uğratılabilir; fakat geleneklerine ve değerlerine bağlılık yok edilemezse, fikirler mutlaka halkıyla buluşur.