"Küba yalnız değil!" – Nuestra America Konvoyu Küba'ya ulaştı
"Nuestra Amerika Konvoyu", Küba'nın içinde bulunduğu acil durumu açıkça gösteriyor. Küba'nın son yıllarda gerçekten sosyalizm yönünde adımlar atıp atmadığı şu anda tartışılacak konu değil. Günümüzün görevleri, dünyanın tüm ilerici insanları için açık olmalıdır: Nerede saldırırsa saldırsın ABD emperyalizmine karşı koymak ve halklar arasında dayanışmayı örgütlemek.
"Küba sıradaki!"
Cuma akşamı ABD Başkanı Donald Trump, Mart ayının ortasında Küba'yı "özgürleştirmenin" kendisi için bir "onur meselesi" olduğunu açıkladıktan sonra, Küba'ya yönelik tehditlerini sertleştirdi. Aynı dönemde, geçen haftanın başında "Nuestra Amerika Konvoyu" Havana limanına bir filoyla demir attı. Bu konvoy yalnızca Küba'ya yaşamsal yardımlar getirmekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki haftalarda Küba'dan Gazze'ye kadar sürecek olan pratik uluslararası dayanışmanın başlangıcını temsil ediyor.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırılmasından bu yana, Venezuela'dan Küba'ya yapılan petrol sevkiyatı durduruldu ve Meksika da ABD'nin baskısı sonucu Küba'ya yönelik teslimatları kesti. Petrolün %80'ini ithal eden bir ülke için bu tam kapsamlı petrol ablukası; ambulansların hastaları taşıyamaması, yoğun bakımdaki bebeklerin elle solunum cihazına bağlanması ve sık sık meydana gelen elektrik kesintilerinin ülkeyi felç etmesi anlamına geliyor. Ancak Küba direnmeye devam ediyor. Okullar açık, üniversite dersleri artık çevrimiçi yapılıyor ve elektrik yerine el fenerleri kullanılıyor. Bununla birlikte, binlerce Kübalı için durum hayati tehlike oluşturuyor, tepkiler artıyor ve ABD'ye karşı ilk tavizler verilmeye başlandı: Sürgündeki Kübalılara yeniden Küba'da yatırım yapma izni verildi ve tarım ile enerji sektörleri ABD yatırımlarına açıldı.
Bu abluka ortamında, salı günü "Nuestra Amerika Konvoyu"na ait iki tekne Küba'ya ulaştı ve "Yaşasın uluslararası dayanışma, yaşasın Fidel, yaşasın Küba devrimi, zafere kadar!" sloganlarıyla karşılandı. Konvoy, 30 farklı ülkeden aktivistlerle birlikte Meksika'dan Küba'ya doğru yola çıkmıştı. Gazze'ye giden Filo'nun Yürütme Komitesi üyesi ve Nuestra Amerika Konvoyu organizatörü Thiago Ávila, İngiliz medya platformu Novaro Media'ya şunları söyledi: "Bu filotilla, dünya halklarının Küba'yı asla yalnız bırakmayacağını ve ABD emperyalizminden korkmadığımızı gösteriyor. Büyük bankalar, askeri-endüstriyel kompleks veya Epstein tekeli tarafından yönetilmeyi asla kabul etmiyoruz. Asla! Dünya çapında adil davalar için seferber olacağız — tıpkı Küba'nın her zaman yaptığı gibi."
Nuestra Amerika Konvoyu, geçtiğimiz yıl Gazze'ye giden Filo etrafında şekillenen kitle hareketi için önemli bir dönüm noktasıydı. Her ne kadar aynı düzeyde kamuoyu ilgisi görmese de ve örneğin Instagram'da 6 bin takipçiyle, Gazze'ye giden Global Sumud Filotillası'nın 2,9 milyon takipçisinin gerisinde kalsa da bu konvoy filoların en ilerici örgütçülerini bir araya getirdi.
Aralarında ABD'li Amazon sendikacısı Chris Smalls, İtalya'dan USB (Unione Sindacale di Base) sendikası işçileri - geçen sonbaharda Sumud Filosu'yla dayanışma amacıyla liman işçileri grevini organize etmişlerdi- ve İrlandalı hip-hop üçlüsü Kneecap vardı. Dönüş yolunda hem Thiago Ávila Panama havaalanında hem de Chris Smalls Miami'ye girişte gözaltına alındı; ayrıca 20 aktivist İngilizce konuşan ajanlar tarafından dış dünyayla temassız şekilde birkaç saat sorgulandı. Şu ana dek ne ABD'li ne de Panamalı yetkililer bu kısa süreli gözaltı ve sorgulama hakkında herhangi bir açıklama yaptı.
"Nuestra Amerika Konvoyu", Küba'nın içinde bulunduğu acil durumu açıkça gösteriyor. Küba'nın son yıllarda gerçekten sosyalizm yönünde adımlar atıp atmadığı şu anda tartışılacak konu değil. Günümüzün görevleri, dünyanın tüm ilerici insanları için açık olmalıdır: Nerede saldırırsa saldırsın ABD emperyalizmine karşı koymak ve halklar arasında dayanışmayı örgütlemek.
Trump İran'a karşı savaş politikasını sürdürürken ve Küba'ya yönelik daha fazla önlem vaat ederken, 12 Nisan'da Gazze'ye doğru yola çıkacak yeni bir Global Sumud Filosu dalgası planlanıyor. Bu yeni Filo'nun, savaş zamanlarında Avrupa içinde de tansiyonu artıracağını beklemeliyiz. Sosyalistler, bu gerilimlerin ön saflarında yer almalı ve tıpkı önceki filolarda olduğu gibi, savaş ve soykırıma karşı direnişte uluslararası bileşeni oluşturmalıdır. 1 Mayıs, işçi sınıfının mücadele günü, aşağı yukarı Filo'nun Gazze'ye ulaşacağı dönem olacak — ve biz onu pratik ve proleter enternasyonalizmin bir simgesi haline getirdiğimiz sürece bu anlamı taşıyacak. "¡Cuba no está sola!" – Küba yalnız değil, Gazze yalnız değil! İşte bu günlerin çağrısı budur.