Dünyanın dört bir yanından Venezuela'ya dönük saldırılara tepki
Dünyanın dört bir yanındaki devrimci örgütler, ABD'nin Venezuela'ya dönük emperyalist saldırısına tepki gösterdi, Venezuela halkıyla dayanışmayı ve anti-emperyalist mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
Dünyanın dört bir yanındaki devrimci örgütler, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Venezuela'ya dönük emperyalist saldırısına ve devlet başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılmasına tepki gösterdi, Venezuela halkıyla dayanışmayı ve anti-emperyalist mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
ICOR: YANKEE'LER VENEZUELA'DAN ÇEKİLİN
Devrimci Parti ve Örgütlerin Enternasyonal Koordinasyonu (ICOR) Amerika tarafından yapılan açıklamada, Venezuela halkının Donald Trump hükümetinin acımasız terör saldırısının kurbanı olduğu belirtildi.
ICOR'un Venezuela halkıyla sınırsız dayanışma içinde olduğu vurgulanan açıklamada, ABD emperyalizminin Venezuela topraklarına yönelik askeri saldırısı şiddetle kınandı. Açıklama, şöyle devam etti: "Prensip ve hukuk gereği, halkların kendi kaderini tayin etme hakkını savunuyor ve müdahaleci güçlerin Venezuela'dan derhal çekilmesini talep ediyoruz. Aynı şekilde, henüz açıklama yapmamış olan uluslararası kuruluşların tutumunu reddediyor ve bu terörist eylemin boyutları göz önüne alındığında, derhal kınanması gerektiğini savunuyoruz. Amerika ve dünyadaki tüm devrimci örgütleri, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti ile dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz. Bu suç, sadece Venezuela ulusunu etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda Küba, Kolombiya, Nikaragua ve diğer ABD hegemonyasına karşı çıkan bölgedeki ülkelerin güvenliğini de tehlikeye atmaktadır. Yankee'lerin Venezuela ve Karayipler'den çekilmesini istiyoruz!"
URUGUAY DEVRİMCİ KOMÜNİST PARTİSİ: GÖREVİMİZ EN BÜYÜK DAYANIŞMAYI GELİŞTİRMEKTİR
Uruguay Devrimci Komünist Partisi tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin saldırılarının mevcut Venezuela hükümetini devirmeyi amaçladığı belirtildi. Açıklamada, "Bu eylemler, bir darbeyi desteklemek için gerçekleştirilecek ve bunun için Venezuela silahlı kuvvetlerinin bir kısmına ihtiyaç duyulacak, CIA ve diğer ABD yetkilileri yolsuzluk ve diğer araçlarla aktif olarak çalışıyorlar" denildi.
Tüm Karayip ülkeleri için durumun çok ciddi olduğu belirtilen açıklama, şöyle devam etti: "Hala dünyanın önde gelen ekonomik, siyasi ve askeri gücü olan, ancak hegemonyası gerileme sürecinde olan ve çok kutuplu bir dünyada Çin ile sert bir rekabet içinde bulunan ABD emperyalizminin bu yeni saldırganlığının gerçek amacı açıktır. Geçen Kasım ayında yayınladığı ulusal güvenlik stratejisi raporunda açıkça belirttiği gibi, Latin Amerika ve Karayipler'deki siyasi, ekonomik ve askeri kontrolünü mümkün olduğunca genişletmeyi ve Monroe Doktrini'ni tamamen yeniden uygulamayı amaçlamaktadır."
ABD'nin Venezuela'nın doğal kaynaklarına göz diktiği belirtilen açıklamada, "Bu durum karşısında, Venezuela hükümeti ve kahraman kardeş halk, Yankee'lerin müdahalesine ve faşist darbeye karşı askeri direniş için hazırlanıyor. Bizim görevimiz, işçi sınıfı ve kıtanın halkları olarak mümkün olan en büyük dayanışmayı geliştirmektir. Bu dayanışma, somut saldırılar karşısında genel grev de dahil olmak üzere halkın güçlü bir şekilde harekete geçirilmesi yoluyla, hemen eylemlerle ifade edilmelidir" ifadeleri kullanıldı.
PCML: TÜM DEVRİMCİLER VE İLERİCİLER SESİNİ YÜKSELTMELİ
Dominik Cumhuriyeti Marksist Leninist Komünist Parti (PCML) tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "Venezuela, ABD emperyalizminin katil ve işgalci birlikleri tarafından yeniden saldırıya uğradı. Pentagon'un siyasi yüzü olan Donald Trump'ın faşist hükümeti, Venezuela topraklarına yönelik suç niteliğindeki hava saldırısıyla eski tehdidini gerçeğe dönüştürdü. Marksist-Leninist Komünist Parti, Simón Bolívar ve Hugo Chávez Frías'ın vatanında gerçekleştirilen bu kaba askeri müdahaleyi kınarken, Dominik Cumhuriyeti, Latin Amerika ve dünyanın tüm devrimci ve ilerici güçlerini de bu konuda seslerini yükseltmeye çağırıyor. Bu müdahaleyle sadece Venezuela halkının bütünlüğü değil, tüm Amerika ve tüm dünyanın bütünlüğü tehlikeye atılmaktadır. Yankee Venezuela'dan defol! Yaşasın Bolivarcı Devrim! Yaşasın halkların kendi kaderini tayin hakkı!"
'VENEZUELA HALKIYLA TAM DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ'
Arjantin Devrimci Komünist Partisi tarafından yapılan açıklamada, "Trump yönetiminin, Venezuela halkına ve kardeş cumhuriyet Venezuela'ya yönelik acımasız emperyalist saldırısını en sert şekilde kınıyoruz" denildi. ABD'nin saldırılarının Venezuela'nın egemenliğini ihlal eden bir suç olduğu belirtilen açıklamada, Venezuela halkı ile tam dayanışma içinde olunduğu vurgulandı.
Açıklama, şöyle devam etti: "Hiçbir ülke, başka bir devletin iç işlerine bu şekilde müdahale etme hakkına sahip değildir. Venezuela halkı, kendi kaderini belirleme hakkına sahiptir. ABD'nin askeri müdahalesi, 'uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele' gibi temelsiz argümanların yanlışlığını bir kez daha kanıtlamaktadır. ABD emperyalizmi, Latin Amerika'da ve dünyada hegemonya kurmaya çalışan diğer emperyalist güçlerle mücadele ederken, Venezuela'nın stratejik kaynaklarını ele geçirmeyi amaçlamaktadır."
'MILEI'NİN SUÇ ORTAKLIĞINI KINIYORUZ'
"Bu, ABD emperyalizminin 'demokrasiyi savunma' bahanesiyle işgaller, darbeler ve kukla hükümetler kurarak, kaynakları yağmalayarak birçok ülkede savaş, sefalet ve şiddet tohumları ekmesinin bir başka örneğidir" denilen açıklamada, Arjantin'de de Milei hükümetinin ABD planlarına boyun eğdiği belirtilerek bu duruma tepki gösterildi.
Milei'nin suç ortaklığına işaret edilen açıklamada, "Saldırıların derhal sona erdirilmesini, ABD birliklerinin bölgeden çekilmesini, Nicolás Maduro'nun derhal serbest bırakılmasını ve Venezuela'ya iade edilmesini talep ediyoruz. Emperyalist saldırganlık karşısında, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesini kınamak, halkların kendi kaderini tayin hakkına saygı duymak ve Amerika'nın birliğini her türlü emperyalist saldırganlığa karşı korumak için ortak bir seferberlik çağrısı yapıyoruz" denildi.
YUNANİSTAN KOMÜNİST PARTİSİ (ML): EMPERYALİZME KARŞI KENDİ MÜCADELEMİZİ ÖRGÜTLEYELİM
Yunanistan Komünist Partisi (Marksist-Leninistler) tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırıyla teslimiyet dayattığı belirtildi. Açıklama, şöyle devam etti: "Amerikan müdahalesi, 'Monroe Doktrini'nin yani batı yarımkürenin ABD'nin feodal mülkiyeti olması gerektiği iddiasının acımasız bir uygulamasıdır ve rakip emperyalist güçler arasında yaşanan küresel rekabette, Ukrayna'daki savaşı zemin hazırlayan bir çatışmanın merkezine yerleşmektedir. ABD'nin silah zoruyla hırslarını dayatması, dünyadaki tüm halklara, giderek küresel bir mezbahaya dönüşen emperyalist rekabetten kimsenin güvende olmadığını göstermektedir. Akdeniz, Balkanlar, Ortadoğu ve kendi ülkemiz, bu kanlı rekabetin savaş alanlarıdır. Ülkemizdeki tüm hükümetlerin katillerin yanında yer alması, NATO üsleri, askeri teçhizat ve AB bütçeleri ile Yunanistan'ın savaşlara doğrudan katılımı, halkımızı da bu mezbahaya sürüklüyor. Bu nedenle, bu gelişme Yunan halkı için bir uyanma çağrısı ve savaş karşıtı, anti-emperyalist hareketlere katılım için bir katalizör olmalıdır."
Açıklamada, "Bir yanda ABD, NATO ve AB, diğer yanda Rusya ve Çin arasındaki rekabetin tırmanması, insanlığı Üçüncü Dünya Savaşı kabusuna her geçen gün daha da yaklaştırıyor. Bu kasvetli durumda, işçi sınıfı ve kitleler emperyalistler arasında seçim yapmak zorunda değildir. Kapitalizmin krizini aşmak ve insanlığı ölüme sürükleyen bu sisteme karşı, emperyalizme karşı kendi mücadelelerini örgütlemek ve geliştirmek zorundadır. Şimdi, hemen, ABD'nin Venezuela'daki saldırganlığını şiddetle kınamalıyız. Venezuela halkına karşı hazırlanan bu yeni suç karşısında dayanışmamızı ifade etmeliyiz. Kendi ülkelerini yönetme ve yabancı müdahaleye karşı ülkelerinin geleceğini seçme haklarını savunmalıyız" ifadeleri kullanıldı.
MLPD: VENEZUELA HALKIYLA SINIRSIZ DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ
Almanya Marksist Leninist Partisi (MLPD) tarafından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Trump'ın Venezuela'yı "ABD'nin kolonisi gibi" yönetmek istediği belirtildi. Venezuela'ya dönük saldırının şiddetle kınandığı açıklamada, Venezuela halkıyla dayanışma vurgusu yapıldı. ABD emperyalizminin dünyadaki en büyük savaş kışkırtıcısı olduğu ifade edilen açıklamada, Trump'ın İran, Grönland ve Kolombiya'ya dönük yeni tehditlerine dikkat çekildi.
Açıklamada, "Trump'ın öne sürdüğü 'uyuşturucu ile mücadele' bahanesiyle yapılan bu saldırıların hiçbir ilgisi yoktur. ABD, küresel uyuşturucu ticaretinin merkezidir ve Venezuela, Kuzey Amerika ve Avrupa'ya fentanil gibi uyuşturucuların ihracında büyük bir rol oynamamaktadır" denildi.
Açıklama, şöyle devam etti: "Şu ana kadar Almanya hükümetinden, bu uluslararası hukuka aykırı saldırıyı kınayan bir açıklama gelmedi. Almanya hükümeti, Trump'ın uluslararası faşizmin başı olarak nitelendirilen pozisyonu konusunda herhangi bir engellemeye gitmemiştir. Bu, Trump'ın politikalarına karşı herhangi bir eleştiriden uzak, tamamen boyun eğmiş bir tutumdur. MLPD, Maduro rejimine bürokratik-revizyonist eleştirilerde bulunmaktadır, ancak burada bahsedilen mesele, Venezuela halkının kendi kaderini tayin etme hakkıdır. MLPD, Venezuela halkı ve anti-emperyalist mücadelesiyle sınırsız dayanışma göstermektedir."