Dünya halkları Halep için sokaklara döküldü
Dünya halkları cihatçı HTŞ çetelerinin Halep'e yönelik saldırılarına karşı sokaklara döküldü. Saldırıların derhal durması istenen yürüyüş ve açıklamalarda dünya kamuoyunun sessizliğine tepki gösterildi. Eylemlerde, Halep'te işlenen insanlık ve savaş suçlarına dikkat çekilirken seferberlik çağrısı yapıldı.
Suriye Geçiş Hükümeti'ne bağlı Türk devleti destekler çetelerin saldırısına halklardan tepki yükseldi. Güney Kürdistan'dan Rojava'ya, İsveç'ten Belçika'ya halklar sokağa çıktı, cihatçı HTŞ çetelerinin Halep'e yönelik saldırılarının derhal sona ermesini istedi.
GÜNEY KÜRDİSTAN
Güney Kürdistan'ın Şengal, Süleymaniye ve Duhok başta olmak üzere çok sayıda kentlerinde eylemler gerçekleşti. Şengal'deki Arap ve Êzidî halkı, Êzidî Kadınlar Özgürlük Hareketi (TAJE) ve Şengal Demokratik Özerk Meclisi (MXDŞ) öncülüğünde, Türk devleti tarafından destelenen ve uluslararası güçler tarafından onaylanan HTŞ çetelerinin saldırılarına karşı kitlesel bir yürüyüş düzenledi. Şengal'ın dört bir yanında yürüyüşe katılanlar, Halk Belediyesi önünden Mam Zekî Kavşağına kadar yürüdü. Kalabalık, Halep'in Kürt mahallelerini destekleyen sloganlar attı.

'BU ORGANİZE BİR PLANDIR'
Yürüyüşün adından TAJê ve MXDŞ adına bir açıklama yapıldı. İlk olarak MXDŞ Eşbaşkanı Nayîf Şemo,Kürt mahallelerine yönelik saldırılarla ilgili olarak şunları söyledi: "Son birkaç gündür bu iki mahallede yaşananlar sadece askeri operasyonlar değil. Bu, Kürtlerin ve Êzidîlerin varlığına karşı organize edilmiş bir plan. Bu plan, oradaki insanların iradesini kırmaya ve demografiyi zorla değiştirmeye çalışıyor. Orada yapılanlar, uluslararası ve insani hukukun açık bir ihlalidir. Ayrıca ortak yaşam değerlerine de aykırıdır."
'ÖNCEKİ FELAKETLERİ TEKRARLAMAK İSTİYORLAR'
Nayîf Şemo, Halep'te Kürtlerin ve Êzidîlerin hedef alındığını belirterek şöyle devam etti: "Halep'e yapılan saldırılar, Şengal'deki Êzidîlere yapılan saldırıları hatırlatıyor. Katliam, yerinden edilme ve soykırım var. Bu, bazı suçların asıl bileşenleri ortadan kaldırmayı ve geçmişteki felaketleri tekrarlamayı amaçladığını gösteriyor. Şengal halkı olarak, uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletleri ve insan hakları örgütlerini bu saldırıları durdurmak için hızla harekete geçmeye çağırıyoruz."
'DİRENİŞİ SELAMLIYORUZ'
TAJÊ Sözcüsü Riham Hico da Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê güvenlik güçleri ve halkının direnişini selamlayarak, "Şengal'den şu anda direniş gösteren halkımızın ve savaşçılarımızın direnişini selamlıyoruz. Bu, varoluş ve yok oluş savaşıdır. Eşrefiyê'de şu anda yürütülen savaş, önceden hazırlanmış bir planın ürünüdür. Bu savaş başka yerlere, hatta Şengal'e bile yayılabilir. Bu nedenle, Şengal halkı olarak bu mahalleler için ayağa kalkmalıyız. Arîn ve Avesta'nın direniş ruhuyla, o 5 yoldaş, fedai ruhlarıyla direnişi ve teslimiyeti kabul etmediler. Bu mahalleler için ayağa kalkmak, insanlık için ayağa kalkmaktır. Şêxmaqsûd ve Çeşfrefiyê'yi selamlıyoruz. Diyoruz ki, Şengal, Rojava, Eşerfiyê ve Şêxmeqsûd birlik içindedir" diye konuştu.
'KÜRTLERİN SOYKIRIMINI VE DEMOGRAFİK DEĞİŞİMİ ÖNLEMEYE ÇAĞIRIYORUZ'
Süleymaniye'de KNK, Kürt Kadınlar Birliği Platformu, Dêrîn Peşmerge Temsilciliği ve Rojavayê Kürdistan Dayanışma Cephesi öncülüğünde, büyük bir yürüyüş düzenlendi. Destek yürüyüşünde, Rojavayê Kürdistan Dayanışma Cephesi adına konuşan Doxor Cefer Elî, "Onların amacı Rojavayê Kürdistan'ın özerk yönetimini yok etmektir. Amaçları barış ve birlikte yaşamı yok etmektir. Halep'teki Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'ye desteğimizi ifade ediyoruz. Uluslararası toplumu ve insan hakları örgütlerini Suriye'deki duruma acilen müdahale etmeye ve Kürtlerin soykırımını ve demografik değişimi önlemeye çağırıyoruz" dedi.

KNK adına konuşan Şêrko Heme Emîn ise, "Suriye geçiş hükümeti, QSD ile imzalanan anlaşmayı ihlal etmiştir. Kürtler hiçbir zaman kimseye boyun eğmemiştir. Kürtlere karşı yürütülen savaş, siyasi çıkarların savaşıdır. Şam hükümeti ve Savunma Bakanlığı, barış ve birlikte yaşama çağrılarına kulak vermelidir. Halep'in, bölgedeki devletlerin siyasi çıkarları için bir savaş alanı haline gelmesine izin verilmemelidir" diye konuştu.
Rojavayê Kürdistan Dayanışma Cephesi adına konuşan Osman Sêderî, "Ehmed Şara hükümetinin hükümetinin sivillere yönelik saldırılarını kınıyoruz. Kadınlar ve çocuklar ayrım gözetmeksizin saldırıya uğruyor. Bu saldırıların derhal durdurulmasını talep ediyoruz" çağrısında bulundu.
Duhok'ta onlarca kişi Newroz Parkından, kent merkezine yürüdü. Eylem boyunca "Yaşasın QSD Direnişi" sloganları atılırken, Rojava halkıyla dayanışma vurgusu yapıldı. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde bulunan halk ve savunma güçlerine desteklerini ifade eden halk saldırıların bir an önce durdurulması çağrısında bulundu.
'HALKIN DİRENİŞİNİ DESTEKLİYORUZ'
Germiyan bölgesindeki Rizgarî ilçesinde bulunan Dayîk Parkında bir araya gelen halk, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê İç Güvenlik Güçleri ile halkın direnişine ortak bir açıklamayla destek verdi. Siyasi parti ve grup temsilcileri ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, aktivistler, öğretmenler ve Enfal mağdurları açıklamada hazır bulundu. Lawan Ehmed tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ahmet Şara'ya bağlı çeteler, günlerdir Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerindeki halkımıza ağır silahlarla saldırıyor. Çeteler Kürt mahallelerini işgal etmek istiyor. Rizgarî halkı olarak, İç Güvenlik Güçleri ile Kürt mahallelerinde yaşayan halkın direnişini destekliyoruz. Ahmet Şara'ya bağlı çetelerin tüm vahşi saldırılarını kınıyoruz. Güney Kürdistan halkı başta olmak üzere tüm Kürt halkına, saldırılar karşısında sessiz kalmama çağrısında bulunuyoruz. Uluslararası kuruluşları, Birleşmiş Milletler'i ve tüm vicdan sahiplerini, halkımıza yönelik saldırılara ses çıkarmaya çağırıyoruz."

ROJAVA
Efrîn ve Şehba'dan Qamişlo kentine göç eden halklar Mihemed Şêxo Kültür ve Sanat Merkezi önünde bir araya geldi. Aralarında kadınlar, gençler ve çocukların da bulunduğu kalabalık, buradaki buluşmanın ardından Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Efrîn halkı birdir", "Golani ile DAİŞ aynıdır", "Biji Berxwedana Şêxmeqsûd û Eşrefiyê" ve "Şehit namirin" sloganları atıldı. Halk, BM binası önüne ulaştıklarında da sloganlarını sürdürerek Şêxmeqsûd Mahallesine yönelik saldırılara karşı tepkilerini dile getirdi. Efrînli göçmenlerden Şirin Hesen, BM binası önünde yaptığı konuşmada, BM kurumlarının kapılarına dayanmalarına rağmen kapıların kendilerine kapalı olduğunu belirterek, halkın taleplerinin görmezden gelindiğini ve uluslararası güçlerin halkın acılarına karşı duyarsızlığının bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Şirin Hesen, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'de yaşayan halkın yıllardır onurlu bir yaşam sürmek için direndiğini vurgulayarak, "DAİŞ'i yenen Kürt halkı, bugün çok daha tehlikeli bir dönemden geçiyor" dedi.
.jpg&cache=31536000)
'TOPRAK, ONA SAHİP ÇIKAN VE DİRENENİNDİR'
Cizîrê Kantonu Şeyh ve Kanaat Önderleri Meclisi, Kanton İç Güvenlik Güçleri İlişkiler Bürosu üyelerinin de katılımıyla, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılara ilişkin basın açıklaması yaptı. Hesekê kentinde gerçekleştirilen açıklamaya, kantondaki Kürt ve Arap aşiretlerinin ileri gelenleri de katıldı. Açıklama metni, meclis adına Fehed Şêxanî tarafından okundu. Şêxanî, "Herkese sesleniyoruz: Hiç kimse zor kullanarak halkı evlerinden çıkaramaz ya da onlara demografik değişim dayatamaz. Toprak, ona sahip çıkan ve direnenindir. Halkımıza çağrımız; düşmanın yürüttüğü özel savaşlara ve provokasyonlara gelmemeleridir. Şêxmeqsûd'da kök salmış direniş kültürü, yıkım planlarını boşa çıkaracaktır. Direniş cephelerindeki savaşçıları selamlıyor, başarının özgür iradeye sahip halkın payı olacağını ifade ediyoruz" dedi.
.jpg&cache=31536000)
'SALDIRILARA KARŞI NET BİR TUTUM ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ'
Duhok vilayetindeki meslek yüksekokulu personeli ve öğrencileri tarafından yapılan basın açıklamasında Şêxmaqsud'a yönelik saldırılar kınandı, Şêxmaqsud ve Eşrefiye mahallelerinde süren direnişe destek ifade edildi. Açıklamada, uluslararası toplumun saldırılar karşısında sessiz kalmaması gerektiği vurgulanarak, "Güney Kürdistan'daki siyasi güçleri birleşmeye ve bu saldırılara karşı net bir tutum almaya çağırıyoruz" denildi.

SEFERBER OLMA ÇAĞRISI
Amûdê, Hesekê ve Dêrazor kentlerinde aktivistler, Sağlık Kurulu ve Suriye Demokratik Gençlik Meclisi, açıklama yaptı. Eylemciler, sivilleri koruma ve barışı sağlama görevini yerine getiren İç Güvenlik Güçleri'ni desteklemenin, tüm Suriye halkının haklarını korumak anlamına geldiğini belirtti. Ayrıca, Halep'in Şêxmeqsûd Mahallesi'ndeki Şehit Xalid Fecir Hastanesi ve diğer sağlık merkezlerinin bombalanmasını kınandı. Eylemlerde, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halklarının desteklenmesi, halkın onuru ve sivillerin korunması için herkese seferber olma çağrısı yapıldı.
.jpg&cache=31536000)
Ayrıca Tirbespiyê, Kobanê, Şedadê, Çilaxa ve Til Birak kentlerinde de yürüyüş ve açıklamalar yapıldı. Şêxmaqsud'daki direnişi selamlayan sloganlar atıldı. Konuşmalarda, direniş sırasında şehit düşenler ile Paris katliamının şehitleri anıldı ve mücadelenin daha da büyütüleceği vurgulandı.
İSVEÇ
İsveç'te Gävle-Borlänge Halk Meclisi, Sandviken şehrinde Halep'teki saldırıları protesto etti. Gävle-Borlänge Halk Meclisi Eşbaşkanı Jîn Haco, Halep'te yaşanan saldırıların yalnızca bölgedeki Kürtleri değil, Kürdistan'ın dört parçasını hedef aldığını belirtti. Saldırıların arkasında Türk devletinin bulunduğunu ifade eden Haco, Doğu Kürdistan'daki isyana dikkat çekti ve "Rojhilat'taki halkımızı yürekten selamlıyorum" dedi.

NCDK-İsveç Eşbaşkanı Battal Batti, saldırılarda Türkiye'nin rolüne dikkat çekerek, "Kürtler bir olmalı" dedi ve Bafıl Talabani'nin tavrını ve Mesut Barzani'nin çabalarını değerli bulduklarını ifade etti. Şehit Aileleri Birliği Eşbaşkanı Vecdin Batte, "din kardeşiyiz" diyenlerin Kürtleri katlettiğini belirterek, "Ama biz mahallelerimizden çıkmayacağız. Bunu en başta bize saldıranların bilmesi gerekir" diye konuştu.
Sandviken Komünü Eşbaşkanı Brûsk Rojava'da "Halep'e Kobanê ruhuyla sahip çıkmalıyız, oradaki savaşçılar Kobanê ruhuyla direniyor, biz de aynı ruhla Avrupa'da onlara sahip çıkalım" ifadelerini kullandı.
BELÇİKA
Brüksel'de Nav-Bel'in çağrısıyla yapılan eylemde, ABD ve Avrupa Birliği'nin bu saldırılara sessiz kalması eleştirilirken, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Şam ziyaretinde rejime 700 milyon euroluk yardım vaadinde bulunması sert tepkiyle karşılandı. Aynı dönemde yüz binlerce yeni mültecinin ortaya çıkmasının, AB'nin izlediği politikanın iflası olarak değerlendirildi.
.jpg&cache=31536000)
Belçika'daki Kürt toplumu, uluslararası kamuoyuna ve Avrupa ülkelerine acil müdahale çağrısında bulunarak, Kürtlerin korunmasını talep etti. Açıklamada, Kürtlerin temel haklarının tanınmasının, bölgede yaşanan yeni katliamların önüne geçmenin tek yolu olduğu vurgulandı.