15 Ocak 2026 Perşembe

Berlin'de Venezuela üzerine panel

Almanya'nın başkenti Berlin'de, ICOR partilerinin Venezuela'ya dair gerçekleştirdiği panelde "Venezuela'ya saldıran el, İsrail'i silahlandıran elin aynısıdır" denildi.

Almanya'nın başkenti Berlin'de Devrimci Parti ve Örgütlerin Enternasyonal Koordinasyonu (ICOR) bileşenleri, Venezuela'ya yönelik emperyalist saldırganlığa dair panel gerçekleştirdi. Dominik Cumhuriyeti'nden ICOR Amerika Koordinatörü Jovino Núñez, Birleşik Filistin Ulusal Komitesi'nden İbrahim İbrahim, Tunus'tan ICOR Koordinatör Yardımcısı Hatem Laouini, ICOR Avrupa Koordinatörü Jeroen Toussaint ve MLPD Berlin-Brandenburg Eyalet Başkanı Christa Wolfer konuşmacı olarak panele katıldı.

Jovino Núñez, ABD'nin tarih boyunca Güney Amerika'yı kendi arka bahçesi olarak gördüğünü vurgulayarak, 1990'ların sonundan itibaren Hugo Chávez liderliğindeki ilerici hükümetin ABD açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve Küba Devrimi sonrası Küba'ya uygulananların aynısını Venezuela halkına da uyguladığını ifade etti. Trump'ın yeniden seçilmesiyle birlikte Venezuela'ya yönelik politikanın daha saldırgan bir hal aldığını, seçilmiş devlet başkanı Nicolás Maduro ve eşinin kaçırılmasına kadar uzanan tehditlerin yaşandığını söyledi. ABD'nin kendisine boyun eğmeyen her ülkeyi tehdit ettiğini, bunun aynı zamanda emperyalizm karşıtı halklarla dayanışmayı artırdığını ve sosyalist bir devrimin gerekliliği bilincini güçlendirdiğini vurguladı.

FİLİSTİN VE VENEZUELA
İbrahim İbrahim, Venezuela'nın bağımsız bir yol seçtiği ve Amerikan hegemonyasına karşı çıktığı için cezalandırıldığını, bunun Filistin'le doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. İbrahim, Venezuela'ya saldıran elin İsrail'i silahlandıran elin aynısı, bir devlet başkanının kaçırılmasını meşrulaştıran mantığın Gazze'deki soykırımı örtbas eden mantıkla aynı ve Venezuela'nın petrolünü kontrol etmek isteyen proje ile Filistin topraklarını gasp eden projenin aynı olduğunu belirtti. Filistin için konuşmanın aynı zamanda Venezuela için de konuşmak anlamına geldiğini, Venezuela'yı savunmanın tüm özgür insanların geleceğini savunmak olduğunu ifade etti.

EMPERYALİZME KARŞI DEVRİM
Christa Wolfer, Berlin ve Brandenburg'daki işçilerin emperyalizmi doğrudan deneyimlediğini anlattı; Tesla'daki faşizan yönetim yöntemleri, Daimler fabrikaları ve Siemens'in Rheinmetall ile birlikte F-35 savaş uçağı parçaları üretmesi örnek olarak gösterildi. Wolfer; uluslararası, antifaşist ve antiemperyalist bir birlik cephesi içinde örgütlenmenin önemini vurguladı ve emperyalist politikaya karşı ancak devrim yoluyla başarı elde edilebileceğini belirtti.

'ABD KRİZİNİN YANSIMASI'
Hatem Laouini, Venezuela'ya yönelik saldırganlığın ABD'nin ekonomik ve siyasal krizinin bir yansıması olduğunu söyledi. ABD çıkarlarını korumak adına her yolun meşru görüldüğünü, bunun Güney Amerika'da yeni bir durum olmadığını, 1950'lerden beri benzer örneklerin bulunduğunu ve 2002'de Venezuela'da ABD tarafından planlanan darbenin halk tarafından engellendiğini anlattı. Tunus'taki Latifah Tamallah Kadın Komitesi'nin, Cilia Flores'e uygulanan şiddeti kınadığı aktardı.

Jeroen Toussaint, Hollanda'da düzenlenen protestoları anlatırken, birçok insanın ABD'nin tutumuna öfkeli olduğunu aktardı. Toussaint, Hollanda hükümetinin de sorumluluğu bulunduğunu, Venezuela gemilerine yönelik saldırıların Karayipler'deki Hollanda sömürgelerindeki ABD üslerinden yürütüldüğünü söyledi. AB emperyalizmine bel bağlamanın yanlış olduğunu vurguladı ve emperyalizme karşı mücadelenin amacının emekçi kitlelerin kurtuluşu olduğunu belirtti.