29 Ekim 2020 Perşembe

Ankara'da sağlık meslek örgütleri: Salgınla mücadele geniş katılımla yürütülmeli

Ankara'da sağlık meslek örgütleri, Ankara Eczacı Odası'nda bir araya gelerek koronavirüs sürecine ilişkin toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, salgınla başa çıkmak için sürecin şeffaf, güvenilir, bilimsel ve toplumsal mutabakatı sağlayan geniş bir katılımla yönetilmesi gerektiğini belirtti.

Ankara Tabip Odası, Ankara Eczacı Odası, Ankara Dişhekimleri Odası ve Ankara Veteriner Hekimleri Odası'nın aralarında bulunduğu sağlık meslek örgütleri, Ankara Eczacı Odası'nda bir araya gelerek koronavirüs sürecine ilişkin toplantı düzenledi.

Sağlık meslek örgütleri adına konuşan Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, "Müdahale edilmediği takdirde büyük bir krizin bizi beklediği anlaşılmaktadır. Bu endişe verici durumun oluşmasındaki en büyük etken, süreç yönetimine ilgili tüm bileşenlerin dâhil edilmemesidir. Sağlık sistemini ayakta tutmak için atılması gereken ilk adım, birinci basamak sağlık hizmeti sunucularını etkin kılarak hastanelerin yükünün azaltıldığı yeni bir önlem planı oluşturup uygulamaya koymak, böylelikle salgının kontrolden çıkmasını engellemek olmalıdır" dedi.

SAĞLIK MESLEK ÖRGÜTLERİNE YER VERİLMİYOR
Salgınla başa çıkmak için sürecin şeffaf, güvenilir, bilimsel ve toplumsal mutabakatı sağlayan geniş bir katılımla yönetilmesi gerektiğini belirten Taner Ercanlı, şunları dile getirdi:
"Bu noktada karşımıza çıkan ilk eksiklik, Bilim Kurulu ile İl Pandemi Kurullarında sağlık meslek örgütlerinin görevlendirdiği kişilere yer verilmemesidir. Salgın yönetiminde sağlık meslek örgütlerinin temsili derhal sağlanmalıdır. Kuşkusuz, sağlık alanında köklü bir tarihe ve birikime sahip olan bu kurumların varlığı, söz konusu Kurulların etkinliğini arttıracak, salgınla mücadeleye olumlu anlamda bir ivme kazandıracaktır."

Ercanlı, mücadelenin kahramanları olan sağlık emekçilerinde maddi ve manevi anlamda ciddi bir tükenmişlik hali görüldüğünü ifade ederek, "Hayatları pahasına çalışan sağlık emekçilerinin çalışma koşulları ve özlük hakları en kısa sürede iyileştirilmelidir" dedi.

MESLEK HASTALIĞI OLARAK KABUL EDİLMELİ
Koronavirüs salgınının sağlık emekçileri açısından güçlüklerinden biri ise sağlık emekçilerinde görülen azımsanmayacak seviyedeki hastalık tanısı ve ne yazık ki sayıları giderek artan ölüm olguları olduğunu kaydeden Ercanlı, bu durumun önüne geçmek için sağlık emekçilerinin korunmasına yönelik kişisel koruyucu malzeme temininin sağlanması gerektiğini ve düzenli bir şekilde test yapılmasını ve koronavirüs tanısının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Pandemi döneminde canla başla çalışan sağlık emekçilerinin meslek örgütlerinin hedef gösterilmesine de değinen Ercanlı, "Demokratik rejimlerin yapı taşlarından olan meslek örgütlerine yönelik nefret diline, Türk Tabipleri Birliği'nin de maruz kalmasına büyük bir şaşkınlıkla şahit olduk. Hekimler başta olmak üzere tüm sağlık emekçilerini rencide eden bu söylem ve tutumu asla kabul etmediğimizin altını çiziyor, içinde bulunduğumuz hassas dönemde biz sağlık emekçilerini yıpratacak her türlü eyleme karşı çıktığımızı belirtiyoruz. Tüm bunların yanında, sağlık emekçilerine karşı sürekli hale gelen şiddet eylemlerinin sona ermesi için ilgili kurumlara gerekli adımları atmaları çağrısında bulunuyoruz" diye konuştu.

KARAKOÇ: KAFAMIZI KUMA GÖMMEYECEĞİZ
Pandemide yaşamını yitirenleri anarak söze başlayan Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Karakoç ise sahada Bakanlığın açıkladığından farklı bir gerçeklik olduğunu bu gerçeği de toplum sağlığını ve sağlık çalışanlarının sağlığını korumak adına paylaştıklarını kaydetti. TTB'yi hedef gösteren açıklamanın demokratik bir ülkede yapılabilecek bir açıklama olmadığını söyleyen Dr. Karakoç, "Alanda çalışıyoruz, mücadele ediyoruz, mesleki yükümlülüğümüz ve etik ilkelerimiz bunu gerektiriyor. Bunu yapacağız, yapmaya devam edeceğiz ama biz kafamızı hiçbir zaman kuma gömmeyeceğiz. Alanda tespit ettiğimiz halkın sağlığını riske eden her şeyi söyleyeceğiz, kamuoyuna duyuracağız" diye belirtti.

Toplum üzerinde yalancı bir güven duygusu yaratıldığını belirten Dr. Karakoç, Ankara'daki hastaların yüzde 60'ının üretim alanında çalışan işçiler, emekçiler ile kamuda çalışan emekçilerden oluştuğu  bilgisini verdi. Dr. Karakoç, Covid-19 tanısı alan hastaların işimi kaybederim korkusuyla 14 günlük rapor almak istemediklerini anlattı.

Dr. Karakoç, işçi, emekçi ve kamuda çalışanların hiçbir şekilde ekonomik kayba uğramayacak şekilde, kamuda çalışanların ücretlerinin kamu tarafından, özelde çalışanların ücretlerinin işveren tarafından ya da işverenin bunu yapamaması halinde sosyal devlet anlayışı gereğince devlet tarafından karşılanması planlanarak  salgın kontrolünün sağlanması için zorunlu olmayan mal ve hizmet üretiminin bir süre durdurulması gerektiğini söyledi. Dr. Karakoç tüm bunlar yapılmadan, sadece bireylerin sorumluluğuna bırakılarak salgında başarılı olunamayacağını kaydetti.

Sağlık alanında yaşanan şiddetin toplumsal şiddetten ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirten Dr. Karakoç, sağlık alanında yaşanan şiddet gibi iş cinayetleri, kadın cinayetleri ve çocuk istismarının artmasının en büyük sebebinin cezasızlık kültürünün yaygınlaşması olduğunu aktardı. Ankara Keçiören'de yaşanan şiddet olayını da değerlendiren Dr. Karakoç, bu olayla ilgili Ankara Valisinin açıklamasını talihsiz bir açıklama olarak değerlendirerek "bu olay  'hasta yakınları ile sağlık çalışanları arasındaki tartışma' değil bir linç girişimidir" dedi.

ÖZSOY: GERÇEK RAKAMLAR AÇIKLANMALI
Dişhekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Özsoy da pandemi sürecinde kronik rahatsızlıkların tedavisiyle beraber ağız-diş sağlığı hizmetlerinin durma noktasına gelmesinin Sağlık Bakanlığı ve yetkililerin bu sürece hazırlıklı olmadığının göstergesi olduğunu aktardı. Yaşamın normal seyrinde sürmesi ile pandemi mücadelesinin mümkün olmadığını belirten Özsoy, gerçek rakamların açıklanarak toplumun bilgilendirilmesinin salgın yönetimi için önemli olduğunu kaydetti.

Ankara Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Hüseyin Tanrıverdi mesleki deneyimlerinden hareketle verdiği örnekte veteriner hekimlerin bir salgının önünü alabilmek ve insanlara bulaşmasını engellemek için karantina uygulamalarını kesin ve aralıksız yaptıklarını anlattı. Covid-19 sebebiyle Türkiye'de karantina uygulaması yapıldığından söz edilemeyeceğini belirten Tanrıverdi salgın yönetiminin bu haliyle devam etmesi halinde sonuçların daha da ağırlaşacağını söyledi.