9 Ocak 2026 Cuma

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, mezarları başında anıldı

Fransa'nın başkenti Paris'te 9 Ocak 2013'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, mezarları başında anıldı. Anmalarda, 3 Kürt kadınının mücadele mirasına sahip çıkma sözü yinelendi.

Fransa'nın başkenti Paris'te 9 Ocak 2013'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, mezarları başında anıldı.

DERSİM
PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara), katliamın 13'üncü yıldönümü dolayısıyla Dersim'deki mezarı başında anıldı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) öncülüğünde gerçekleştirilen anmaya, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ve çok sayıda kişi katıldı.

Kentteki Merkez Cemevi'nde bir araya gelen kitle, mezarlığa yürüdü. Sakine Cansız'ın "İnsanlık tarihi kadın ile başlar insanlık kadına yapılanlarla kaybeder" sözünün yer aldığı pankartı açan kitle, katledilen kadınların fotoğraflarının yer aldığı dövizler taşıdı. Yürüyüş boyunca, sık sık "Jin, jiyan, azadî", "Sara, Rojbin, Ronahi" ve "Şehid namirin" sloganları atıldı. Asri Mezarlığında son bulan yürüyüşün ardından saygı duruşunda bulunuldu ve çerağlar yakıldı.

'ONLARIN MÜCADELESİNİ YÜRÜTECEĞİZ'
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, "Tüm dünyaya  'Jin, jiyan, azadî' felsefesini bıraktılar. Onların bu mücadelesini yürüteceğiz. Demokratik toplumu inşa etmeye devam edeceğiz. Onlar yolumuzun çerağı oldular. Bu çerağ yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. 

UÇAR: BİNLERCE İNSANI BU MÜCADELENİN PAYDAŞI YAPTI 
Sakine Cansız'ı anmak için burada olduklarını belirten DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Hem erkek egemenliğine karşı hem ulus devlete karşı hem kadınlara reva görülen kölelik karşısında çok büyük mücadele gerçekleştirdi. İçinde bulunduğu koşullarda bir Kürt, bir Alevi kadın olarak zorluklara rağmen gece gündüz demedi, bunu kendisine bir rehber edindi. Kürt sorununun çözümünü, onurlu barışı, birlikte yaşam iradesini nereye gittiyse yanında götürdü. Bu mesele ve çözümünün yanında binlerce insanla temas etti. Binlerce insanın gönlünü kazandı, binlerce insanı bu mücadelenin paydaşı haline getirdi. O yüzden bu katliam sıradan bir katliam değil" dedi.

'ONU ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ MÜCADELEMİZLE YAŞATACAĞIZ'
Uçar, şöyle devam etti: "Sayın Öcalan 'Bu katliam ikinci Dêrsim katliamıdır' dedi. Katledilen arkadaşların ağırlığından, mücadeleye olan bağlılığından, elde ettiği kazanımlardan bunu söylüyor. Hepimiz bugün 7'den 70'e farklı kuşaklardan kadınlar, erkekler, gençler buradayız. Sahip çıkmamız gereken şey Dersim'de başlayıp dünyanın her yanında adını duyuran Sakine Cansız başta olmak üzere bütün kadınları özgürlük ve barış mücadelesiyle hatırlamak ve yaşatmaktır. Bugün tartıştığımız Barış ve Demokratik Toplum süreci başta Sakine Cansız olmak üzere diğer arkadaşların emeğinden azade değil. Onların ilmek ilmek ördüğü mücadele sonudur. Sözümüz olsun bu sürecin barışla, özgürlükle hayat bulması için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğimizi ifade etmek isterim. Sevgiyle, minnetle, saygıyla gösterdikleri yolda yürümeye devam edeceğiz."

Konuşmaların ardından lokma pay edildi. Anma, Sakine Cansız'ın mezarına karanfillerin bırakılmasıyla son budu.

MERSİN
Leyla Şaylemez, Mersin'de bulunan kabri başında anıldı. Anmaya, Adana ve Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklama öncesinde yapılan yürüyüşte, sık sık "Şehîd namirin", "Jin, jiyan, azadî" sloganı atıldı. Yürüyüş sonrası Leyla Şaylemez'in mezarı başına gelen kitle, Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

13 yıldır öfkelerinin hala diri olduğunu söyleyen Halide Türkoğlu, "Hafızamız var, mücadelemiz var ve bu öfke her geçen gün büyümeye devam edecek. Bizler hatırlamak zorundayız, çünkü hesap soruyoruz. Katliamı gerçekleştirenlerin sadece bir tetikçinin yakalanması üzerinden değil, bunu kimlerin, nasıl organizeli bir şekilde hayata geçirdiğini sorguluyoruz. Türkiye devleti ile Fransa devletinin sessiz bir işbirliği söz konusu oldu. Bu katliamı aydınlatmamak için devlet güvenliği adı altında dosyayı kapatmak için her seferinde uğraştılar. Bu cezasızlık politikasının kaynağının nereden geldiğini çok iyi biliyoruz. Kürdü inkar edenler, ona bu coğrafyada eşit yaşam hakkı tanımak istemeyenler, Kürt'ün hukukunu inkar edenlerin kendisi, bu katliamları gerçekleştirerek cezasız kalacaklarını bilerek aslında bu savaş politikasında ısrar ettiler" ifadelerini kullandı.

'YOLDAŞLARIMIZIN MİRASINI HEP BİRLİKTE BÜYÜTECEĞİZ'
Kürt kadınlarının katledilmesine karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yapan Türkoğlu, cezasızlık politikasının olduğu bir yerde onurlu bir barışın inşa edilemeyeceğini vurguladı. Tüm katliamlarla yüzleşilmesi gerektiğinin altını çizen Türkoğlu, "Bizler ne olursa olsun bunun mücadelesini yükseltmek zorundayız. Leyla Şaylemez'in geleceğe dair yürüttüğü mücadeleyi, geçmişten bugüne gençlik mücadelesini model almak zorundayız. Sara yoldaşın her zaman direndiği ve 'hep bir kavgaydı' dediği yaşamını model almak zorundayız. Fidan Doğan'ın diplomasi yaparken kadın özgürlük mücadelesini büyütmek için, Kürt halkının özgürlük, eşitlik ve barış mücadelesini büyütmek için yürüttüğü enternasyonel mücadeleyi bugün dünyada Kürt kadınları onun şahsında öğrendiler. Ve o model hepimize örnek olmak zorunda. Her bir yoldaşımızın bırakmış olduğu bu mirası hep birlikte büyüteceğiz" dedi.

MARAŞ
TJA, DEM Parti Kadın Meclisi ve DBP Kadın Meclisi, Fidan Doğan'ı Maraş'ın Elbistan ilçesinde bulunan mezarı başında andı. DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci ve Barış Anneleri'nin katıldığı anmada kadınlar mezarlığa "Jin, jiyan, azadi", "Şehid namirin" sloganlarıyla yürüdü. Ardından özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu.

"Bu katliam aslında Kürt kadınına Kürtlerin örgütlü mücadelesine, Kürtlerin tarihsel mücadelesine sıkılmış bir kurşundu" diyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, bu katliamla Kürt kadın mücadelesinin geriletilmek istendiğini söyledi.

'KÜRT KADINININ ÖZGÜRLÜK TALEBİNİ YOK ETMEK İSTEDİLER'
Katliamla o dönemki müzakere sürecinin sekteye uğratılmak istendiğini belirten Koçyiğit, şöyle devam etti: "Sakine Cansız, Kürt kadın hareketinin öncüsüydü. Gittiği her yerde, içinde bulunduğu mücadele alanlarında direndi ayakta durdu ve bir an olsun teslim olmadı. Fidan Doğan Kürt kadının diplomatik alandaki temsilcilerinden biriydi, Kürt sorununun demokratik, barışçıl yollardan çözülmesi diplomatik kanallarda yürütülmesi için Avrupa'da diplomasi çalışmalarını yürütüyordu. Ve bu alanda çok uzun yıllardır emek veriyordu. Yine Leyla Şaylemez yoldaşımız gençliğin sesi gençliğin ruhu olarak mücadelenin içerisindeydi. 3'ünü de katlederek, her birimize bir mesaj vermek istediler. Kürt kadının direngenliğini, mücadelesini, Kürt kadının eşitlik ve özgürlük talebini, kendi diliyle, kendi kültürüyle, kendi toprağında yaşama iradesini yok etmek istediler."

Devam eden sürece işaret eden Türkoğlu, "Bugün de yine aynı aklın, çözüm karşıtı bir aklın devrede olduğunu hep beraber görüyoruz. O nedenle 9 Ocak'ta yitirdiğimiz 3 yoldaşımızı, 3 kadını anarken, onların anılarına, mücadelelerine bağlılık sözü verirken bugün bu mücadeleyi yürütmenin en önemli başlıklarından birisinin Barış ve Demokratik Toplum Sürecini ilerletmek, sayın Öcalan'ın barışı çağrısının arkasında kalmak olduğunu çok iyi biliyoruz" dedi.

Anma, Fidan Doğan'ın mezarına bırakılan karanfillerle son buldu.