8 Ağustos 2022 Pazartesi

Sağlık emekçileri iş bıraktı

Sağlık emekçileri "ceza yönetmeliği"ne karşı birçok kentte iş bıraktı. İki günlük iş bırakma eyleminin ilk günü olan bugün illerde bulunan Sağlık Müdürlükleri önünde yapılan açıklamalarda, söz konusu yanlıştan dönülmesi için derhal atılması gereken adımlar sıralandı. 

Aile Hekimliği Ödeme Sözleşme Yönetmeliği adı altında getirilen "ceza yönetmeliği"ne karşı birçok kentte sağlık emekçileri iş bıraktı. İstanbul, Antalya ve Dersim başta olmak üzere kentlerde yapılan eylemlerde hekimler  taleplerini sıraladı. 

İSTANBUL
Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde, bir araya gelen sağlık emekçileri "Aile hekimliği ceza yönetmeliği iptal edilsin" yazılı pankartı açtı, "Buradayız hiçbir yere gitmiyoruz", "Herkese eşit, ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, sağlık hizmeti", "Aile hekimliği ceza yönetmeliği geri çekilsin" sloganlarının yer aldığı dövizler taşındı. 

DERSİM
Dersim'de de sağlık emekçiler Sanat Sokak'ta buluştu. "Ceza Sözleşmesini kabul etmiyoruz, haklarımız için 30 Haziran ve 1 Temmuz'da grevdeyiz" yazılı pankartı açtı. "Ceza sözleşmesini kabul etmiyoruz", "Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin geri çekilmesini istiyoruz" talepli dövizler taşındı. 

Basın metnini okuyan SES Dersim Şube Sekreteri Duygu Kurban Güzel, sağlık emekçilerinin taleplerini sıraladı. 

ANTALYA
Antalya'da ise İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelen sağlık emekçileri "Bu yönetmelikten derhal vazgeçilmelidir. Başka bir sağlık sistemi mümkün" dedi. "TBMM Genel Kurulu'na teklif olarak sunulan haklarımızı gasp eden düzenlemeye karşı, tüm hekimler sağlık emek-meslek örgütlerinin bütün bileşenleri olarak iş bırakıyoruz" yazılı pankartın açıldığı eylemin basın metnini SES Antalya Şube Eşbaşkanı Kaan Taşer okudu. 

Kentlerde yapılan açıklamada okunan ortak basın metninde, "Aile hekimliği uygulaması, neoliberal sağlık reformlarının bir parçasıdır. Aile Hekimliği uygulaması AKP iktidarının diline dolamayı huy edindiği biçimde ifade edecek olursak ne ‘milli' ne de ‘yerli'dir. Bu sistem; sağlık hizmetlerinin kapitalist üretim-tüketim ilişkisine indirgendiği kar amaçlı bir sitemdir. Toplum yararına olmayan ve emek sömürüsünü derinleştiren bu sistemden vazgeçilmelidir" denildi. 

Bu yanlıştan dönülmesini isteyen sağlık emekçileri derhal atılması gereken adımları da şöyle sıraladı: 
🔹 "Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerin toplum yönelimli ve bölge tabanlı sunulmalıdır.
🔹 Koruyucu sağlık hizmetlerin tüm giderleri kamudan karşılanmalıdır. ASM giderlerinin cari hesaplar kaleminden değil bütçeden karşılanmalıdır. ASM'lerin tümü uygun standartlarda ve donanımda kamu binası olarak yapılmalıdır.
🔹 Mobil hizmetler için kamu tarafından, uygun mekan temin edilmeli, kamu tarafından araç tahsisi yapılmalıdır.
🔹 Yaz-boz tahtasına dönüşmüş olan mevzuatlar tartışmaya açılmalı ve toplumun ve sağlık emekçilerin örgütlerinin görüşleri bu tartışmalarda önemsenmelidir. Mevzuat yeniden düzenlenmelidir.
🔹 Emekçilerin kadrolu, iş güvenceli istihdamı sağlanmalı, kamu dışı emekçiler kadroya alınmalıdır.
🔹 Birinci basamak ekibi genişletilmeli, bölge ve nüfusun özelliklerine göre belirlenen sayıda sağlık emekçisi istihdam edilmelidir.
🔹 Nüfus ve performansa dayalı ücretlendirme yerine emekliliğe yansıyacak temel ücret uygulaması hayata geçirilmelidir.
🔹 Birinci basamak sağlık emekçilerin taleplerine yönelik toplu sözleşme hazırlanmalı, tüm sağlık ve sosyal hizmet alanı için yapılan toplu iş sözleşmesinde birinci basamağa özgün yer verilmelidir.
🔹 Denetim ve izlemelerin birincil amacı hizmet içi eğitim hedefi olmalıdır.
🔹 Sağlık emekçilerinin karar mekanizmalarına katılımı sağlanmalıdır.
🔹 Birinci basamak gerektirdiği tüm hizmetleri sunabilecek genişlikte bir ekipten oluşmalı; tüm sağlık emekçileri kadrolu (4a) istihdam edilmeli ve ücretlendirmesi de emekliliğe yansıyacak temel ücretle olmalıdır. Çalışma koşulları ve ücretler toplu sözleşme ile belirlenmelidir."