13 Ocak 2026 Salı

İşçilerin kararlı direnişi sürüyor: Kazanana kadar buradayız

Yalova Altınova'da bulunan Hat-San tersanesinde DİSK'e bağlı Limter-İş üyesi tersane işçilerinin direnişi 5. gününde sürüyor. Verilen sözler tutulmadığı için burada olduklarını kaydeden işçiler, "Hakkımızın peşinden koşuyoruz" dedi.

Yalova Altınova'da bulunan Hat-San tersanesinde DİSK'e bağlı Limter-İş üyesi tersane işçilerinin direnişi 5. gününde sürüyor.

Kasım ve aralık ayı maaşlarının ve ihbar tazminatlarının gasp edilmesi üzerine işçiler, Limter-İş öncülüğünde 7 Ocak günü tersane önünde direnişe başlamış, aynı gün patronlar görüşme talebinde bulunmuştu. Bunun üzerine direnişe ara verildi.

Hat-San patronu ve taşeron Genç Tufan ile perşembe günü yapılan görüşmede anlaşma sağlandı. Ancak persembe günü Limter-İş avukatı Önder Özgür, Hat-San patronu tarafından arandı ve "Ödeme yapılmayacak, diğer işçiler ne zaman alırsa öyle verilecek" dendi. Bunun üzerine 9 Ocak sabahı vardiya saatinde, "Ücret hakkımız gasp edilemez" pankartıyla yeniden direniş başladı.

Günlerdir soğuk havaya rağmen hakları için mücadele eden işçilerle direniş alanında görüştük. İşçilerin yağışta, ayazda hakları için direnişi tersane bölgesinde yayıldı. Dolmuşa bindiğimde Hat-San'a gideceğimi söyleyince yanıma yanaşan genç bir kadın, "İş görüşmesi için mi geldin, umarım kabul edilirsin" dedi. Kendisine gazeteci olduğumu, işçilerin direnişte olduğunu söyleyince de, "Bu havada günlerdir direniyorlar. Sedef Tersanesinde de o sendika geçenlerde eylem yapmış, işçiler maaşlarını almıştı. Bunlar da alır umarım. Patronlar işçilere para vermiyor" dedi.

Direniş alanına gittiğimde işçiler kaldırımda bekliyordu. Direniş çadırı, işçilerin yemek yediği masa ve oturduğu tabure sökülmüş. Hava şu an 2 derece. İş başvurusu için gelen, bekleme süresinde işçilerin direnişçilerle sohbet ettiği, molalarda içerideki işçilerin de uğrak noktası olan çadır bu aynı zamanda. Günlerdir devam eden soğuktan dolayı 2 işçi hastalandığı için bugün direniş alanında 3 kişi var. 

'HAKKIMIZIN PEŞİNDEN KOŞUYORUZ'
Abdulhekim Çoruh, Seyvan Çoruh ve Mehmet Emin Duru ETHA'ya direnişlerini anlattı. Abdulhekim Çoruh, "Biz dün bu havada buradaydık paramız için. Çadırımızı sökmüşler. -Güvenlik önünde bekleyen işçileri işaret ediyor- Onlar da çadırda ısınıyordu beklerken" dedi.

Kasım ve aralık aylarında tersanede çalıştıklarını ancak ücretlerinin ödenmediğini söyleyen Çoruh, "15 gündür boştayız. Hakkımızın peşinden koşuyoruz. Bize çok söz verildi, hiçbiri tutulmadı" dedi. Alacaklarının taşeron ve tersane patronları tarafından gasp edildiğini şöyle anlatıyor Çoruh: "Tersane patronu taşerona veriyor parayı. Burada Celal diye bir patron var o alıyor, ama bu adam bize vermiyor."

Çarşamba gününden bu yana oyalandıklarını, soğuk havaya ve arkadaşlarının hastalanmasına rağmen direniş alanında olduklarını ekleyen Çoruh, gülerek şunları söylüyor: "Şansımıza biraz güneş var. Muhtemelen biz de hastalanacağız, aldığımız para doktora, ilaca gidecek."

TAŞKIRAN: VERİLEN SÖZLER TUTULMADIĞI İÇİN BURADAYIZ
Limter-İş Örgütlenme Uzmanı Beycan Taşkıran da işçilerin aynı zamanda günlerdir resmi olarak çıkışlarının da yapılması için direndiğini söyledi. Taşkıran, "İşçiler fiilen işten çıkarıldı, kartları iptal edildi. İhbar tazminatı ödememek için çıkışları resmen yapılmadı. Sendikanın mücadelesi sonucu dün resmi çıkışları yapıldı. Dün gelen muhasebeci, 'hava çok soğuk, bu havada beklemeyin yarın yatıracağız' dedi. Daha önce verilen sözler tutulmadığı için buradayız. Soğukta direnmemizden rahatsızlar madem, işçilerin oturduğu tabureleri, yemek yediği masayı, soğuktan korunduğu brandayı neden söktüler" diye tepki gösterdi.

Patronların işçiyi düşünmediğini dile getiren Taşkıran, patronların asıl derdinin direnişin işçiler arasında yayılması olduğunu, bundan rahatsız olduklarını söyledi. Patronların işçilerin yanına gelip, "Biz zaten ödeme yapacağız, bu sendika sizi burada soğukta tutuyor" diyerek irade kırmaya çalıştığına dikkat çeken Taşkıran, "İşçiler kararlı, sendikasına da güveniyor. Alacakları ödenene kadar buradayız" diye vurguladı.