20 Ekim 2020 Salı

Yüksekdağ'ın Cumhurbaşkanına hakaret davasında yetkisizlik kararı verildi

Figen Yüksekdağ'ın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a hakaret iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci celsesi İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Daha önce Ankara'dan İstanbul'a alınan dosya, bu kez uyuşmazlık nedeniyle Yargıtay'a gönderildi.
Figen Yüksekdağ'ın Van milletvekiliyken Selahattin Demirtaş'la ortak imzaladığı yazılı açıklamanın konu olduğu dosyada ikinci kez yetkisizlik kararı verildi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nden devraldığı dosyayı uyuşmazlık gerekçesiyle Yargıtay'a gönderdi.
 
HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci celsesi İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Yüksekdağ'ın 26'ncı dönem Van milletvekiliyken Selahattin Demirtaş'la ortak yayınladığı bildiri gerekçe gösterilerek açılan davada Yüksekdağ'a 1 ila 4 yıl arasında hapis cezası istendi. Söz konusu bildiride yer alan bazı ifadelerin 27 Kasım 2015 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alması gerekçe gösterilerek dava İstanbul'a alınmıştı. Ancak "Dündar ve Gül'ün tutuklanmasını kınıyoruz" başlıklı metnin bir gün önce HDP'nin resmi internet sitesinde yayınlandığını belirten mahkeme yetkisizlik kararı verdi.
 
Kocaeli 1 nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan Figen Yüksekdağ, 2. Asliye Ceza Mahkemesi görülen duruşmaya katılmadı. Duruşmada savunma yapan Yüksekdağ'ın avukatı Ruken Gülağacı, "Bu açıklama HDP'nin internet sitesinde yapılmıştır. Cumhuriyet gazetesi sadece HDP eş genel başkanlarının bu hukuksuz tutuklamayı kınadığı şeklinde bir haber yapmıştır. Ama asıl açıklama HDP'nin sayfasındadır. Dolayısıyla bunun bir basın soruşturması olmadığını tekrar altını çiziyoruz" dedi.
 
Derhal beraat talebini yineleyen Gülağacı, talebin gerekçesi olarak sunulan, Cumhurbaşkanı'nın eleştirileri nasıl karşılaması gerektiği, muhalefet liderine ne gibi eleştiriler yapılabileceği, ifade ve eleştiri özgürlüğü konularının mahkemeye daha önce açıkladığını hatırlatarak, mahkemenin karar vermesini talep etti.
 
Kararını açıklayan mahkeme, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi ile aralarında olumsuz yetki uyuşmazlığı doğduğundan, yetkili mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine hükmetti.
 
İŞTE MAHKEMELERİN PAYLAŞAMADIĞI O METİN:
 
"Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün yaptıkları haberden dolayı tutuklanmalarını en sert biçimde kınıyoruz. Atılan bu adım Türkiye'deki bazı gerçeklerin bir kez daha görülmesine yol açmıştır.
 
"Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma ve basın özgürlüğü her gün ayaklar altına alınmakta ve çiğnenmektedir. Evrensel ve demokratik hiçbir ölçü geçerli değildir.
 
"Adalet mekanizması iktidarın ve Saray'ın denetimi altında davranmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan haberin bedelini ödetmek için tutuklatmayı dayatmıştır.
 
"Yıllardır El Kaide türevi El Nusra, IŞİD ve Ahrar ul Şam gibi örgütlere maddi ve manevi yardım yapanlar, lojistik destek sağlayanlar, silah ve para yardımında bulunanlar, bu konuların konuşulmasını yasaklamak için çabalamaktadır. Ancak bu çabalar hem uluslararası hem de bağımsız ve tarafsız ulusal hukuk önünde hesap vermeyi engelleyemeyecektir.
 
"Günün ve dönemin gereği, demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde her vicdan sahibi yurttaşın birlikte hareket etmesi, nerede ve hangi şekilde olursa olsun baskı ve zulme karşı durmasıdır."
 
Yüksekdağ'ın duruşmasını HDP PM üyeleri Ahmet Ayva, Ayşe Berktay, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir ve İsveç'ten bir heyet izledi.