29 Ocak 2026 Perşembe

Esenyurt Migros işçileri: Direniş varsa umut da var

Migros depolarında çalışan işçilerin yüzde 28'lik zam teklifine karşı başlattıkları iş bırakma ve iş durdurma eylemi dalga dalga yayılırken, direnişin en güçlü merkezlerinden biri Esenyurt oldu. Ücret artışı, vergi kesintilerinin kaldırılması ve taşeron işçilerin kadroya alınması talebiyle üretimi durduran Esenyurt depo işçileri, patronların baskı ve tehditlerine rağmen mücadelenin süreceğini vurguladı. Kadın direnişçiler işte yaşadıkları ağır çalışma koşullarına ve patron baskılarına dikkat çekerken, işçiler başta Meclis ve siyasi partiler olmak üzere herkese dayanışma çağrısı yaptı.

Migros depolarında çalışan işçiler, yeni yıl için açıklanan yüzde 28 brüt zam teklifine karşı birçok kentte iş bıraktı. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde sürdürülen direniş, 23 Ocak'ta dört depoda başladı. İki gün içinde 12 depoda iş bırakılırken, yaklaşık 20 depoda iş yavaşlatma eylemleri yapıldı. İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Kocaeli, Diyarbakır ve Ankara başta olmak üzere birçok kentte Migros depolarında üretim ve sevkiyat ciddi biçimde yavaşladı.

İşçiler yalnızca ücret artışı değil; banka promosyonlarının eksiksiz ödenmesini, vergi kesintilerinin işveren tarafından karşılanmasını ve işkolu ayrımı yapılmaksızın tüm Migros taşeronlarının kadroya alınmasını talep ediyor. Öte yandan sendika, Migros yönetiminin sendikal faaliyeti engellemeye çalıştığını ve işçilere yönelik tehditlerin sürdüğünü belirtiyor. DGD-SEN, yaşanabilecek gerginliklerin sorumluluğunun patron ait olduğunu vurgulayarak direnişin süreceğini açıkladı.

Direnişin sürdüğü depolardan biri de İstanbul'un Esenyurt ilçesine bağlı Akçaburgaz'daki Migros deposu oldu. ETHA olarak direnişin 6. gününde, direnen depo işçileriyle yan yanaydık. Dışarıdan içeriye giriş yasak olduğu gibi içerideki işçilerin de dışarı çıkması fiilen yasak. Bu nedenle görüştüğümüz işçilerle kısa da olsa dışarıda, kapının önünde buluştuk. İçerinin de oldukça hareketli olduğunu, eylemlerin gerçekleştiğini belirten direnişçiler, eylemlerinden de video ulaştırmayı ihmal etmedi. İşçilerin verdiği mesaj net; direnecek, kazanacağız!

Depo içinde bir araya gelen işçiler; "Susmak sustukça sıra sana gelecek", "Migros şaşırma sabrımızı taşırma", "Direniş varsa umut da var", "Migros görsün, sayımızı bilsin", "İşçiyiz, buradayız, direnişteyiz", "Koltuklar sıcak mı aşağıya gel", "Direne direne kazanacağız", "Temizlik işçisine kadro", "İşçiye saygı, emeğe değer", "İşçiyiz, haklıyız kazanacağız", "İşçiler burada, Meclis nerede", "Balkondan bakma aşağıya gel" sloganlarıyla depo girişine doğru yürüdü. Yürüyüş esnasında; "Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz", "Temizlik işçisine kadro", "Koltuklar sıcak mı aşağıya gel", "Migros görsün, sayımızı bilsin", "İnsanca yaşamak istiyoruz" ve "Omuz omuza direniyoruz" dövizleri taşındı.

Depo girişinde uzun süre sloganlar, alkışlar ve halaylarla direnişlerini sürdüren işçilere dışarıdan işçiler de slogan ve alkışlarla destek verdi. Bir süre sonra sloganlarla tekrar yürüyüşe geçen işçiler, deponun ana kapısı önünde bir araya geldi. Burada işçilerle buluşan gelen DGD-SEN örgütlenme uzmanı Onur Koçer, tüm tehditlere rağmen Ankara'daki işçilerin de iş bıraktığını söyledi. Haber, işçiler arasında büyük çoşkuyla karşılandı.

'ETKİNİZİ KÜÇÜK GÖRMEYİN'
Ankara'daki işçilerin iş bırakma kararında Esenyurt depo işçilerinin büyük etkisi olduğunu belirten Koçer, işçilere şöyle seslendi: "Kendi etkinizi küçük görmeyin. Bütün Migros depoları sizden destek alıyor, güç alıyor. Burada bulunduğumuz her dakika ne yapıyorsak bilinçli yapıyoruz." "Morallerimiz bozuk mu arkadaşlar" diye soran Koçer'e işçiler hep bir ağızdan "Hayır" yanıtını verdi. Koçer şöyle devam etti: "Morallerimizin yüksek olduğunu önce Migros'a, sonra da tüm depo çalışanlarına göstermemiz lazım. Sosyal medyayı etkin kullanıyorsunuz. Paylaştığınız videolar yüz binlerce kez izleniyor. Herkesin gözü kulağı sizde."

'MUHATAP ALINMAK İSTİYORUZ'
Kadro talebiyle ilgili olumlu bir adım atılmış olsa da sendikanın muhatap alınmadığını ifade eden Koçer, patronların direnişteki işçilere SMS atarak kadro bilgilendirmesi yapmasına tepki gösterdi. Koçer şöyle devam etti: "Şu an bizim temel beklentimiz, bizi muhatap almaları. Ancak muhatap alındıktan sonra bunları kabul ederiz. SMS atarak değil, bir görüşme yapılması gerek. Ücret konusunda iyileştirmeler olacağına dair çeşitli dedikodular yayıyorlar. Ama bize net bir şey söylenmeden buna da güvenmiyoruz. Promosyon ve vergi ödemelerine dair taleplerimizin karşılanıp karşılanmayacağı hala muallak. Ama iyiye gittiğimizi de görüyoruz. Zaferin yaklaştığını görüyoruz. Bundan sonra geçen her gün, bu cesaret ve bu coşkuyla geçecek. Burası bu işin başladığı yer, burası düşmeyecek. Ankara'da işi bırakan depo işçilerine selam olsun."

'AÇLIK SINIRININ ALTINDA ÜCRET TEKLİF EDİLİYOR'
Esenyurt depodaki kadın direnişçilerden Dilan Ezgi Sarıkaş, talepleri yerine getirilene kadar direnişin devam edeceğini vurguladı. ETHA'ya konuşan Sarıkaş, şunları söyledi: "Bugün kadın arkadaşlarımla beraber Migros deposu önündeyim. Burada olmamızın sebebi taleplerimiz. Onların teklif ettiği ücret çok düşük, açlık sınırının altında. Taleplerimiz yüzde 50 zam, kesintisiz promosyon hakkı. Bunca yıldır mücadele veriyoruz. Burada neredeyse üçüncü yılım. Ben o hakkımı istiyorum. Hiçbir şekilde kesinti olmayacak. Vergi kesintisine de girmek istemiyoruz. Biz vergi kesintisine girdiğimiz zaman beşinci, altıncı aydan sonra maaş alamıyoruz. Kredi kartlarıyla geçinmeye çalışıyoruz. Çok yüksek meblağlarda kredi kartı borçları geliyor. Kredi kartlarını kapatmak için hep yeni yılı bekliyoruz."

Ankara'da direnişe geçen işçilere yönelik patron tehdidine de değinen Sarıkaş, "Sincan'da arkadaşlarımız direniş başlattıkları için tehdit edildi. 'Kafanıza sıkarız' diye bir söylenti duyduk. Bu doğru. Tehditle biz yılmayız, buradayız. Kamyonlarla işçilerin önüne barikat kuruldu. Biz görüneceğiz, buradayız" dedi.

'KADIN HAKLARI HİÇE SAYILIYOR'
Depolarda kadınların yaşadığı ağır çalışma koşullarına değinen Sarıkaş, "Ben burada kadın arkadaşlarımızın sesi olmak istiyorum. Biz kadınlar olarak burada, bu soğukta bu kadar yükü çekerken bize bu şekilde değer verilmemeli. Kadın arkadaşlarımıza yönelik içeride mobbing var. Müdürlerden de aynı şekilde baskı var. Değer verilmiyor bize burada. Herkese sesleniyorum: Kadın hakları burada hiçe sayılıyor. Önceliğim, kadınlara değer verilmesi, kadınların ezilmemesi, bu kadar ağır şartlarda çalıştırılmaması" ifadelerini kullandı.

'BİZE YAPTIKLARINI ANKARA'DA DA YAPTILAR'
Esenyurt'taki Migros deposu direnişçilerinden Necdet Bulut, patronların direnişi kırmak için her türlü tehdit ve baskıyı uyguladıklarını ifade etti. Bulut şunları söyledi: "Biz Esenyurt depo olarak dimdik ayakta duruyoruz. Ankara'daki arkadaşlarımız bize destek için bu sabah iş bıraktı. Onları tehdit ettiler. Bize yaptıklarının aynısını Ankara'da da yaptılar. Ama biz yılmıyoruz, yılmayacağız. Bugün 6. günümüz. Gerekirse 16 gün olsun, fark etmez." 

'BİZ SADECE HAKKIMIZI İSTİYORUZ'
Yapılan zamlarla ev ve aile geçindirmenin mümkün olmadığına dikkat çeken Bulut, şöyle devam etti: "Bizim istediklerimiz çok abartılı şeyler değil. Biz sadece hakkımızı istiyoruz. Patronlar medya üzerinden bize baskı yapıyor. Biz patronlardan çok şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Altı gündür direniyoruz. Bizim gibi 12 depo altı gündür direnişte. Çok şey mi istiyoruz? Kadın arkadaşlarımız var, onlar da bizimle birlikte direniyor. Hepimiz tek yürek, tek bilek olduk. İstediklerimiz belli: Hakkımız. Amirler önümüze barikat kuruyor. Sadece kendimiz için değil, tüm depolar için uğraşıyoruz. Herkesin sesimizi duymasını istiyoruz. Özellikle Mecliste bizi destekleyenlerin duymasını istiyoruz. İzmir, Ankara, İstanbul, Erzurum, Adana, Diyarbakır, Bursa… Hepimiz bir olduk. Biz buradayız, hakkımızı kazanana kadar burada olmaya devam edeceğiz."

PATRONLAR DİRENİŞİ KIRMAK İÇİN HER TÜRLÜ YOLU DENİYOR
Direnişi kırmak isteyen patronlar, belirsiz vardiya dağılımı ve lojmandan çıkarma tehdidi gibi yöntemlere başvuruyor. Direnişte konuştuğumuz işçilerden aldığımız bilgiye göre, daha önce hafta başında planlanan vardiya dağılımı, direnişin başlamasıyla tamamen rastgele yapılmaya başlandı. İşçiler, hangi vardiyada çalışacaklarını bir gün öncesinden öğrenebiliyor. Bu uygulamanın direnişi kırmak ve işçileri belirsizlikte bırakmak amacıyla patron tarafından keyfi biçimde uygulandığına dikkat çekiliyor. Bir diğer direniş kırma yöntemi ise lojmandan çıkarma tehdidi. Birçok ilden getirilen işçilerin patronlar tarafından işçi lojmanlarına yerleştirildiğini belirten işçiler, lojmanda kalan işçilerin direnişe katılmak istediklerini ancak barınma haklarının ellerinden alınacağı tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını aktardı.

DAYANIŞMA ÇAĞRISI
İşçilerden elde ettiğimiz bir diğer önemli bilgi ise gerek siyasi partilerden gerekse Meclisten direnişe gerekli ilginin gösterilmemesi. Sayılı birkaç ziyaret ve telefon görüşmesi dışında direnişçilerle bir etkileşim kurulmadığını belirten işçiler, direnişin yalnızca direnenlerle sınırlı kaldığını hatırlatarak, başta Meclis ve siyasi partiler olmak üzere herkese dayanışma çağrısı yaptı.