20 Ekim 2020 Salı

Korucu aranıyor: Kaymakamlar çobanların peşinde

HDP Van Milletvekili Tayip Temel korucu kampanyasını değerlendirdi: Paralı askerlikle, köy koruculuğuyla, bir şekilde bu savaşı uzatmaya, derinleştirmeye ve çözümsüz bırakmaya yönelik politikalardır. Oysa çatışmaya neden olan dinamikleri kabul ederek bu sorunun şiddetsiz, çatışmasız bir şekilde çözümüne dönük politikalar geliştirmeleri gerekir. Van’ın Gürpınar ve Edremit ilçelerine bağlı köylerde “Çoban olma, korucu ol” sloganıyla, köy korucusu alma kampanyası yürütülüyor. Van Valiliği'nce sürdürülen çalışmada, özellikle çobanlar, ekonomik vaatlerle ikna edilmeye çalışılıyor. Gürpınar Kaymakamı Osman Doğramacı'nın da muhtarlarla birlikte köy köy gezerek ikna çalışmalarına katıldığı bildirildi.

Edremit Kaymakamı Atıf Çiçekli ise geçen hafta düzenlenen koruculuk alımlarını bizzat yönetti. Çiçekli, seçilen korucuların, mevzuat değişikliği doğrultusunda şehir merkezinde konuşlandırıldığını belirtti. Edremit Kaymakamı, “Yeni güvenlik koruculuğu konsepti dahilinde parklarımızda, okul önlerinde çocuklarımızın güvenliğinde, turizm formatında çalışan ilçemizin sahil bandında görevlendirdik. Plajlarımızda, binicilik merkezimizde, vatandaşlarımızın ve hanımlarımızın topluma entegrasyonu özellikle örgütün yanlış bilinçlendirme propagandalarına karşı önemli bir kıymet önemli bir görev üstlenen Aile Destek Merkezlerimizin güvenliğinin sağlanmasında görevlendirdik. Dolayısıyla korucularımızı, hem operasyona giden hem de şehrin merkezinde emniyet ve jandarma güçlerine yardımcı olan bir yardımcı kuvvet formunda değerlendirdik. Bu şekilde yeni bir kurumsal kimlik tanımladık” dedi.

Okuma yazması olmayan köy korucularının şehir merkezine, özellikle okul önlerine yönlendirilmesi bölge halkı tarafından tepkiyle karşılandı. Kayyum yöneticilerden memnun olmayan bölge halkı, son uygulamanın kendilerini daha fazla tedirgin ettiğini belirtiyor.

VAN MİLLETVEKİLİ TEMEL: SORUNLAR DAHA DA AĞIRLAŞACAK

Halkların Demokratik Partisi Van Milletvekili Tayip Temel, konu hakkında değerlendirmede bulundu. Temel, koruculaştırma politikasının 40 yıldır sürdürüldüğünü belirtirken uygulamanın amacını “Devlet kendi misyonunu, görevini, sorumluluğunu sivil toplumdan bir takım kimselere yüklüyor” diyerek özetledi. Temel, Van milletvekilleri olarak ilgili devlet kurumlarınla görüşüleceğini ve konunun Meclis gündemine getirileceğini ifade etti.

“Bölgede çok ciddi bir çatışma hali var ve çobanlar kırsalda en fazla kalan, yaptığı iş gereği köyün dışında kalan insanlar. Bu uygulama aslında onları hedef haline getiren, can güvenliklerini tehlikeye atan bir uygulamadır.” diyen Temel, sözlerini “Diğer yandan toplumun içerisinde güvensizlik yaratma, birbirini ihbar etme gibi politikalar da uzun yıllardır sürdürülüyor. Bu durum, sorunun ağırlaşmasına neden olurken devletin objektif bir zeminde çatışmaya yaklaşımını da güç hale getiriyor” şeklinde sürdürdü.

Uygulamayı 90'lı yıllardaki politikalara benzeten Temel, şu hatırlatmada bulundu: “Bazı kesimlere özel görevler vererek, o insanların kendi akrabaları dahil çevresindeki insanlara bir üstünlük, egemenlik geliştirmesi yaşanıyordu, bunu çok iyi gördük. Devletin silahıyla akrabasını vuruyordu bu kişiler. Komşu arazilerine el koyuyordu, hayvanlarına el koyuyordu.”

ŞİDDETSİZ VE ÇATIŞMASIZ BİR ÇÖZÜM GEREKİYOR

Koruculaştırma çalışmalarının önümüzdeki yerel seçimler öncesinde hız kazanmasının tesadüf olmadığını söyleyen Temel, “Seçimlerde gerilimi sürekli artıran,çatışmayı körükleyen tutumlar gerçekleşiyor. Önceki seçimde sandıklar korucu olan köylere taşınmıştı. Bu seçimlerde de aynı uygulamayı bekliyoruz” dedi.

HDP Van Milletvekili Temel şunları kaydetti: “Çok yanlış bir uygulama. Paralı askerlikle, köy koruculuğuyla bir şekilde bu savaşı uzatmaya, derinleştirmeye ve çözümsüz bırakmaya yönelik politikalardır. Oysa çatışmaya neden olan dinamikleri kabul ederek bu sorunun şiddetsiz, çatışmasız bir şekilde çözümüne dönük politikalar geliştirmeleri gerekir.”