31 Ekim 2020 Cumartesi

İHD Adana Şubesi: AKP istismar ve tecavüzü meşrulaştırıyor

İHD Adana Şubesi Kadın Komisyonu, çocuk ve kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüz ilişkin düzenlediği basın toplantısında, AKP'nin kadın ve çocuk düşmanı politikalarının yaşanan şiddeti arttırdığını ve yandaş medyanın haber yapış şeklinin ise istismar ve tecavüzü meşrulaştırdığını belirtti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Kadın Komisyonu, çocuk ve kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve yaşam hakkına yönelik hak ihlallerine ilişkin dernek binasında basın toplantısı düzenledi.
 
 
Basın toplantısına HDP Adana Milletvekilleri Tülay Hatimoğullları ve Kemal Peköz de katıldı. Basın toplantısına HDP Adana Milletvekilleri Tülay Hatimoğullları ve Kemal Peköz de katıldı. HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, AKP döneminde kadına yönelik eşitsizliğin ve şiddetin arttığını ve buna karşı da cezasızlık politikasının uygulandığını söyledi. İdam ve hadım tartışmalarına değinen Hatimoğulları, "Çocuğa karşı taciz ve tecavüz hastalık değildir. Bu erkek egemen sistemin bir yansımadır. Hastalık tartışması bizce bir saçmalıktır" dedi. Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve koğuş talebi yerine getirilmediği için 28 gündür açlık grevinde olan Zeynep Turan'ın durumuna dikkat çeken Hatimoğulların, cezaevinde muhatap bulamadıklarını ve olayın takipçisi olduklarını söyledi.
 
 
Basın metnini İHD Kadın Hakları Komisyonu Sözcüsü Baran Öner okudu. Öner, "Kadına yönelik şiddet, bugün dünya üzerinde coğrafi, ekonomik, kültürel vb. sınır tanımaksızın değişik biçimlerde görülen, insan haklarının en yaygın şekilde ihlal edildiği ve aynı zamanda en fazla kanıksandığı alan olup, kadın ile erkek arasındaki eşit olmayan güç ilişkilerinin sonucu ortaya çıkan toplumsal bir sorundur” dedi.
 
YANDAŞ MEDYA ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRIYOR
 
Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün arttığına dikkat çeken Öner, "İstanbul Sözleşmesi'ni, ilk imzalayan ülke olarak yer yer gururlanan yetkililer ise sözleşmenin gereği olan önleyici, koruyucu, cezalandırıcı ve politika geliştirici hiçbir yükümlülüğü yerine getirmemekte, ana akım medya ise haberleri sunuş şekliyle farkındalık yaratmaktan ziyade şiddetin yeniden üretimine çanak tutmakta, tüm bu çelişkilere dikkat çekmek isteyen özgün kadın örgütlenmelerinin ise çalışma ve etki alanları daraltılmaya çalışılmaktadır” diye belirtti.
 
Öner, "Erkekler 2018’in ilk altı ayında; en az 120 kadın ve 7 çocuk öldürdü; 32 kadına tecavüz etti; 102 kadını taciz etti; 325 kadına zorla seks işçiliği yaptırdı; 189 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu; 212 kadını ise yaraladı” denildi ve şiddetinin çocuk istismarından, hayana şiddete, kadın kırımına kadar toplumsal bir sarmala dönüştüğünü ifade etti.
 
ÇOCUK İSTİSMARI CEZASIZ BIRAKILIYOR
 
Babası tarafından katledilen 2 yaşındaki Ecrin'in, Leyla ve Eylül'ün hatırlatan Öner, son on yılda 482 bin 908 çocuk zorla evlendirildiğini aktardı. Öner, şunları belirtti: "Son 10 yılda çocuk istismarı vakaları yüzde 700 arttı. Çocuk tecavüzlerinin sadece yüzde 5’i ortaya çıkıyor, yüzde 95’i ise gizli kalıyor. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre yılda ortalama 17 bin çocuk istismarı davası açılıyor, bu davaların yüzde 45’i cezasızlıkla sonuçlanıyor."
 
AKP İSTİSMARI MEŞRULAŞTIRIYOR
 
AKP'nin cinsiyetçi ve çocuk istismarını meşrulaştıran politikalarına dair ise şu veriler paylaşıldı:
- 2009 yılı Temmuz ayında Milli Eğitim Bakanlığı yönetmelik değişikliğiyle ortaokul ve lise öğrencilerinin nişanlanmasını serbest bıraktı.
- 2013 yılının Eylül ayında evli öğrencilerin açık öğretim lisesine yönlendirilmesi düzenlemesi getirildi. 
- 2015’in Mayıs ayında Anayasa Mahkemesi, resmi nikah öncesi dini nikah kıyılmasına verilen cezayı ortadan kaldırdı. 
- Anayasa Mahkemesi "Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşının 15’ten 12’ye indirilmesi”nin önünü açtı.
- 2017 yılı Mayıs ayında çocuk istismarının önlenmesi için hazırlanan araştırma önergesi, AKP milletvekillerinin oy çokluğu ile reddedildi.
 
"Her gün televizyonlardan, gazetelerden, meclis kürsülerinden, küçük yaşta evliliği aklayan, kız çocuklarının istismar edilmesini "inançla, gelenekle” açıklayarak meşrulaştıran cümleler duyuyoruz. Her gün bir yurttan, okuldan, kurstan, hastaneden, yuvadan, mahalleden çocuk istismarı haberleri gelsin istemiyoruz. İstismarı ortadan kaldırmak için bu karanlık tabloyu yaratan tüm uygulamalara bir an önce son verilmesini talep ediyoruz” diyen Öner, çocuk ve kadın düşmanı politika ve uygulamaların takipçisi olacaklarını belirtti.