30 Mart 2026 Pazartesi

Eğitim-Sen'den "yurtta cinsel tacize" tepki: Güvenlik sağlanmalı, eksiklikler giderilmeli

Eğitim-Sen, İzmir Bakırçay Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu'nda 29 Mart gecesi, bir erkeğin yangın merdivenini kullanarak yurt binasına girip kadın öğrencileri taciz etmesine tepki gösterdi, "Öğrenciler için barınma hakkı olan yurtlarda, güvenlik zaafı var" dedi.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-SEN),  29 Mart'ta İzmir Bakırçay Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu'nda yaşanan cinsel tacize ve yurt yetkililerinin buna itiraz eden kadın öğrencilere yönelik "tutanak tutarız" tehdidine karşı açıklama yaptı. 

Öğrenci yurtlarında süregelen güvenlik sorunlarının bir kez daha açık biçimde ortaya çıktığını belirten Eğitim-Sen,  "Söz konusu kişinin herhangi bir engelle karşılaşmadan yangın merdiveni üzerinden yurda girebilmesi, yaklaşık 20 dakika boyunca bina içinde dolaşabilmesi ve bu süre boyunca öğrencilerin güvenliğinin sağlanamaması, açık bir sorumluluk ihlali ve ağır bir güvenlik zaafıdır"dedi.

'BARINMA HAKKI SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE DARALTILIYOR'
Yaşanan olayda sorumluluk almak yerine kadın öğrencileri tehdit eden yurt yönetimine de tepki gösteren Eğitim-Sen, şunları vurguladı: "Öğrencilerin can güvenliğini sağlamakla yükümlü olan idarecilerin, sorumluluğu mağdurlara ve haklı tepki gösteren öğrencilere yükleyen bu yaklaşımı; sorunun yalnızca fiziksel güvenlik eksikliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yönetim anlayışındaki derin ve yapısal sorunları da açığa çıkarmaktadır. Bu olay, aynı zamanda öğrencilerin barınma hakkının nasıl sistematik biçimde daraltıldığını açık biçimde ortaya koymaktadır."

'YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLİYOR'
Eğitim-Sen, Türkiye'de öğrencilerin barınma sorununun, "yetersiz kamu yurt kapasitesi, denetimsiz ve güvencesiz özel yurtlar ile kamusal sorumluluğun giderek geri çekilmesi" nedeniyle bir krize dönüştüğünü belirtti ve ekledi: "Bu güvencesizlik, özellikle kadın öğrenciler açısından çok daha yakıcı, derin ve yapısal sonuçlar doğurmaktadır. Oysa yurtlar, öğrencilerin yalnızca barındığı değil, kendilerini güvende hissetmeleri gereken temel yaşam alanlarıdır. Ancak yaşanan bu olay, bu alanların dahi güvenli olmaktan çıkarıldığını; kadınların en temel haklarından biri olan güvenli yaşam hakkının ihlal edildiğini açıkça göstermektedir."

Eğitim-Sen, sorunun giderilmesi için şu taleplerde bulundu:

"Öğrenci yurtlarında güvenlik en üst düzeyde sağlanmalı, tüm fiziki eksiklikler derhal giderilmelidir.

*Yaşanan olayla ilgili sorumluluğu bulunan idareciler hakkında derhal soruşturma başlatılmalı; ihmali olanlar hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler uygulanmalıdır.

*Öğrencilerin şikâyetlerini baskı altına almak yerine dinleyen, çözüm üreten ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı benimsenmelidir.

*Tüm kamu ve özel yurtlar, güvenlik açısından kapsamlı ve düzenli denetimden geçirilmelidir.

*Tüm yurtlarda toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetle mücadele konularında eğitimler zorunlu hale getirilmelidir."

Yaşanan cinsel taciz suçunun takipçisi olacaklarının altını çizen  Eğitim-Sen, "Tüm öğrencilerin barınma hakkı güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda sağlanana kadar, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz" diye belirtti.