30 Ekim 2020 Cuma

HDP: Enflasyon gelir dağılımında adaletsizliği derinleştirecek

Bugün açıklanan enflasyon verilerine ilişkin açıklama yapan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay, "Enflasyon gelir dağılımında adaletsizliği derinleştirecek" dedi.
Halkların Demoktatik Partisi (HDP) Emek, Ekonomi ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay, bugün açıklanan ve son 15 yılın zirvesine ulaşan enflasyon verilerine ilişkin açıklama yaptı.
 
Kubilay, "Bugün açıklanan enflasyon verisi AKP'nin 2 gün önceki 'En zoru geride kaldı' açıklamalarını maalesef yalanlıyor. Tüketici enflasyonu endeksi (TÜFE) ve üretici enflasyonu endeksindeki (Yİ-ÜFE) aylık artışların pek çok ülkenin yıllık artışlarından daha fazla olduğu dikkat çekiyor. Özellikle tarım alanındaki daralmanın gıda enflasyonuna etkileri ülkede açlık ve yoksulluk sınırını yükseltiyor" dedi.
 
Hayat pahalılığı açıklanan enflasyon oranından daha yüksek seyrettiğini kaydeden Kubilay, "Enflasyon halkın çok az kullandığı kalemleri de içerdiğinden gerçekte yoksul emekçilerin yaşadığı gelir kaybını daha düşük gösteriyor" diye belirtti.
 
Enflasyondaki hızlı artışın ücretlerdeki düşüşün de habercisi olduğuna dikkat çeken Kubilay, "Aralık ayı içerisinde netleştirilecek olan asgari ücretin en az TÜFE ve ÜFE yıllık oranının toplamının yarısı kadar yapılması zorunludur. Ayrıca 2018 yılında yapılan yüzde 14'lük zammın neden olduğu yaklaşık yüzde 10'luk enflasyon farkı da yansıtılmalıdır" dedi.
 
AKP neo-liberal birikim stratejisiyle Türkiye'yi dev bir şantiyeye çevirerek tarım alanı bırakmadığını ifade eden Kubilay, "Tarımsal üretim uluslararası firmalara terk edildi. Tarımsal üretim piyasalarının denetimi yapılmadığı için, hem tarım tekellerinin ürünleri düşük fiyatlarla üreticiden alarak tüketicilere yüksek fiyattan satışına izin verildi, hem de yaşanan üretim anarşisinde çok sayıda aracı çıkarak fiyatları yükseltti" diye kaydetti.
 
Kubilay açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
"Özellikle düşük gelirliler, işsizler ve sabit ücretliler doğalgaz, elektrik, ulaşım ve temel gıda maddelerine son aylarda üst üste gelen zamlardan daha çok etkileniyor. ÜFE'de ise elektrik ve gaz fiyatlarında yüzde 70'leri aşan artış, firmalarda maliyetin yükselmesine ve sonraki dönemlere yansıtılmak üzere yeni fiyat artışlarına neden olacaktır.
 
"Hakkını arayan işçileri tutuklayan AKP iktidarı, firmalarını bu krize karşı korumaya çalışan işverenleri ise 'hainlikle' suçluyor. Yandaş tekellerini çeşitli teşvik ve vergi oyunları ile koruyan AKP, KOBİ'leri krizin etkilerine terk etmiştir. Son bir ay içerisinde kaç firmanın iflas ettiği, konkordato ilan ettiği, borçlarını yapılandırdığı kamuoyuna açıklanmıyor.
 
"3 yıllık Yeni Ekonomi Programı (YEP) daha ayı tamamlamadan kadük kaldı. AKP ekonomide değil 3 yılı 3 haftayı bile öngöremiyor. Türkiye ekonomisi AKP'ye ve IMF taklidi yapılara bırakılamayacak kadar zor günlerden geçiyor. Günde 1.8 milyondan fazla para harcayan Saray iktidarından, halkı krizden koruyacak politikalar üretmesi beklenemez. 
 
"Halkı enflasyon ve hayat pahalılığından koruyacak; tekel karşıtı, üretici ve tüketici arasındaki aracıları ortadan kaldıran yeni üretim modellerine ihtiyaç vardır. Türkiye'nin normalleşmeye, demokrasiye ve barışa, dayanışmaya ihtiyacı vardır. İstihdam yaratan demokratik bir büyüme modeline, üretim ve tüketim kooperatiflerine, yerel yönetimleri güçlendirmeye ihtiyacı var. HDP'nin 'Krizden Çıkış Programı' tam da bütün bu ihtiyaçlara karşılık olarak geliştirilmiş bir toplumsal ekonomi modeli önermektedir."