28 Nisan 2026 Salı

Doruk Madencilik işçileri direndi ve kazandı

Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi kazanımla sonuçlandı. İşçilerin birikmiş ücret ve tazminatlarının ödeneceği konusunda kesin mutabakata varıldı. İşçiler zaferlerini kutladı.

Ankara'da haklarını arayan Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi kazanımla sonuçlandı.

Bağımsız Maden-İş sendikasına bağlı maden işçileri, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin ödemelerin yapılacağına dair verdiği sözün havada kalması üzerine eylemlerini sürdürme kararı almıştı.

Yetkililer ve sendika temsilcileri arasında gerçekleştirilen yeni bir toplantının ardından beklenen haber geldi; işçilerin birikmiş ücret ve tazminatlarının ödeneceği konusunda kesin mutabakata varıldı.

İçişleri Bakanlığındaki toplantı sonrası yapılan açıklamada, "İşçiler, işverenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıklamışlardır" denildi.

Direnişin kazanımla sonuçlanmasının ardından Kurtuluş Parkı'nda basın açıklaması düzenlenerek zafer kutlaması yapıldı.

"Zafer direnen emekçinin olacak", "Yaşasın direniş, yaşasın zafer", "Yaşasın sınıf dayanışması", "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam" ve "Direnen işçiler yenilmezler" sloganları atan işçiler alkışlarla kazanımlarını kutladı.

Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, işçileri tebrik etti. Aksu, "Direnişimiz, Beypazarı Nallıhan, Çayırhan, Ayaş'ı ilgilendiren bir direniş. Bizim için 'Vatan haini, tehlikeli, agresif, terrörist' aklınıza ne geliyorsa, işçiler bizden uzak dursun diye propaganda yapıp tehditler savurdular. Kurşunsan sıkarsın, bıçaksan sokarsan, bizim çizgimiz hep buydu. Her direnişi halkın dayanışmasıyla kazandık, bu direniş de böyle oldu. Halkımızın önünde madenciler olarak eğiliyoruz" dedi.

Bu direnişin siyasi bir mesajı olduğunu da vurgulayan Aksu, şöyle konuştu: "Holdinglerin, uluslarası tekellerin, işçileri iş cinayetlerinde katlettiği, halkın yoksullaşmaya mahkum edildiği, çaresizlik içine sürüklendiği bir Türkiye tablosunda tek kazanan var; yönetenler! Burada holdinglerle, uluslarası tekellerle birlikte hareket ediyorlar. Madencinin isyanı bunadır.  Bu holdingler, CEO'lar önünde yalvarmamızı, diz çökmemizi istiyorlar. Ancak bu halk bunlara pabuç bırakmaz. Bu halk bunlara kendi sınırılarını, hadlerini gösterir, gösterecek. Şimdi buradan Antep'te tekstil işçilerinin haklarını savunduğu için tutuklanan Mehmet Türkmen'in derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Şimdi buradan Akbelen'de tapulu arazilere çöküldüğü için mücadele eden ve tutuklanan Esra Işık'ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Tutsak gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını, Soma davası avukatlarının; Can Atalay'ın Selçuk Kozağaçlı'nın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz."