Young Struggle'dan kitlesel bahar kampları
Sosyalist gençlik örgütü Young Struggle, Almanya ve Fransa'da bahar kamplarını başarılı bir şekilde tamamladı.
Sosyalist gençlik örgütü Young Struggle, Alman'da 3-6 Nisan günlerinde Güney-Batı, Doğu ve Kuzey bölgelerinde 3 eğitim kampı düzenlendi.
YS, geleneksel olarak ilkbaharda gerçekleştirdiği kamplarda bu yıl özellikle gençliğin emperyalist savaşlara ve dünya savaşı hazırlıklarına karşı örgütlenme gerekliliğini tartıştı ve 8 Mayıs'taki Avrupa çapındaki okul boykotları ve gençlik grevleri çalışmalarına çağrı yaptı. Kamplarda politik ekonomi, savaş dönemlerinde devrimci taktik ve strateji ile kolektivizm konulu ideolojik eğitimler gerçekleştirildi. Eğitimlerin yanı sıra tüm kamplarda çeşitli sosyal etkinlikler de düzenlendi. Orman ve göl yürüyüşleri, şarkılar eşliğinde kamp ateşi, karaoke ve dans akşamları bunlar arasında yer aldı.
Emperyalist savaşların gelişimi ve ezilenlerin bu süreçteki rolü üzerine yapılan tartışmalarda, Gazze ablukasını kırmak üzere yola çıkan filolar ve Kobane'ye yapılan Halklar Karavanı çalışmalarının değerlendirmesi yapıldı, İran'daki savaşa karşı tutum konusundaki görevler ele alındı ve özellikle 8 Mayıs pratiğine dair ortak planlamalar tartışıldı. Kolektivizm eğitimi ise "Bireycilik politik günlük hayatımızda nasıl kendini gösterir ve etkin kolektif birey nedir?" sorusu etrafında, katılımcıların kendi pratikleri ve gündelik yaşam deneyimleri üzerinden canlı tartışmalarla yürütüldü. "Her şey hep benim üzerime kalıyor, her şeyi ben yapıyorum", "Kendimi değerli hissetmiyorum" ya da "Kendi görüşümü söylemek için kendimde meşruiyet görmedim" gibi örnek cümleler üzerinden ilerlenerek sorumluluk alma, kolektif etkin birey olma ve yaşamın her alanında devrimci ve kolektif tarzı inşa etme tartışmaların merkezinde yer aldı. Ayrıca eleştiri ve özeleştiri araçları da ele alındı.
Doğu Almanya'daki kampta ayrıca gözaltında zorla kaybetmelere karşı mücadele deneyimleri üzerine bir eğitim düzenlendi. Bu kapsamda Tutsakların Sesi Platformu (TSP), Cumartesi Anneleri, Hasan Ocak'ın kaybedilmesine karşı yürütülen kampanya ve uluslararası ICAD konferansları anlatıldı. Ardından siyasi tutsaklara birlikte mektuplar yazıldı.
Güney-Batı kampında ise bir katılımcı, 2000 yılında İstanbul'da gözaltında cinsel şiddete karşı düzenlenen konferans deneyimlerini aktardı. Bu konferansın, devletin hapishanelerdeki tecavüz ve cinsel şiddet pratiğini kısmen geri püskürtmedeki önemi ve aynı zamanda bu konulara dair ortak tanımların geliştirilmesi için bir zemin oluşturduğu vurgulandı. Tartışmalarda, Avrupa'da hapishaneler dışındaki alanlarda da devlet ve polis tarafından uygulanan cinsel şiddet konusuna dikkat çekildi. Özellikle Filistin dayanışma eylemleri ve antimilitarist protestolar sırasında kadınlara ve giderek daha fazla şekilde trans bireylere yönelik cinsel saldırıların yaşandığı ifade edildi. Filotilla ve Karavan sonrasında genç kadınların yaşadıkları cinsel şiddete dair yaptıkları açıklamalar da birlikte değerlendirilerek, erkek egemen devletlerin bu pratiklerinin normalleştirilmemesi, aksine bunlara karşı mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı.
Kampların son akşamlarında ise devrim şehitlerini anma etkinlikleri düzenlendi. Anmalarda Ivana Hoffmann ve Paramaz Kızılbaş'ın mektupları okundu. Özellikle Yasemin Çiftçi'nin yaşamı üzerinde duruldu, taşıdığı çelişkileri aşarak nasıl özgür bir genç kadına dönüştüğü ele alındı. Ayrıca Suruç Katliamı'nda hayatını kaybeden devrimcilerden Duygu Tuna ve Polen Ünlü'nün yaşamları anlatıldı. Kolektivizm eğitimine atıfla şu vurgu yapıldı: "Sosyalist olmak, temelde yabancılaşma ve sömürü sistemine karşı mücadele etmek ve bunun yerine insan olmayı seçmek demektir."
Kuzey kampında ise 3 Şubat'ta tutuklanan sosyalist kadınların hapishanede kaydettiği Grup Vardiya'nın "Direndikçe Büyürüz" şarkısı birlikte söylendi.
Kampta ayrıca faşistlerin palalı saldırısına uğrayan Uluslararası Gençlik ile dayanışma mesajı paylaşıldı.
Ayrıca Yunanistan'da kolektif mekân Prosfygika'daki tahliyelere karşı direnişle 5 Nisan uluslararası dayanışma günü kapsamında dayanışma ifade edildi ve açlık grevindeki Aristoteles Hantsiz'e selamlandı.

FRANSA YOUNG STRUGGLE DA BAHAR KAMPI'NI GERÇEKLEŞTİRDİ
Young Struggle Fransa, bu yılki bahar kampını 3-6 Nisan tarihleri arasında Paris, Rennes, Lyon, Grenoble ve daha birçok şehirden gelen gençlerin katılımı ile gerçekleştirdi.
Kampta, "21. Yüzyıl sosyalizmi - bilimsel sosyalizm" ve "Sosyalizm nedir?" ile "Zor zamanlarda devrimci olmak" başlıklı eğitimler yapıldı. İvana Hoffmann, Özgür Namoğlu, Okan Altunöz, Ka Daisy, Yasemin Çiftçi ve Süleyman Yeter'in hayatları üzerinde gruplar halinde ideolojik tartışmalar yürütüldü.
"Emperyalist Küreselleşme ve 3. Dünya Savaşı Tehdidi” ve “Ortadoğu ve Sosyalizm” başlığında eş zamanlı iki eğitim çalışması yürütüldü. Birinci eğitimde kapitalizmin nasıl emperyalist küreselleşme aşamasına evrildiği ve kendi varoluşsal krizinin nedenleri anlatılırken, savaş kapitalizmi ve üçüncü emperyalist paylaşım savaşı tehditleri tartışıldı. İkinci eğitimde ise önce devrimci mücadelede taktik ve stratejinin farkları ve mücadeledeki yerleri anlatıldı.
Young Strugle üyeleri, gelecek dönem çalışmaları üzerine de tartışmalar yürütürken, "Sınıf bilinci ve Cins bilinci" başlıklı gündemde de kadın özgürlük mücadelesinin ittifak politikaları ve kadınların sınıf mücadelesindeki yeri tartışıldı, sosyalist erkeklerin kadın özgürlük mücadelesindeki rolü ve şu anki eksiklikleri üzerinde duruldu.
Kampta, kültürel etkinlikler de oldu.