17 Nisan 2026 Cuma

TTB, Dr. Ersin Arslan'ı andı: Toplumsal şiddet münferit değil politiktir

TTB, Dr. Ersin Arslan'ın ölüm yıldönümünde bir çok kentte açıklama yaptı, şiddetin güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceğini belirtti, "Şiddetsiz bir sağlık sistemi, hekimlik ortamı, ülke mümkün ve zorunludur" dedi.

Türk Tabipler Birliği, 17 Nisan 2012 tarihinde bir hasta yakını tarafından görevi başında katledilen Dr. Ersin Arslan'ın ölüm yıldönümünde bir çok kentte açıklamalar gerçekleştirdi. "Sağlıkta şiddete karşı mücadele günü" kapsamında yapılan eylemlerde, bazı kentlerde eğitim emekçilerinin iş bırakma eylemlerine destek ziyaretleri de yapıldı.

DR. ERSİN ARSLAN MEZARI BAŞINDA ANILDI
Dr. Ersin Arslan'ın mezarı başında da bir anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, Antep-Kilis Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve Yönetim Kurulu üyeleri ile Dr. Ersin Arslan'ın yakınları yer aldı.

ANKARA'DA AÇIKLAMA YAPILDI
TTB'de yapılan basın toplantısına Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip, Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Önder Okay ve Merkez Konseyi üyesi Dr. Nilüfer Ustael katıldı. Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan Dr. Pınar Saip; bugün sağlıkta şiddetin nedenlerini ve çözüm önerilerini konuşmaya hazırlanırken eğitimde şiddet gündemiyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Toplumsal yaşamın hemen her alanında tırmanan şiddetin görünen ve görünmeyen sebeplerine odaklanılmadığı sürece güvenlik odaklı önerilerin yetersiz kalacağının altını çizen Saip; demokrasi ve adaletin çökmesinden yabancılaştırma ve ötekileştirmeye, çocukların rekabet, başarısızlık, değersizlik duygularıyla yetiştirilmesinden mafya düzeninin hakim olmasına çok sayıda sebebin sıralanabileceğini dile getirdi. Toplumsal güvenin ancak savaş, çatışma, silahlanma politikalarının durdurulup toplumsal barış, demokrasi, adalet politikalarına alan açılması ile söz konusu olabileceğini vurgulayan Saip, "Biz TTB olarak; diğer meslek gruplarıyla bir araya gelerek önlemlerin alınması, şiddet dilinin yok edilmesi ve toplumsal barışın sağlanması için elimizden geleni yapacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

'TOPLUMSAL ŞİDDET MÜNFERİT DEĞİL, POLİTİKTİR'
Dr. Nilüfer Ustael, 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü'nde her yıl buruk olduklarını fakat bu yıl katmerli bir acı yaşadıklarını ifade etti. "Toplumsal şiddet münferit değil, politiktir. Politik önlemler alınmadığı sürece toplum bu şiddetten kurtulamaz. Kamu otoritesi bir an önce toplumsal barışı sağlamak üzere harekete geçmelidir" diyen Ustael; öğrencileri rekabete zorlayan, başarıyı ancak sınavla ölçen bir eğitim sisteminin topyekun değişmesi gerektiğini kaydetti. "Sağlıkta şiddetin de yarattığı sorunlar da artık bir halk sağlığı sorunudur" diyen Ustael; defansif tıp uygulamaları, hekimlerin daha az şiddete uğrayacakları branşları seçmeleri gibi örnekler vererek önümüzdeki dönemde daha ağır sonuçlar ile karşı karşıya kalınacağına dikkat çekti.

Dr. Önder Okay da "Gerek sağlıkta, gerek eğitimde, kamusal alan şiddet ile bu derece anılır hale gelmişken; 'Bunlar münferit olaylar' veya 'Bu konuyu siyaset konusu yapmayın' demek, politik tercihlerin tezahürüdür" diye konuştu. Toplumsal yaşamda tırmanan şiddeti her zaman politik gördüklerini vurgulayan Okay, TTB olarak toplumsal barış dilinin oluşturulması için gerekli iradeyi ortaya koyacaklarını sözlerine ekledi. Okay daha sonra ise basın açıklamasını okudu.

Basın açıklamasının okunmasının ardından bu yıl ilk defa düzenlenen Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet Araştırma Ödülü törenine geçildi.