Kadınlar İstanbul'da yürüdü: Faillerin cezasız kalmaması için mücadele edeceğiz
İstanbul'da Tünel'den Eminönü'ne insan zinciri oluşturarak yürüyen kadınlar, katledilen kadınların faillerinin cezasız kalmaması için mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini belirtti.
Kadınlar Birlikte Güçlü, katledilen kadınlar için Şişhane'de bulunan Tünel'den Eminönü'ne insan zinciri oluşturarak yürüdü. Eylemde, "Şiddeti önlemesi gerekenler, kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor" dev pankart taşındı.
Eylem de sık sık "Münferit değil erkek şiddeti", "Erkek devlet şiddetine son", "Jin Jiyan Azadî", "Bir kişi daha eksilmeyeceğiz", "Erkek adalet değil, gerçek adalet" ve "Kadın cinayetleri politiktir" sloganları atılırken, "Gülistan Doku'ya ne oldu", "Rojin Kabaiş'e ne oldu", "Yeldana Kaharman'a ne oldu", "İlayda Zorlu'ya ne oldu" dövizleri taşındı.
Yürüyüşün noktalandığı yerde basın açıklaması yapıldı. Kadınlar adına söz alan Evrim Gürenin, tüm katledilen kadınların akıbetini sormak için mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Evrim Gürenin, Gülistan Doku dosyasının 6 yıl sonra açıldığına dikkat çekerek, dönemin AKP Milletvekili Oya Eronat'ın Meclis'te "Bütün aşk intiharlarını Meclis'e mi taşıyalım?" sözlerini anımsattı. Bu tür açıklamaların erkek şiddetini meşrulaştırdığını, kadınların yaşamını değersiz kıldığını vurgulayan Evrim Gürenin, "Gülistan'ın adını unutturmanıza izin vermedik, vermeyeceğiz" dedi.
Evrim Gürenin, şöyle konuştu: "İpek Er cinayetinde olduğu gibi, faili Musa Orhan'ın önce ceza alıp sonra serbest bırakılması da değil. Bir kez daha sorduk, soruyoruz: Rojin Kabaiş'e, Rojwelat Kızmaz'a, İlayda Zorlu'ya, Yeldana Kaharman'a, Esma Kılıçarslan'a, Nadira Kadirova'ya, Feleknaz Keskin'e, Narin Güran'a, Rabia Naz'a, Hande Kader'e, Ejegül Ovezova'ya ne oldu? Daha kaç kadın kaybedilecek? Daha kaç kadın ‘şüpheli ölüm' denilerek, birkaç satırlık tutanaklarla karanlığa gömülecek? Biz biliyoruz ki Gülistan Doku dosyasında karşımıza çıkan karartma; delilleri yok etme, failleri koruma, peşine düşenleri yalnızlaştırma ve cezasızlık pratiği yalnızca tek bir dosyaya özgü değil."
Rojin Kabaiş'in akıbetine dair soruşturmaya dikkat çeken Evrim Gürenin, "Soruların cevapsız bırakılması, Nadira Kadirova'nın ölümünün hızla kapatılmak istenmesi, Yeldana Kaharman dosyasındaki karanlık, polisin İlayda Zorlu'nun ve başka genç kadınların ailelerini arayarak şiddete açık hale getirmesi aynı düzenin sürdüğünü gösteriyor. Böylece kadınları, kız çocuklarını koruması gerekenler, erkek şiddetine uğradığımızda başvurmamız gereken merciler; valiler, savcılar, kolluk bizzat şiddetin faili oluyor. Hakikat açığa çıkana, kaybedilen kadınların akıbeti ortaya çıkana, failler hesap verene ve devlette arkası güçlü olanın suç işleyebildiği bu düzen yıkılana kadar mücadele etmekten, sormaktan ve birbirimizin sesini büyütmekten vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.