1 Aralık 2021 Çarşamba

Kadınlar Diyarbakır'dan seslendi: Özel savaş politikalarına geçit vermeyeceğiz

Diyarbakır'da kadınlar erkek-devlet şiddetine karşı yürüdü. Eylemde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, "Kürdistan'da özel savaş politikaları uygulanıyor. Ama biz kadınlar bu kirli politikalara geçit vermeyeceğiz" dedi.

Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) "Zaman, kadın özgürlük zamanı" şiarıyla Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesindeki Dünya Kavşağı'ndan Rojava Parkı'na yapmak istediği yürüyüş, polis ablukası nedeniyle Medya Kavşağı'na kadar yapıldı.

Yürüyüşe Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekilleri Remziye Tosun ile Dersim Dağ, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran ile çok sayıda kadın katıldı. "Jin jiyan azadî", "Biji berxwedana jinan", "Yoksulluğa isyan ediyoruz", "Hükümet istifa", "Deniz Poyraz ölümsüzdür", "Siyasi tutsaklar onurumuzdur", "Ayşe Gökkan onurumuzdur", "Leyla Güven onurumuzdur" sloganları atan kadınlar yürüyüşte "Hayatımızdan vazgeçmiyoruz", "Ölmek istemiyoruz", "Erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz", "Kadın cinayetlerini durduracağız" ve "Biz kadınlar her yerdeyiz" dövizleri ve lolipoplarını taşıdı. Kadınlar ayrıca tencere tava ve düdük çalıp ekonomik krizi protesto ederken, yoldan geçen araçlar da korna çalarak kadınlara destek verdi.

"Zaman kadın özgürlük zamanı" pankartının gerekçe gösterilerek yürüyüşün engellenmek istendiği eylemde HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, duruma tepki gösterdi. Atasoy, eril zihniyetin kadınlardan korktuğunu vurgularken, "Saat 16.00'ya kadar izinli olan yürüyüş şu an yasaklanıyor. Bizler pankartımızın ardından yürüyeceğiz" dedi.

Kadınlar slogan ve zılgıtlarla polis engelini aşarak yürüyüş gerçekleştirirken, evlerinde bulunan kadınlar tencere ve tavalarla ses çıkarma eylemi ile yürüyüşe destek verdi.

'SİZLER SAVAŞ DEDİKÇE BİZLER JİN JİYAN AZADİ DİYECEĞİZ'
Eylemde ilk olarak konuşan Gülistan Atasoy, kadınların direnerek kazanabileceklerini ve mücadelesinden geri adım atmadığını bir kere daha gösterdiğini vurguladı. Barikatları aştıklarına dikkat çeken Atasoy, "Savaşa karşı, eşitlik ve özgürlüğümüz için buradayız. Gültan Kışanaklar, Sebahat Tunceller, Leyla Güvenler, Ayşe Gökkanlar ve Gönül Erdenler için, onların seslerini buraya taşımak için buradayız. Kapitalist sömürüye karşı açlığa biat etmemizi isteyenlere karşı direnişimizi asla sonlandırmayacağız. Birleşerek isyanımızla, mücadelemizle başarılı olacağız. Sizler varın ölüm deyin, biz 'Jin jiyan azadî' diyoruz, diyeceğiz. Sizler savaş, bizler 'Jin jiyan azadî' diyeceğiz. Kadınlar asla ama asla diz çökmeyecek" şeklinde konuştu.

'ÜLKE İŞKENCE ALANINA DÖNÜŞTÜ'
Ardından DAKAP Dönem Sözcüsü Çağla İzgi, ortak basın metnini okudu. İzgi, eril zihniyetin tüm uygulamalarının, kapitalizmin devam edebilmesi için kullanılan tüm araçların tekrar tekrar şiddeti yarattığına dikkat çekerken, kadını yaşamın her alanında şiddetle karşı karşıya bıraktığını belirtti. İzgi, 20 yıldır devam eden tekçi, otoriter ve savaştan beslenen politikalar ile ülkenin; halklar, kadınlar, çocuklar için eziyet, işkence ve kıyım alanına dönüştüğünü kaydetti.

İzgi, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:

"Bu sisteme ve düzene karşı sesini yükselten, yaşamına ve iradesine sahip çıkan, kendi yaşamı üzerinde söz ve karar sahibi olan, emeğinin hakkını isteyen, erkek otoritesini sorgulayan evde, sokakta, siyasette erkek egemenliğine örgütlü karşı çıkan kadın ve kadın kurumlarını kendi düzenine bir tehdit olarak görüyor. Dört koldan saldıran iktidar, bu kurumları dağıtmakta, kapatmakta ve kadınları rehin almaktadır. Kadınlar, bir yandan erkek ittifakın kadına açtığı savaşla mücadele ederken, diğer yandan yarattığı ekonomik krizle iliklerine kadar yoksulluğu ve işsizliği yaşamaktadır. Esasen, kadınlar başta olmak üzere tüm muhalif kesimleri sindirmeye çalışan iktidarlar, kadına ve çocuklara karşı her türlü şiddeti önlemek ve her türlü koruyucu tedbiri almakla yükümlüdür. Devlet toplumsal cinsiyet eşitliğini toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırmak için politikalar üretmek, cinsiyete dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak, kadına, çocuklara, mültecilere, LGBTİ+'lara karşı şiddet uygulayan failler hakkında etkili ve caydırıcı cezalandırma yoluna gitmek ve cezasızlık politikalarından vazgeçmek zorundadır.

ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRİLİYOR
"Eşbaşkanlık gerekçe gösterilerek, kayyım eliyle gasp edilen belediyelerde kadın merkezleri ve kadın sığınakları kapatılmış, başvurucu kadınların dosyalarındaki bilgiler deşifre edilmiştir. Kayyumlar KHK ile ihraç edemedikleri uzmanlık alanlarında çalışan kadınları görevinden alıp erkek yöneticinin emri altında çalışmaya zorlamış; kadınlar mobbing, aşağılama ve hatta şiddet uygulamalarına maruz kalmışlardır. Kürdistan'da sistem eliyle yürütülen, kadınları ve gençleri hedef alarak toplumu iradesizleştirmeye dönük asimilasyon ve özel savaş politikaları kirli bir şekilde hayata geçirilmiştir. Kadınların bedenine, diline, kimliğine, özcesi varlığına dönük farklı şiddet türleri üniformalı üniformasız çeteleşmiş kamu görevlileri tarafından yürütülmektedir.

HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMYECEĞİZ
Şüpheli kadın ölümlerinin yetkili merciler tarafından üzerinin örtülmeye çalışılmasına karşın kadın cinayetlerini gün yüzüne çıkarmak isyandayız. Deniz Poyraz, Gülistan Doku, İpek Er, Ayşe Gökkan, Leyla Güven, Emine Şenyaşar, Çilem Doğan, Başak Cengiz, katledilen, şiddete, tacize, tecavüze, ayrımcılığa maruz kalan tüm kadınların adalet talebini haykırmak için isyandayız. Şiddetin en ağır ve en yakıcı haliyle karşılaştığımız bugünlerde; gücümüzü ve mücadele azmimizi birbirimizden aldığımız bu dayanışmayla tekrar söylüyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nden, eşitlik, özgürlük ve adalet için mücadelemizden, haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz."

'DİRENEN KADINLAR YOLUMUZA IŞIK TUTTU'
Açıklama sonrasında söz alan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ise "Kürt kadınları önünde barikat kurmak istediler ama görsünler Kürt kadınları nasıl barikatı yıktı. Bugün Kürt kadınları alanı doldurdu ve bu kirli sisteme başkaldırdı. Kadınlar üzerindeki kırım politikaları sürüyor, kadına biat ettirmek istiyorlar ama en baştan beri söylüyoruz bu katletme politikalarına karşı biz kadınlar asla geri adım atmadık" dedi.

DİRENİŞİN SEMBOLÜ OLDU
Tarihten bu yana kadınların direniş mücadelesine değinen Aydeniz, "Mirabel'den Sakine'ye, Seve'den Arin Mirkan'a Kürt kadını tüm dünyaya sembol oldular. Kadınları durdurmak istediler ama bu kadınlar bize yol gösterici oldu ve pes etmediler. Amed'den sesleniyoruz onlar nasıl pes etmediyse biz de pes etmeyeceğiz. Kadınların sesini,rengini ve özgürlüğünü bitiremezsiniz. Biz Kürt kadınları ve dünya kadınları olarak bu kirli sistemi mücadelemizle devireceğiz" diye konuştu.

'GEÇİT VERMEYECEĞİZ'
İktidarın kadının adını silmek istediğine işaret eden Aydeniz, "Bu yüzden mücadeleyi sürdüreceğiz. Bugün özel savaş politikalarıyla Kürdistan'daki kadınları durdurmak istiyor. Ama biz durmayacağız. Bütün oyunlarınızı bozacağız. Bugün bu kirli politikalar ile ülke genelinde bir tecrit uygulanıyor. Tecrit ne kadar çok olursa bu  savaş, kriz ve kadın katliamı devam eder. Bu yüzden tecride karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Bugüne kadar nasıl direndiysek tecrit içinde bu şekilde direneceğiz" şeklinde konuştu.

ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran ise "Erkek egemen iktidarınızı kadınlar devirecek. Tenceremizi tavamızı alsanız da, her şeyimizi alsanız da susmayacağız. AKP'yi, faşist düzeni kadınlar yıkacak" dedi.