Kadın avukatlar adliye önündeydi: Erkek adalet değil gerçek adalet
Bir kadın hakimin erkek savcı tarafından adliye içinde silahla yaralanmasına karşı açıklama yapan kadınlar, "Bu saldırı, kadına yönelik şiddetle mücadelede bilinçli olarak geri çekilme politikalarının doğrudan sonucudur. Kadınların yaşam hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Kartal Bölge Adliyesi'nde savcı Çağatay Kılıçarslan'ın, hakim Aslı Kahraman'ı ateşli silahla vurarak katletmeye çalışmasına ilişkin İstanbul Adliyesi'nde basın açıklaması gerçekleştirdi. "Kadına yönelik şiddet yargının içinde. Koruma aklama yargıla" pankartının açıldığı eylem boyunca "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun" sloganları atıldı. Basın metnini avukat Gülyeter Aktepe okudu.
Fail erkeğin 2022-2024 yılları arasında kadına yönelik şiddetle mücadele bürosunda görevli bir savcı olduğuna dikkat çeken Aktepe, "Bu bilgi başlı başına skandal niteliğindedir ve yargının kadınlar için bir güvence olmaktan çıkıp bir tehdit alanına dönüştüğünü açıkça göstermektedir. Kadınlar adliyeye yalnızca hak aramak için değil, hayatta kalabilmek için de gelmektedir. Bir kadın hakimin, görev yaptığı kurumda, devletin en korunaklı olması gereken binalardan birinde silahlı saldırıya uğraması; devletin kadınlara yönelik şiddeti önleme ve koruma yükümlülüğünü fiilen askıya aldığının en ağır kanıtıdır. İşyerimiz olan adliye binalarında avukatların önüne x-ray cihazı dikenler savcının fail olduğu bu saldırıyı önleyememiştir" dedi.
'ŞİDDETİN KAYNAĞI ERKEK EGEMEN SİSTEMDİR'
Bu saldırının münferit olmadığını ifade eden Aktepe, "Şiddetin kaynağı; eğitim, meslek, statü ya da ekonomik koşullar değil; erkek egemen sistemdir. Failin yargı mensubu olması, şiddetin bir 'istisna' değil; güç ve hiyerarşi ilişkileriyle iç içe geçmiş yapısal bir sorun olduğunu daha da görünür kılmaktadır. Devletin kadınları korumayan, şiddeti önlemeyen, aksine erkek failleri kollayan politikalarıyla ve kadınların taleplerini sistematik biçimde değersizleştiren cinsiyetçi yargı kararlarıyla erkek egemen sistem kurumsallaşmıştır. Dün adliye binasının içinde, yargı mensubu bir erkek tarafından bir kadın hakimin ateşli silahla hedef alınabilmesi, bu kurumsallaşmanın geldiği aşamayı gösteren son derece tehlikeli bir noktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz; bu saldırı, kadına yönelik şiddetle mücadelede bilinçli olarak geri çekilme politikalarının doğrudan sonucudur. Bu politika faillere açık bir mesaj vermektedir; şiddet cezasızdır. Erkeklik korunmaktadır. Kadınların yaşamı ise tali görülmektedir" diye konuştu.
'CEZASIZLIĞA ALIŞMAYACAĞIZ'
Aktepe, şöyle devam etti: "Buradan Hakimler ve Savcılar Kurulu'na sesleniyoruz; yargı mensubu erkeklerin suçları 'mesleki statü' kalkanıyla korunamaz. Bu saldırı karşısında sessizlik, tarafsızlık değil; erkek şiddetinden yana pozisyon almaktır. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak; kadın hakim meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, dosyanın takipçisi olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireylere değil; adaletin kendisine yönelmiş bir saldırıdır. Erkek şiddetine karşı susmayacağız. Cezasızlığa alışmayacağız. Kadınların yaşam hakkını savunmaktan, yargı içindeki cinsiyetçiliği, şiddeti teşhir etmekten ve erkek adalet değil gerçek adalet talebini yükseltmekten vazgeçmeyeceğiz."
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi avukat Yelda Koçak, "Kadınlara her gün doğrultulan silah, bu kez bir adalet sarayında bir kadın hakime doğrultulmuştur. Bunun sebebinin ülkede son yıllarda sistematik bir hal alan cezasızlık politikaları olduğunu çok iyi biliyoruz. Çıkartılan infaz düzenlemeleri, gizli aflarla ve haksız tahrik indirimleriyle, tutuksuz yargılamalarla yürütülen sürecin sonunda tetik bir kadın hakime yönelmiştir. Mesleğimizi ifa ettiğimiz yer, adalat arayışında olduğumuz adliye saraylarında dahi güvende değilsek toplumda hiçbir kadın, hiçbir çocuk, hiçbir LBGTİ+ güvende değildir. Bu bir kez daha çıplak bir şekilde yüzümüze vurulmuştur" dedi.