Hatimoğulları: Çözüm emperyalist güçlerin İran'ı bombalamasında değildir
Partisinin parlamento kadın grup toplantısında konuşan Tülay Hatimoğulları, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısına tepki gösterdi. İran rejiminin zulmünü yakından bildiklerini belirtti, "Ancak çözüm emperyalist güçlerin İran'ı bombalamasında değildir. Savaşın bölgeye yayılarak çok sayıda sivilin katledilmesinde hiç değildir" dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında yapılan parlamento kadın grup toplantısında konuştu.
"Erkek egemen sisteme ve ceberut erkek devlet anlayışına karşı her yerde ve her alanda mücadele eden sevgili kadınlar, bugün mücadelemiz sonucunda bizler buradayız, bu salondayız" diyen Hatimoğulları, direnen, ölümsüzleşen ve hapsedilen kadınları selamladı.
Hatimoğulları, Epstein dosyasını hatırlattı, "Bu dosya patriarkal kapitalizmin ve onu savunan devletlerin kadın ve çocuk bedenleri üzerindeki tahakkümünü görünür kılan bir kırılma anıdır" dedi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin olarak "Bu savaşlar emperyalist sistemin küresel ölçekte kendini yeniden dizayn etme savaşlarıdır" diye konuştu. İran'da yüzlerce sivilin saldırılarda yaşamını yitirdiğini hatırlatarak şunları söyledi: "İran'da molla rejiminin kadınlara, işçilere, emekçilere, halklara karşı baskıcı ve otoriter yaklaşımının net olarak karşısındayız. Demokratik zeminde haklarını savunanlara karşı sergiledikleri oldukça sert müdahaleleri, göstericileri katletmelerini asla kabul etmiyoruz. Ancak çözüm emperyalist güçlerin İran'ı bombalamasında değildir. Savaşın bölgeye yayılarak çok sayıda sivilin katledilmesinde hiç değildir. Bölgenin istikrarsızlaşmasında hiç değildir. ABD ve İsrail'in başlattığı savaş buradan meşrulaştırılamaz."
'İRAN'IN KADERİNİ, İRAN HALKLARI BELİRLER'
İran'ın kaderini, İran halklarının belirlemesi gerektiğini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, "Kürtler, Azeriler, Beluciler ve Farslar belirler. ABD ve İsrail, saldırılarına acilen son vermelidir. Taraflar ateşkes ilan etmelidir ve derhal masaya dönmelidir. İran rejimi, kendi yurttaşı olan kadınların, gençlerin, yoksulların, Kürtlerin ve bütün farklı halkların ve inançların demokratik taleplerini harfiyen yerine getirmelidir" diye konuştu.
'O SAÇ ÖRGÜSÜ BURADA, O KADINLARIN DİRENİŞİ BURADA'
Rojava'da bir cihatçının, kadın savaşçının saç örgüsünü kestiğini ve bunu sosyal medyada paylaştığını hatırlatan Tülay Hatimoğulları, "Saç örgüsü burada, o kadınların direnişi burada. O kadınların direnişi kadın örgütlerinde devam edecek. Bu da o karanlık zihniyete ders olsun" dedi. AKP iktidarının "aile yılı" politikalarının kadınları kamusal alandan çekmeye çalıştığına dikkat çekti, "Evin içindeki yoksulluğa, kamusal yoksulluğa ve aile içi şiddete çekiyor. Sonra istihdam yarattık diyorlar. Kim inanır bu yalanlara? Biz inanmıyoruz" dedi.
'6284 SAYILI YASA EN AKTİF VE ETKİN BİR BİÇİMDE UYGULANMALIDIR'
"Emeği görülmeyen milyonlarca kadınla birlikte açlık ve yoksulluk bitene dek mücadelemizi sürdüreceğiz" diyen Tülay Hatimoğulları, "Kadına yönelik şiddet aile içi mesele değildir" dedi ve ekledi: "Kadına yönelik şiddet aile içi bir mesele değildir; toplumsaldır, kamusaldır, siyasaldır. Kadınların yaşamını korumak da devletin sorumluluğudur. İstanbul Sözleşmesine derhal dönülmelidir. 6284 Sayılı Kanun'un bütün maddeleri en aktif ve etkin bir biçimde hayata geçirilmelidir. Nefret suçlarını tetikleyen politikalardan ve söylemlerden acilen kaçınılmalıdır. Ve burada ezcümle diyeceğimiz şudur: Elinizi bedenimizden, kimliğimizden, yaşamlarımızdan, ruhumuzdan çekin, çekin, çekin!"
'8 MART RUHUYLA ALANLARDA, MEYDANLARDA OLACAĞIZ'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, kadınlara şöyle seslendi: "Barış ve demokratik toplum inşacıları olarak onurlu barıştaki ısrarımız ve kadına yönelik şiddet ve katliamlara karşı mücadelemizle farklı cinsiyetlerin, dillerin, kimliklerin, inançların bir arada eşit yurttaş olarak yaşaması için çalışmaların doğrudan merkezinde olmaya devam edeceğiz. Evet sevgili kadınlar; haklarımıza ve hayatlarımıza yapılan saldırılara karşı 8 Mart ruhuyla 8 Mart'ta alanlarda, meydanlarda olacağız. İsyanımızla direnişi, direnişle özgür ve eşit yaşamı inşa edeceğimizi haykıracağız. Bizler vardık, varız, var olacağız. Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir."
Grup toplantısına katılan Sosyalist Kadın Meclisleri'nden Simay Ada Kart ve Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi'nden Gülcan Tarkan da birer kısa konuşma yaptı.