İstanbul ve Ankara'da hasta tutsakların durumuna dikkat çekildi
İnsan Hakları savunucuları, iki kentte yaptığı eylemlerde, hasta tutsaklar Hayrettin Adak ve Ferzende Elbi'nin durumuna dikkat çekerek, etkili tedavi süreçlerinin işletilmediğinin altını çizdi.
Ankara ve İstanbul'da yapılan eylemlerle hasta tutsakların durumuna dikkat çekildi. Eylemlerde hasta tutsaklar Ferzende Elbi ve Hayrettin Adak'ın bir an önce serbest bıurakılması istendi
İSTANBUL
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için düzenledikleri "F Oturması" eyleminin 726'ncısını Beyoğlu'nda bulunan dernek binaları önünde gerçekleştirdi. Çok sayıda hak savunucusunun katıldığı eylemde bu hafta Metris R Tipi Hapishanesi'ndetutulan hasta tutsak Ferzende Elbi'nin, sağlık durumuna dikkat çekildi. Eylemde "Tedavi Haktır Engellenemez", "Hasta Mahpus Ferzende Elbi serbest bırakılsın" pankartları açıldı. Sık sık "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın", "Tedavi haktır engellenemez", "Tecrit öldürür dayanışma yaşatır" sloganları atıldı. Basın metnini İHD üyesi Melahat Özer okudu.
Hasta tutsak Ferzende Elbi'nin sağlık durumunu aktaran Melahat Özer, "Ferzende Elbi (77), hipertansiyon, koroner arter, kalın bağırsak fıtığı, KOAH, diyabet, kronik bronşit, prostat, her iki böbrekte kist hastası olup, ileri derecede unutkanlık yaşamakta, parkinson, alzheimer ve yaşlılığa bağlı demans şüphesi bulunmaktadır. Ellerde titreme ve uyuşma, görme ve işitme duyularında belirgin azalma, sürekli ve yaygın ağrı yaşayan, bastonla yürüyebilen Elbi'nin, iyi bir bakım ve beslenme yanında Kardiyoloji, Psikiyatri, Nöroloji ve Nefroloji klinikleri tarafından düzenli takibi gerekmektedir. 5 yıl önce tutuklanan ve tutuklanmasını takiben sağlık sorunlarında belirgin bir artış gerçekleşen Elbi, hastalıkları yanında yaşlılığa bağlı sorunları nedeniyle yaşamını ancak başkalarının yardımı ile sürdürebilmektedir" dedi.
'TAHLİYESİNE ENGEL OLUNUYOR'
Ferzende Elbi'nin kardeşinin, hapishane komisyonuna gönderdiği mesajı okuyan Melahat Özer, "Kardeşim 77 yaşında ve 5 yıldır hapiste. Tutuklanmadan önce halk deyimiyle inme denilen rahatsızlığı vardı. Pıhtı atması halinde yaşam riski bulunuyordu. Ama hiçbir kronik hastalığı yoktu. Hapishaneye girdikten sonra yeni yeni sıkıntıları, hastalıkları ortaya çıktı. Kardeşimde kalp, böbrek, tansiyon, şeker, prostat gibi birçok hastalık yanında parkinson ve demans şüphesi var. Aşırı unutkanlık söz konusu. Sizlere gönderdiğim 9 raporda görüldüğü gibi büyük bir hayati tehlikesi bulunuyor. Bu nedenle aile olarak korku ve endişe içindeyiz. İnsan hakları herkes içindir ve sizler bizlere destek veriyor, ilgileniyorsunuz teşekkür ederiz. Adli Tıp Kurumu (ATK) ve hastane doktorları da bu raporların farkındalar fakat tahliyesi konusunda her zaman engel çıkarıyorlar. Kardeşim tutuklu olduğu 5 yıl içinde 9 defa rapor için muayeneden geçti" ifadelerini kullandı.
'KARDEŞİM YAŞAMASI İÇİN SERBEST BIRAKILSIN'
Gönderilen mesajın devamı şu şekilde: "ATK, 1 Aralık 2025 tarihli sonuç raporunda, kardeşimin kardiyoloji bölümüne sevki ve düzenli takip ve tedavi altında tutulması gerektiğini belirtti. ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu 1 Temmuz 2024 tarihinde, ellerinde titreme, uyuşukluk, unutkanlık tespit etti. 07 Ağustos 2024 tarihindeki muayenede hipertansiyon, koroner arter, diyabet tanıları olduğu, düzenli tedavi ve takibi gereken kronik hastalıkları olduğu tespit edildi. Eskişehir Devlet Hastanesi 21 Ekim 2025 tarihinde kardiyoloji, sağ ve sol göz görme bozukluğu, sağ kulakta işitme kaybı ve böbreğinde kist tespit etti. 28 Kasım 2025 tarihinde yapılan muayenede ise tıbbi bakım altında olması gerektiğinden bahisle R Tipi Hapishane şartlarında kalması yönünde karar verildi ve kardeşim bu kararla ölüme terk edildi. Kardeşimin yaşaması için bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz."
ANKARA
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi eylemlerinin 598'inci haftasında Sakarya Caddesi'nde bir araya gelerek, hasta tutsakların durumuna dikkat çekti. İnisiyatif bu hafta, Samsun/Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesi'nde tutulan hasta tutsak Hayrettin Adak'ın sağlık durumuna dikkat çekti.
Açıklamayı okuyan İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, İHD'nin tespit edebildiği kadarıyla Türkiye cezaevlerinde en az bin 412 hasta tutsağın bulunduğunu, bunlardan yüzlercesinin ağır hasta olduğunu belirtti. Yazmacı, "Buna rağmen hapishanelerde sağlık hakkı sistematik biçimde ihlal edilmekte; sevkler geciktirilmekte, muayeneler yüzeysel yapılmakta, tedaviler başlatılmamakta ya da sürdürülememektedir" dedi.
'TEDAVİ SÜRECİ ENGELLENİYOR'
Hasta tutsak Hayrettin Adak'ın durumuna işaret eden Yazmacı, şunları söyledi: "Adak'ın sağlık durumu çok yönlü ve ağırlaşan bir tabloya işaret etmektedir. Kendisi hepatit b hastasıdır. Bunun yanında ayağındaki çapraz bağ yırtığı nedeniyle ameliyat ihtiyacı bulunduğu, alerji ve cilt sorunlarının devam ettiği, yapılan muayene ve tetkiklerde ise dolaşım/damar sistemi açısından da takip gerektiren bulguların yer aldığı anlaşılmaktadır. Ancak bütün bu sağlık sorunlarına rağmen, etkili ve süreklilik taşıyan bir tedavi süreci işletilmemektedir. Hayrettin Adak'ın sağlık durumu açısından en kritik başlık Hepatit B hastalığıdır. Bu hastalık bakımından sorun, yalnızca 'takibin gecikmesi' değildir; uzun süredir etkili tedaviye erişimin sağlanmaması nedeniyle hastalığın ağırlaştırılmış olmasıdır. Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesi'nde düzenli ve nitelikli uzman değerlendirmesine erişememesi, revir hizmetinin süreklilik ve takip üretmeyen biçimde işletilmesi, her defasında farklı hekim tarafından yüzeysel değerlendirmelerle geri gönderilmesi; Hayrettin Adak'ın karaciğer sağlığını koruyacak tedavi sürecini fiilen ortadan kaldırmıştır. Ayrıca hapishanenin bulunduğu yerdeki yüksek nem oranının alerji ve cilt sorunlarını artırdığı, buna rağmen koşulların sağlık hakkı gözetilerek düzenlenmediği anlaşılmaktadır."
Yazmacı, atılması gereken adımların açık olduğunu ve sürecin daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini belirterek şu talepleri sıraladı:
"-Hepatit B hastalığı için derhâl etkili tedavi başlatılmalı, düzenli uzman hekim takibi ve sürekli kontrol sistemi kurulmalıdır. Tedavi süreci "revirde kısa muayene" ile geçiştirilmemeli; tam teşekküllü hastanede kapsamlı değerlendirme yapılarak sonuçlar düzenli şekilde izlenmelidir.
-Karaciğer sağlığını koruyacak ilaç ve takip planı kesintisiz uygulanmalı; gecikmelerin önüne geçilmelidir. Ayağındaki çapraz bağ yırtığı nedeniyle ortopedik tedavi ve gerekli ise ameliyat süreci gecikmeksizin planlanmalıdır.
-Alerji ve cilt sorunlarını artıran hapishane koşulları sağlık hakkı gözetilerek düzeltilmeli; nem ve çevresel koşulların hastalığı ağırlaştırmasına son verilmelidir. Revir hizmeti, her seferinde farklı hekimle yüzeysel muayene biçiminde değil; aynı dosyayı izleyen, düzenli ve kayıtlı bir tedavi süreci şeklinde işletilmelidir."