4 Ekim 2022 Salı

İklim örgütleri: Doğayı özgürleştirmek için mücadele edeceğiz

İklim krizine dikkat çekmek amacıyla İzmir'de yapılan yürüyüşte, "Doğayı ve yaşamı özgürleştirene kadar mücadele edeceğiz" denildi. Eylemde iklim krizinden kişilerin değil, kapitalist üretim ve tüketim ilişkilerinin sorumlu olduğuna dikkat çekildi.

İklim İçin Gençlik, İklim Öncüleri ve İklim İçin Türkiye örgütleri, Küresel İklim Grevi günü dolayısıyla İzmir Alsancak'ta eylem yaptı. ÖSYM binası önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi binasına önüne yapılan yürüyüşün ardından açıklama gerçekleştirildi.

"Parayı değil yaşamı seç" pankartının açıldığı eylemde, "Nükleere inat yaşasın hayat", "Başka bir dünya yok", "Talep edip sorumsuz gibi davranamazsın" dövizleri taşındı. Sık sık, "Nükleere inat yaşasın hayat", "İklimi değil sistemi değiştir", "HES yapma boşuna yıkacağız başına" sloganları atıldı. Açıklamayı İklim İçin Türkiye örgütü üyesi Buse Mazı okudu.

Herkesin hissedebildiği küresel bir ekolojik çöküş yaşadığını söyleyen Mazı, "Bu çöküş; küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, biyolojik çeşitlilik kaybı, su kıtlığı, dünyanın her yanını saran orman yangınları, temiz hava sorunu, buzulların erimesi, iklim göçleri, doğal olmayan doğa olayları, endüstriyel tarım ve hayvancılığa bağlı sorunlar olarak çok yönlü bir şekilde derinleşerek devam ediyor" dedi.

'İKLİM KRİZİNDEN KAPİTALİST ÜRETİM VE TÜKETİM İLİŞKİLERİ SORUMLU'
Canlıların yaşamını devam ettirebilmesi için uygun iklim koşullarına ihtiyacı olduğunu belirten Mazı, bu koşulların bozulmaması için dünyanın ısınma seviyesinin 1,5 derecenin altında olması gerektiğini söyledi. Mazı, "4,5 milyar yıldır var olduğu tahmin edilen gezegenimizin geçmişte 5 kitlesel yok oluş dönemi geçirdiği biliniyor. İçinde bulunduğumuz bu çöküş süreci ise diğer kitlesel yok oluş süreçlerinden farklı olarak, insan eyleminin bir sonucu olarak yaşanıyor" dedi.

Doğaya müdahalenin kişilerin tercihleri değil kapitalist üretim ve tüketim ilişkilerinden kaynakladığını vurgulayan Mazı, "Geçmişte ihtiyaca dayalı 'basit yeniden üretim' kapitalizmin ve teknolojinin gelişmesiyle 'geniş yeniden üretim' halini aldı. Bu gerçekleşirken doğanın ve insan ihtiyaçlarının sınırsız olduğu iddia ediliyordu. Kar odaklı bu üretim ve tüketim biçimine karşı doğanın sınırsız olmadığını insanların ihtiyaçlarının ise sınırlı olduğunu ancak arzularının sınırsız olabileceğini söylememiz gerek" diye belirtti.

'BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ'
Araştırmaların 2050 yılına kadar 143 milyondan fazla insanın su kıtlığından, deniz seviyesinin yükselmesinden ve mahsullerin yetersizliğinden dolayı "iklim göçmenlerine" dönüşeceğine kaydeden Mazı, "Hiçbir denetim ve yaptırımı olmayan uluslararası sözleşmelere güvenmiyoruz. Hayatlarımız ve geleceğimiz için; kendimizden başka kurtarıcı beklemeden bir araya gelmeliyiz. Kalbimiz, doğadan ve yaşamdan yana olan, dünyanın farklı yerlerinde sokaklarda olan arkadaşlarımızla birlikte atıyor. Birlikte, sınırları, ulusları, türleri aşan bir yeryüzü kardeşliği inşa edene, doğayı ve yaşamı özgürleştirene kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu.

Eylemciler daha sonra TSKM önünden, Alsancak İskelesi'ne doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Daha sonra Karşıyaka'ya geçen eylemciler dans gösterisi gerçekleştirdi.