HTŞ yönetiminden Kürtlere dair kararname
HTŞ çeteleri Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim'e saldırılarını sürdürürken, cihatçı HTŞ lideri Golani Kürtlerin haklarına dair bir kararname imzaladı. QSD, "Herhangi bir kararname, istisnasız herkesin haklarını tanıyan ve koruyan kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece, Suriye'nin tüm bileşenlerinin haklarının gerçek bir garantisini oluşturamaz" ifadelerini kullandı.
Cihatçı Heyet Tahrir el Şam'a (HTŞ) bağlı ve Türk devleti destekli çetelerin 16 Ocak gecesi Özerk Yönetim'e dönük saldırılarıyla eş zamanlı olarak, HTŞ lideri Ebu Muhammed el Golani Suriyeli Kürtlerin haklarına dair düzenlemeler içeren bir kararname imzaladı.
HTŞ yönetiminin resmi haber ajansı SANA tarafından paylaşılan kararnamede, Suriye'nin yeni ulusal kimliği "çok kültürlü ve birleşik" olarak tanımlandı. Kararnamede, "Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu" vurgulandı.
8 maddeden oluşan kararnamede şunlar yer aldı:
🔹"Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
🔹Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.
🔹Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.
🔹Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.
🔹Madde (5): 'Nevruz Bayramı' (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti'nin tüm bölgelerinde ücretli resmi tatil ilan edilir.
🔹Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.
🔹Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dahilinde çıkarır.
🔹Madde (8): Bu kararname Resmi Gazete'de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer."
QSD: GEÇİCİ KARARNAMELER DEĞİL, KALICI ANAYASALAR
Kararnameye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Suriye Demokratik Güçleri (QSD), "Niyeti ne olursa olsun, herhangi bir kararname, istisnasız herkesin haklarını tanıyan ve koruyan kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece, Suriye'nin tüm bileşenlerinin haklarının gerçek bir garantisini oluşturamaz" ifadelerini kullandı.
QSD tarafından yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Biz, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak, Suriye Geçici Hükümeti Başkanı sayın Ahmed el-Şara'nın Suriye'deki Kürt halkının haklarına ilişkin çıkardığı kararnameye uyduk. Bu bağlamda, Özerk Yönetim, hakların geçici kararnamelerle değil, Suriye toplumunun tüm halklarının ve bileşenlerinin iradesini ifade eden kalıcı anayasalarla güvence altına alındığını ve korunduğunu teyit eder.
"Niyeti ne olursa olsun, herhangi bir kararname, istisnasız herkesin haklarını tanıyan ve koruyan kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece, Suriye'nin tüm bileşenlerinin haklarının gerçek bir garantisini oluşturamaz. Bu bakış açısıyla, Özerk Yönetim olarak, Özerk Yönetimin Toplumsal Sözleşmesinde açıkça belirtildiği gibi, Suriye'nin gücünün ve gerçek güzelliğinin kaynağı olan bu çeşitliliği göz önünde bulundurarak, Suriye'nin tüm bileşenlerinin, topluluklarının ve inançlarının haklarını koruyan, muhafaza eden ve güvence altına alan çoğulcu bir demokratik anayasa taslağı hazırlamanın gerekliliğini vurguluyoruz.
'SORUNLARIN TEMEL ÇÖZÜMÜ KAPSAMLI BİR ULUSAL DİYALOGDA YATIYOR'
"Bu kararı ilk adım olarak değerlendirsek de, meşru haklarını elde etmek ve herkesin adalet ve eşitliğe dayalı özgür ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik bir devlet kurmak için büyük fedakarlıklar yapmış ve gerçek bir devrim gerçekleştirmiş Suriye halkının özlem ve umutlarının gerisinde kalmaktadır.
"Demokratik Özerk Yönetim, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün, tüm Suriyeliler arasında gerçek bir ortaklığı garanti eden ve vatandaşlık ve sosyal adalet devletinin temellerini atan kapsamlı bir ulusal diyalog ve merkezi olmayan, demokratik bir anayasada yattığını yeniden teyit eder."