21 Ocak 2022 Cuma

HDP Kadın Meclisi: Yoksulluk karşısında tek çözüm ortak mücadele

HDP Kadın Meclisi, "Kadın yoksulluğuna hayır" kampanyasına ilişkin raporunu açıkladı. HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Başaran, 18 kentte kadınlarla yaptıkları buluşmaların sonuçlarını aktardı, artan kadın yoksulluğu, emek sömürüsü, erkek şiddetine karşı ortak mücadelenin önemine vurgu yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, "Kadın yoksulluğuna hayır" kampanyasına ilişkin hazırladıkları raporu açıkladı. Partinin Genel Merkez binasında düzenlenen basın toplantısına HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, kadın milletvekilleri ve Kadın Koordinasyonu üyeleri katıldı.

Basın toplantısında konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Başaran, dolardaki yükseliş, yoksulluk ve açlığa dikkat çekti, "İktidarın kriz çözme yöntemleri krizi derinleştirmekten ve yandaşlarının dolar yatırımlarını arşa çıkarmaktan başka bir işe yaramadı. Ve yine an itibari ile bu derinleşmiş krizin en ağır bedelini kadınlar, işçiler, emekçiler, gençler ödemeye devam ediyor. Evet, kadınların haklarına ve kazanımlarına dönük saldırılar da hız kesmeden devam ediyor. Kadına yönelik şiddet ve katliamlara devam ediliyor" dedi.

2021 YILININ İLK 11 AYINDA 411 KADIN KATLEDİLDİ
2021 yılının 23 Kasımına kadar 251 kadının katledildiğini kaydeden Başaran, Gülistan Doku ve İpek Er'in bu verilerin içinde olmadığını vurguladı. Kübra Ekin'in hala kayıp olduğunu söyleyen Başaran, intihara sürüklenen, kaybedilen kadınlar eklendiğinde ilk 11 ayda 411 kadının erkek şiddeti sonucu katledildiğini söyledi. Kadına yönelik şiddet uygulayanlara "iyi hal", "kravat" indirimlerinin devam ettiğini, kadınlara koruyucu ve kollayıcı yasalar uygulanmadığını ifade eden Başaran, "İstanbul Sözleşmesinden geri çekilerek kadına yönelik şiddet ve katliamlar meşrulaştırılıyor. Getirilen yargı paketlerinin içerisinde kadını koruyan kollayan yasalar değil, kadını yok sayan yasalar mevcut" diye konuştu

İTAAT ETMEDİĞİMİZİ MEYDANLARDA İSYANIMIZI HAYKIRARAK GÖSTERDİK
Erkek egemen iktidarın kadın düşmanı politikalarına işaret eden Başaran, bu politikaların kadın katliamlarını, kadına yönelik erkek şiddetini arttırdığını söyledi. Başaran, kadına şiddet uygulayan erkeklerin AKP-MHP ittifakı tarafından çıkarılan yasalarla serbest bırakıldığını hatırlattı, kadınların bu politikalara karşı boyun eğmediğini, itaat etmediğini vurguladı. 25 Kasım günü onbinlerce kadının sokaklara çıktığını ve isyanını haykırdığını kaydeden Başaran, "Bizler mücadele ve örgütlülüğümüzü büyüterek teklik rejimine karşı kadın dayanışmasını güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

İKTİDARIN BÜTÇESİNE 'HAYIR' OYU VERİN ÇAĞRISI
Kalkınma planından "toplumsal cinsiyet" ibaresinin çıkarıldığını anımsatan Başaran, kadınların ihtiyaçlarının yer almadığı bir bütçe hazırlandığını söyledi. Bütçenin yarın TBMM Genel Kuruluna getirileceğini belirten Başaran, "Getirilen bu erkek bütçenin içerisinde de her yıl olduğu gibi bu yılda kadının adı yok. Hazırlanan bütçe savaşa, ranta, sermayedara hizmet ediyor. Bu bütçe halkın değil, kadınların, gençlerin, çocukların değil; iktidarın ve yandaşlarının bütçesidir. Bu bütçeye biz kadınların oluru yoktur. Kadın yoksulluğu derinleşirken bu yoksulluğun önüne geçmek için tek bir girişimde dahi bulunmayan bu iktidarın hazırladığı bütçeyi kabul etmeyeceğiz. Ve tüm partilere ve özellikle kadınlara sesleniyoruz; bu bütçeye 'hayır' oyu verin" çağrısında bulundu.

Kadınlar, gençler, toplumdan yana olmayan bu bütçeye "evet" diyenlerin bu suça ortak olacağını kaydeden Başaran, "Kadınları ucuz işgücü olarak gören, ayrımcılığa maruz bırakan, kimliksizleştirmek isteyen, emeğini sömüren, Kod-29 ve türevi uygulamalarla hedef alarak kamusal alanın dışına itmek isteyen erkek iktidarın erkek bütçesine olur vermiyoruz. Bulunduğumuz her yerde bunun muhalefetini yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu

18 İL ZİYARET ETTİK 13 BİN 550 KM YOL KAT ETTİK
5 Nisan 2021 tarihinde "Kadın yoksulluğuna hayır kadınlar için adalet" kampanyası başlattıklarını hatırlatan Başaran, kampanya süresince 18 il ziyareti gerçekleştirdiklerini, 13 bin 550 km yol katettikleri bilgisini paylaştı. Kampanya kapsamında gerçekleştirdikleri eylem, etkinlik ve buluşmalardaki asıl amaçlarının dayatılan yoksulluk ve emek sömürüsünü kadınlardan dinlemek ve onların sözünü duyurmak olduğunu kaydeden Başaran, mevsimlik tarım işçisi, tekstil işçisi, eve parça başı iş getirerek geçimini sağlamaya çalışan ve koçer kadınlarla bir araya geldiklerini söyledi. Gittikleri kentlerdeki kadın platformlarındaki kadınların yanı sıra engelli kadınlarla da buluştuklarını aktaran Başaran, "Kadınlar nasıl bir bütçe istiyor" sorusuna yanıt ürettiklerini belirtti.

Yürüttükleri çalışmanın sonuçlarını yaptıkları açıklamalar, Meclis grup toplantıları, araştırma ve soru önergeleriyle kamuoyunun gündemine taşıdıklarını söyleyen Başaran, "Kadınların sesini bulunduğumuz her yerde duyurduk ve duyurmaya devam edeceğiz" dedi.

Başaran Ege, Marmara, İç Anadolu, Akdeniz ve Kürdistan'da gerçekleştirdikleri buluşmalarında kadınların aktardığı kadın emeği sömürüne ilişkin verileri paylaştı. Mevsimlik tarım işçisi kadınların günde 12-14 saat çalıştığını ve 60-110 TL arasında ücret aldığını kaydeden Başaran, üniversite öğrencisi genç kadınlar ve ataması yapılmayan genç kadınların tarlada çalışmak zorunda kaldığına şahitlik ettiklerini belirtti. Mevsimlik tarım işçisi kadınların sorunlarının iktidarın gündeminde olmadığını vurgulayan Başaran, yaşam alanlarını terk ederek mevsimlik işçi olarak göç yollarına düşen kadınların can güvenliği bulunmadığına da dikkat çekti.

KADINLARIN ÇOĞU YOKSULLUKTAN EĞİTİM HAYATINI YARIDA BIRAKMIŞ
Başaran, tekstil emekçisi kadınların uğradığı güvencesiz, düşük ücretlerle çalıştığını söyledi, uğradıkları mobbing ve emek sömürüsüne işaret etti. Tekstil emekçisi kadınların büyük bir kısmının yoksulluk nedeniyle eğitim hayatını yarıda bırakarak çalışmak zorunda kaldığını aktaran Başaran, ev eksenli, parça başı iş yapan kadınlara yönelik emek sömürüsüne de dikkat çekti.

Kadın kooperatiflerini ziyaret ettiklerinin bilgisini paylaşan Başaran, kadınların köylerde fabrika değil, üretim atölyeleri açılması önerisinde bulunduklarını söyledi.

Başaran, koçer kadınların yayla yasakları nedeniyle yaşadıkları sıkıntılara, Roman kadınların uğradıkları ayrımcılık, işsizlik, yoksulluk sorunlarına işaret etti. Süryani kadınların inançları nedeniyle ayrımcılığa uğradığını ve ürettikleri ürünleri satamadığını söyleyen Başaran, 150'ye yakın kadın kurumu ve karma örgütlerin kadın yapıları ile buluştuklarının bilgisini paylaştı.

Başaran, Engelli Kadın Çalıştayı, Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçe Çalıştayı düzenlediklerini söyledi, kadınların dile getirdiği talepleri şu şekilde sıraladı.

Kadınların güvenceli iş ve istihdama erişebilmesi, eşit işe eşdeğer ücret alması, çalıştıkları yerlerde mobbing, taciz, şiddet son bulmalıdır.
Kadınların yaşam ve çalışma koşulları iyileştirilmelidir.
Mevsimlik tarım işçisi kadınların konteynır talebi karşılanmalıdır.
Ev eksenli çalışan kadınlar işçi statüsüne alınmalıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 177 sayılı Uluslararası Çalışma Sözleşmesi Türkiye tarafından imzalanmalıdır. 
Kadın müzisyenlerin çalıştıkları yerlerde emek sömürüsüne maruz kalmaması için belirli bir taban fiyat belirlenmeli ve güvence altına alınmalıdır.
Süryani kadınların ürettiklerini satabilecekleri pazar alanları oluşturulmalıdır.
Koçer kadınların verimli arazilere rahatlıkla yerleşerek üretim yapabilmeleri için yayla yasakları kaldırılmalıdır.
Roman kadınlara yönelik sosyal dışlanma ve ötekileştirme politikalarına son verilmelidir. Roman kadınlar şahsında ötekileştirilen kadınlara yönelik ayrımcılığa son verilmelidir.
Engelli Bireylerin ve Ailelerinin Sorunlarının Çözümü İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu aktifleştirilmelidir.

YOKSULLUK KARŞISINDA TEK ÇÖZÜM ORTAK MÜCADELE 
Kadın yoksulluğunun temel sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Başaran, "Kadınlara yoksulluk, emek sömürüsü dayatılmaktadır. AKP-MHP erkek ittifakının kadınların derinleşen yoksulluğu karşısında çözüm üretme gibi bir derdinin olmadığı bir kez daha açığa çıktı. Bunu, İzmir'de KHK'li kadınlarla yaptığımız buluşmada bir kez daha gözlemledik. Kadınların bu iktidardan hiçbir beklentisi yoktur. İşte bu yüzden erkek egemen iktidarın, kadınlara dayattığı yoksulluk karşısında tek çözüm biz kadınların ortak mücadelesi olacaktır. Kadınların taleplerinin de bizlerin sunduğu önerilerin de hayata geçirilmesinin en önemli yolu, güçlerimizi birleştirmek, mücadelemizi büyütmek ve kadın ittifakımızı ve dayanışmamızı kurarak, yeni yaşamı kadınlar öncülüğünde inşa etmektir" diye konuştu.

KAMPANYAMIZ FARKLI BAŞLIK VE İÇERİKLERLE DEVAM EDECEK
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, "Kadın yoksulluğuna hayır, kadınlar için adalet" kampanyalarının sona ermediğini, farklı başlık ve içeriklerle kadınlarla buluşmaya, seslerini, taleplerini birleştirmeye devam edeceklerini aktardı.

Başaran şöyle konuştu: "AKP-MHP erkek ittifakının kadın düşmanı politikalarına karşı yeni dönem mücadele hattımızı yine tüm kadınlarla ortaklaşarak çizeceğiz. Kadın dayanışması ve mücadelesi ile mutlaka ama mutlaka bizler kazanacağız."