Halklar Kervanı: Bijî berxwedana Rojava demeye devam ediyoruz
Rojava'ya yönelik saldırılara karşı 14 farklı ülkeden yola çıkan Halklar Kervanı, Suruç'ta açıklama yaptı. Suruç'ta 11 yıl önce katledilen 33 düş yolcusunu anan enternasyonalistler, "Bugün burada, insanlığı savunmak için oluşturulan enternasyonalist kervanın bir parçası olarak duruyoruz" dedi.
Cihatçı DAİŞ/HTŞ çetesi ve Türk devletinin Rojava'ya yönelik işgal saldırılarına karşı Almanya'dan yola çıkan İtalya, Fransa, Avusturya ve Sırbistan'dan katılımla yoluna devam eden enternasyonalistlerin oluşturduğu Halklar Kervanı, Urfa'nın Suruç ilçesine ulaştı. Halklar Kervanı, Suruç'ta, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Urfa il ve ilçe örgütleri, Özgür Kadın Hareketi (TJA) yöneticileri ve halk tarafından karşılandı. Karşılamada, "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî berxwedana gelan" ve "Jin jiyan azadî" sloganları atıldı.
Halklar Kervanından enternasyonalist gençler kitleyle birlikte Cumhuriyet Meydanına yürüyüşe düzenledi. "Rojava direniştir, özgürlüktür. Boyun eğmez" pankartının açıldığı yürüyüşün ardından DEM Parti İl Eşbaşkanı Nihat Demirbilek söz aldı, Halklar Kervanından enternasyonalistlere teşekkür etti.
Halklar Kervanı adına basın metnini okuyan Friederike Spies ise, "Bugün Suruç'ta duruyoruz. Rojava sınırındayız. Haftalardır saldırı altında olan Kobanê kentine sadece birkaç kilometre uzaklıktayız. Kobanê halkı elektrikten, sudan, tıbbi malzemelerden ve ısınma imkanlarından yoksun bırakılmış durumda. Çocuklar hastanede bile hayatını kaybediyor, ancak halkın direnişi güçlü kalmaya devam ediyor" dedi.
33 DÜŞ YOLCUSU ANILDI
Suruç'un, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu'nun (SGDF) çağrısıyla Kobanê'ye gitmek üzere 11 yıl önce yola çıkan ve DAİŞ çetesinin bombalı saldırısında 33 gencin katledildiği kent olduğunu hatırlatan Spies, "Bu gençler Kürdistan'da barışa ve Türkiye'de barışa dair umutla doluydu. Umutluydular ve bizim hemen yanı başımızdaki bu sınır gibi sınırların insanlık dışı olduğuna, dayanışmamızın ve aramızdaki bağın galip geleceğine dair inançlarında kararlıydılar. Bugün onları, paylaştıkları aynı inançları sahiplenerek, büyük bir saygıyla anıyoruz. Bir cihatçı intihar bombacısı tarafından öldürüldüler. Tıpkı iki hafta önce Kobanê'yi kuşatan ve şu anda HTŞ ve Türkiye destekli milislerle birlikte saldıran cihatçılar gibi" diye konuşu.
14 ÜLKEDEN YOLA ÇIKILDI
14 farklı ülkeden yola çıktıklarını dile getiren Spies, "Bugün burada, insanlığı savunmak için oluşturulan enternasyonalist kervanın bir parçası olarak duruyoruz. Yüzden fazla insanla birlikte, ortak bir inancı paylaştığımız halkların yanında durmak ve Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik son saldırılara dikkat çekmek için buradayız. Bizi tüm sıcaklıkları ve adanmışlıklarıyla karşılayan Kürt kız kardeşlerimiz ve erkek kardeşlerimizle, bu mücadeleyi destekleyen Türkiyeli sosyalist yoldaşlarla ve bu bölgenin parçası olan tüm kimlikler ve kültürlerle birlikte duruyoruz. Aynı zamanda Rojhilat'ta ve tüm İran'da zalimlere karşı mücadele edenlere en derin saygı ve dayanışma duygularımızı gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kürt halkının gözyaşlarını ve duygularını paylaştıklarını ifade eden Spies, "Kalplerimiz, derinliği okyanus kadar olan Barış Annelerinin sakin, ama sarsılmaz adanmışlığından etkilendi. Onlar, İstanbul'daki elçiliklerin önünde seslerini yükseltmeye ve protestolarına devam ediyorlar. Sadece bu sınırın öte yanında, YPJ, YPG ve SDG'li yoldaşlarımızın Demokratik Özerk Yönetim'in devrimci projesini büyük bir cesaretle savunduğu yerlerde değil; Kürdistan'ın diğer parçalarında da insanlar fanatik ve ataerkil saldırıları geri püskürtmek için mücadele ediyor. Özgür bir yaşam, kadın özgürlüğü, ekolojik ve demokratik bir toplum ve ortak bir toprağın barışçıl, çok etnisiteli güzelliği için verilen mücadeleyi savunuyorlar" şeklinde konuştu.
'BUNLAR BİZİM SINIRLARIMIZ DEĞİL'
Dünyanın dört bir yanındaki yüz binlerce direnişçi insanın Kobanê'ye dayanışma mesajlarını gönderdiğini vurgulayan Spies, şöyle devam etti: "Dayanışmamızın gücü, birleşmiş halkların gücüdür. Enternasyonalist bir kervan olarak buraya, Suruç'a gelene kadar pek çok sınırı aştık. Türkiye sınırını geçebilmek için kendimizi gizlemek zorunda kaldık; gizli bir kervanın parçası olduk. Türk devletinin Kürt özgürlük hareketine yönelik baskılarının kervanımızı durdurmasını engellemek için görünmez olduk. Sınırın Yunanistan tarafındaki yoldaşlarımız dikkat dağıtıcı bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Bu, tüm kervanın başarısını güvence altına aldı. Hepimiz sınırların bizi durduramayacağını açıkça ortaya koyduk. Bunlar bizim sınırlarımız değil; ataerkil devletlerin ve kapitalist ideolojinin çizdiği sınırlar ve dayatmalardır. Bunlar aileleri, toplumları, dayanışmayı ve yaşam hakkını bölen sınırlardır. Ancak onurlu ve özgür iradeye dayalı bir yaşam için verilen kadın mücadelesi, öz belirlenmiş özgür bir yaşam mücadelesi sınır tanımaz."
'BİRLİKTE YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ'
Halklar Kervanının varış noktası olan Kobanê'ye sadece birkaç kilometre uzaklıkta olduklarını vurgulayan Spies, "Rojava'nın yanında duruyoruz, çünkü kadın özgürlüğü, temel demokrasi ve ekoloji mücadelesinin bizi dünyanın dört bir yanındaki direnen halklarla birleştirdiğini biliyoruz. Birçok farklı perspektifi, kültürü ve geçmişi bir araya getiriyoruz; ancak bu mücadeleye olan adanmışlığımız, hangi güzel kültürden gelirse gelsin bu umutları paylaşan herkesi kapsıyor. İşte bu yüzden birbirimizin yanında durmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Mücadele etmeye devam edeceğiz ve birlikte direnmeye devam edeceğiz. Burada böylesine coşkulu bir şekilde karşılanmaktan onur duyuyoruz. Ve bu inançları bizden önce savunmuş tüm yoldaşların ayak izlerini takip ederek sizinle birlikte yürümeye devam edeceğiz" dedi.
Açıklama, "Jin, Jiyan, azadî, bijî berxwedana Kobanê, bijî berxwedana Rojava demeye devam ediyoruz" sözleriyle son buldu.