Gözaltında cinsel işkenceye karşı eylem: Kadınları değil failleri yargıla
Eminönü'nde yan yana gelen çok sayıda kadın, polisin gözaltındaki kadınlara dönük cinsel işkencesini protesto etti. Emniyet müdürlüğünün işkenceye dikkat çekenler hakkında soruşturma başlatmasına tepki gösteren kadınlar, "Kadınları değil, failleri yargıla" diye haykırdı.
Feministlerin çağrısıyla çok sayıda kadın ve LGBTİ+, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) dönük operasyonun ardından patlak veren eylemlerde gözaltına alınan kadınların polis tarafından cinsel işkenceye uğramasına karşı eylemdeydi. Eminönü rıhtımında toplanan kadınlar, "Gözaltında cinsel taciz, çıplak arama işkencedir! İşkence suçtur! Failler yargılansın" pankartı açarak insan zinciri yaptı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekili Kezban Konukçu'nun da destek verdiği eylemde "Çıplak arama işkencedir", "Faili devlet", "Utanç yer değiştirecek", "Yaşasın kadın dayanışması" dövizleri taşındı.
Polis ablukası altında gerçekleştirilen eylemde kadınlar zincir halinde Galata Köprüsünden Karaköy'e yürümek istedi ancak polisin engellemesi üzerine basın açıklaması Eminönü'nde gerçekleştirildi.
'BİR KEZ DAHA POLİSİN CİNSEL ŞİDDETİNE TANIK OLDUK'
Feministler adına yapılan basın açıklamasında, "19 Mart'ta başlayan eylemlerde, haklarımıza, kentlerimize, irademize, hayatlarımıza, geleceğimize, demokrasiye sahip çıkarken bir kez daha polisin cinsel şiddetine, kötü muamelesine, sağlık kuruluşlarında doktorların bunu kayıt altına almayışına maruz kaldık, tanık olduk" denildi.
Gözaltına alınan genç kadınların yaşadığı cinsel işkenceye dikkat çekilen açıklamada, bir genç kadının ifadesinde, "Sakallı, bıyıklı, renkli gözlü ve uzun boylu, 1.85-1.90 boylarında olan erkek polis senin göğüslerin mi var diyerek göğüslerime dokundu. Ben de o esnada altıma kaçırdım. Sağlık muayenesinde kadın polis eğer buradan hızla çıkıp işlemlerin bitmesini istiyorsanız bizi uğraştırmayın dedi. Doktora girdiğimizde yanımızda kadın polis vardı, korktum ve darp edildiğimi söylemedim" dediği, bir başka genç kadının ise iç çamaşırları çıkartılarak çıplak arandığı hatırlatıldı.
'KADINLAR DEĞİL FAİLLER SORUŞTURULMALI'
Bunun üzerine başlayan paylaşımlara dair suç duyurusunda bulunacağını söyleyen emniyetin yaşananları "mesnetsiz iftira" diyerek kestirip attığı hatırlatılan açıklamada, "Bu suçu gündem edenler, 'her gün konuşacağız' diyenler değil, kadınların ifadelerinde bahsettiği cinsel şiddet ve bu şiddetin failleri soruşturulmalı" denildi.
'FAİLİN ÜNİFORMALI OLMASI GERÇEKLERİ DEĞİŞTİRMİYOR'
"Kadınlara, LGBTİ+lara cinsiyetçi küfür etmek, tecavüz tehdidinde bulunmak, cinsel tacizdir, suçtur. Kadınları, LGBTİ+ları tek başına köşelerde sıkıştırıp memelerine, vücutlarına dokunmak cinsel saldırıdır, suçtur" denilen açıklamada, çıplak aramanın da cinsel işkence olduğunun altı çizildi. Faillerin üniformalı olmasının cinsel işkencenin suç olduğu gerçeğini değiştirmediği kaydedilen açıklamada, "Kadınları, LGBTİ+ları taciz edin, köşede kıstırıp dokunun, tecavüzle tehdit eden küfürler sıralayın, çırılçıplak soyun diye bir emir mi aldınız? Bu emri kimden aldınız" diye soruldu.
'UTANMASI GEREKEN BİZ DEĞİLİZ, ONLAR'
Açıklama, şöyle devam etti: "Sokaklarda sesini yükselttiği için polisin cinsel şiddetine uğrayan, o sırada yalnız hisseden, korkan veya hayatta bir erkeğin tacizine uğramak nedir çok iyi bildiği için bunu sosyal medyada gördüğünde endişe duyan, cinsel saldırı tehdidinden, çıplak aranma ihtimalinden tedirgin olan tüm kadınlara, LGBTİ+lara, birbirimize, hepimize sesleniyoruz: Yalnız değiliz. Çaresiz değiliz. Bu baskı karşısında örgütlüyüz, bir aradayız, birbirimizin yanındayız. Bu işkenceyi, bizleri bedenimiz, kimliğimiz üzerinden aşağılamak, utandırmak, sindirmek için yapıyorlar. Ama o utanç çoktan yer değiştirdi. Utanması, yargılanması, cezalandırılması gereken biz değiliz, onlar. Bize "ahlaktan" bahsedip kadınları taciz edenler, işkenceciler."
'RUTİN UYGULAMA DEĞİL İNSAN HAKKI İHLALİ'
Gözaltı ve hapishanelerde işkencenin, kötü muamelenin, ters kelepçenin, çıplak aramanın çok uzun zamandır "rutin uygulama" denilerek geçiştirildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Halbuki ters kelepçe, cinsel şiddet tehdidi, çıplak arama bir 'uygulama' değil insan hakkı ihlali. Buna karşı çıkmak, direnmek, bu suça tanık olduğumuzda müdahale etmek, şikayetçi olmak hakkımız" ifadeleri kullanıldı.
'HESAP VERMELERİ İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM'
Polisin kendini hukukun üstünde gördüğü kaydedilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Haklarında soruşturma izni vermeyen valiye, suç duyurularımıza takipsizlik kararları sıralayan savcılara, bize zamanında 'sürtük' diyebilmiş, Konca Kuriş'in katillerini afla cezaevinden çıkaran Cumhurbaşkanına güveniyorlar. Gözaltında kadınları, LGBTİ+ları taciz ederken, suç işlerken sırtlarını onlara dayıyorlar. Üstüne bir de, kimi troller tarafından sosyal medya hesapları açılarak bu şiddeti gündem eden kadın avukatlara cinsiyetçi saldırılar örgütleniyor, fotoğrafları 'eskort' diye paylaşılıyor. Kimse peşine düşmeyecek sanıyorlar. Ama biz onları çok iyi tanıyoruz. Bütün toplumu, kamuoyunu da peşine düşmeye çağırıyoruz. Bu suçu işleyenleri, bu suça göz yumanları, ortak olanları tespit edelim; hesap vermeleri, yargılanmaları için hep birlikte mücadele edelim!"
Eylem boyunca, "Kadınları değil, failleri yargıla", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "Prosedür değil bu bir işkence", "Çıplak arama cinsel şiddettir", "Cinsel şiddet suçtur, failleri yargıla", "Bu emri kimden aldınız" sloganları atıldı.