6 Mart 2026 Cuma

Füsun Erdoğan yazdı /Benim Kardeş Tutsağım Serpil Topal, Ya Sizinki?

Kimi kardeş tutsak seçeceğim düşündüm elbette… Çok fazla kadın tutsak var. 3 Şubat'ta tutsak edilen Serpil Topal ile başlıyorum. Gerisi siz kadınlarda, siz devrimcilerde…

2002 Mart'ında FKÖ lideri Yaser Arafat İsrail tankları ve buldozerleri tarafından karargahında kuşatıldığında, çok sayıda ülke ve kentten ilericiler, demokratlar, hak savunucuları ve devrimciler Arafat ile dayanışmak üzere, abluka altındaki karargahın etrafında bir koruma çemberi oluşturmuşlardı. O günlerde bir radyo programında, bütün kalbimle orada olmayı çok istediğimi dinleyenlerimle paylaşmıştım.

Uluslararası Dayanışma Hareketi gönüllüsü ABD'li bir barış aktivisti 24 yaşındaki Rachel Aliene Corrie'nin Filistin halkıyla dayanışmasının karşılığı ölüm olmuştu. Gazze Şeridi'nin güneyinde Refah'ta İsrail'e bağlı zırhlı buldozerin önüne dikilerek Filistinlilerin evlerini savunan Rachel sonsuzluğa yürürken Siyonizmin katil niteliğini bütün dünyaya teşhir etmişti. 

13 Ekim'de siyonist İsrail ordusunun Gazze'ye yönelik başlattığı savaşın kısa sürede bir soykırıma dönüşmesine, çok sayıda kadın ve çocuğun katledilmesine, Gazze halkının İsrail bombardımanı altında açlık ve susuzluğa mahkum edilmesine karşı çıkan dünyanın dört bir yanından ilericilerin, devrimci ve demokratların içinde yer aldığı Küresel Sumud Filosu İsrail askerlerinin saldırısıyla durduruldu. Bu dayanışmada yer alanlar İsrail askerlerinin işkencesine maruz bırakıldı. Alman gazeteci Anna Liedtke, İsrail tarafından gözaltına alındığında tecavüz işkencesine maruz kaldı.  Her yerde kadınlar Anna ile dayanışmayı yükseltti.

***
12 Ağustos 2012'de Gebze Kadın Kapalı Hapishanesi'nden bianet.org için gönderdiğim bir yazımı, Hayat tv'de izlediğim Mummia Abu Jamal'ı anlatan bir belgesel üzerine yazmıştım. Tutuklandığı dönemde Siyahi Gazeteciler Birliği Başkanı ve hükümet modeli ile örgütlenen Kara Panterler Partisi'nin Enformasyon Bakanı gazeteci Mumia Abu Jamal, 1981 yılından bu yana ABD'de tutsak. Tek kişilik hücresinde gözlerini kaybetmiş olsa da Jamal, haftalık yazılarıyla tüm dünyadaki devrimcilere umut taşımaktan, dayanışmaktan geri durmuyor. Zira uğradığı bu haksızlık karşısında onu ayakta tutan şeylerden birinin de dayanışma olduğunu çok iyi biliyor.

41 yıldır Fransa'da tutsak olan Lübnanlı devrimci Georges İbrahim Abdullah, 17 Haziran 2025'de tahliye edilerek ülkesine sınır dışı edildi. Abdullah, yapılan bir röportajda, tutsaklık günlerine ilişkin verdiği yanıtta, dayanışmanın neden önemli olduğunu çok yalın bir dille anlatmıştı.

15 Şubat 1999'da gerçekleşen bir komplo ile Türkiye'ye getirilen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik devletin değişik zamanlarda uyguladığı mutlak-tecrit politikasına karşı yürütülen dayanışmanın önem ve yerini kim inkar edebilir ki?!

Gerek dünyadan gerekse de farklı ülkelerden örnekler değişik yönleriyle çoğaltılarak kocaman bir liste çıkarılabilir. Elbette niyetim böyle bir liste çıkarmak değil. İlk elden aklıma gelen bütün bu değişik örneklerde, devrimci enternasyonalizmin simgesi CHE'nin o çok sık hatırladığımız "Dayanışma ezilenlerin inceliğidir!" sözü ya da düşülen her zor durumda, bir çağrı olarak dile getirdiğimiz "Dayanışma yaşatır" şiarı üzerinden tutum almak ve dayanışma etkinliğinde pratikleşerek söze, ilkeye yaşam kazandırmak önemli.

Hiç kuşkusuz dayanışma dediğimiz fiil, sadece zor durumda olan biri ya da birilerine elimizi uzatmak anlamına gelmiyor. Burada dayanışma ile murad edilen şey aynı zamanda güçlü bir şekilde mücadeleyi başarıya ulaştırma istek ve arzusudur.

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinden bu yana yüz binlerce devrimcinin yolu T.C. hapishanelerinden geçti, geçmeye de devam ediyor. 1990'lı yıllarda müebbet hapis cezası alanlar son yıllarda üstelik bir iki yıl da fazladan zindanlarda tutulduktan sonra teker teker tahliye oluyorlar. Ve rahatlıkla söyleyebilirim ki; her bir siyasi tutsak bakımından hapiste direnmenin, ayakta kalmanın önemli dayanaklarından biri dayanışmadır. Her bir tutsağın dayanışmaya dair birçok kişisel öyküsü mevcuttur. Evet, evet dayanışma umudun vitaminidir!...

***
3 Şubat günü aralarında ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ve SKM Sözcüsü Tanya Kara'nın da olduğu ETHA, SGDF, ÖGK, DİSK Limter-İş, Polen Ekoloji ve BEKSAV emekçileri gözaltına alındı. 22 kentte gerçekleştirilen gözaltı saldırısı sonrası 82 sosyalist tutuklandı.

Faşist rejimin bu saldırısı karşısında sosyalist, devrimci, ilerici siyasi parti ve örgütlerin, kadın ve gençlik yapılarının, sendikaların, hukuk örgütlenmelerinin dayanışması içten ve güçlüydü. Takdire şayandı. Faşizmin saldırısı karşısında dayanışmanın yükseltilmesi ve dayanışma çağrıları faşizme karşı birleşik mücadele bilincini ve yönelimini besledi.

Faşist rejimin 3 Şubat saldırısı sonrasında bir dayanışma çağrısı Avrupa'da Tutsakların Sesi Platformu'ndan (TSP) geldi. 

13 Şubat'ta yazılı bir açıklama yapan TSP; 3 Şubat'ta tutsak edilen sosyalistlerle dayanışmak amacıyla "Kardeş Tutsak" kampanyası başlattığını duyurdu. 

Bilindiği üzere, son yıllarda devrimci tutsaklarla dayanışmak, onlara para yatırmak bile faşist rejim tarafından "örgüte yardım-yataklık" iddiasıyla ceza kapsamına alındı. Bu gerekçe ile tutuklanan insan hakları savunucuları, devrimci demokratlar ve hatta aileler yıldırılmaya çalışılıyor. Nedeni ise çok açık; devrimci tutsakları tıktıkları hapishanelerde yalnızlaştırmak, çözmek ve biat ettirmek…

Yolu hapishaneden geçmiş bir devrimci-sosyalist olarak TSP'nin yapmış olduğu çağrıyı bu kez farklı okumak gerektiğini düşündüm. Hiç kuşkusuz bu türden çağrılar ile daha çok çağrı yapan kurumların, yapıların kendi çevre çeper ilişkileri muhataplaşıyor. Bu darlığın aşılmasını da dert etmek, birleşik mücadeleyi geliştirmek bakımından bana önemli görünüyor. Kendini, devrimci, sosyalist, ilerici-demokrat gören herkesin kendisi için de bir sonuç çıkarması gerekir. Adım atmak, sorumluluk almak gerçekten değerlidir. 8 Mart'a sayılı günlerin kaldığı bu zaman diliminde, TSP'nin çağrısını birazcık devrimci kadınlardan yana bükerek, bu kardeş tutsak kampanyasına katılmanın, tutsak kadın devrimcilerden birisi ile "kardeş" olmanın anlam ve önemine ilişkin cümleler kurmak gerekmiyor. Bir kadın tutsağın ismini belirleyip, ona kart ya da mektup göndermekle işe başlamak, sonrasında onun ihtiyaçlarına birazcık da olsa katkıda bulunmak emin olun çok fazla zaman ya da maddiyata sahip olmayı gerektirmiyor. Faşizme karşı öfkeliyseniz, bir taş atmak istiyorsanız, işte size bir taş!.. TSP'nin dayanışma çağrısını büyütmenin, herkesin kendince zenginleştirerek geliştirilmesinin önünde de herhangi bir engel yoktur.

Kimi kardeş tutsak seçeceğim düşündüm elbette… Çok fazla kadın tutsak var. 3 Şubat'ta tutsak edilen Serpil Topal ile başlıyorum. Gerisi siz kadınlarda, siz devrimcilerde…

*Füsun Erdoğan, Gazeteci-Yazar