17 Haziran 2024 Pazartesi

Flormar'da duvarları yıkan direniş

Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Flormar'da işçiler, sendika hakkı için başlattıkları direnişlerini coşkuyla sürdürüyor. Fransız ortaklı kozmetik tekeli Flormar'ın Gebze'deki fabrikasında çalışan işçilerin sendikal mücadelesi sürüyor. Mart ayında yapılan sendika tespiti soncunda Petrol-İş Sendikası iş yerinde yetkili sendika oldu. Ardından fabrika yönetimi, sendika üyesi işçileri işten çıkardı. Sendika düşmanı Flormar patronları bunla da yetinmeyerek, arkadaşlarını alkışlayıp destek sunan 70 işçiyi de işten çıkardı. Tazminatsız olarak işten atılan işçilerin sayısı 119'a ulaştı.
 
Anayasal hak arayışı için sendikalaşan işçiler iş yerinde haksız ve hukuksuz uygulamalar olduğunu belirterek Flormar önünde eyleme başladı. "İlk günkü gibi inançlı ve coşkuluyuz. Kazanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" diyen işçiler, yetkililerin fabrikayı kapalı cezaevine dönüştürdüğünü söylüyor. Flormar işçileri, fabrikanın giriş kapısında bulunan 1 metrelik demir parmaklıkları 2 metreye yükselterek önüne branda çekildiğini, iç kısımda da çay paydoslarında çıkan işçilerin mücadele edenleri görüp desteklememesi için yüksek bir perde kurulduğunu aktardı. İşçiler, brandalara 'kapalı cezaevi' yazarak uygulamayı protesto etti.
 
 
İNSANLIK, DEMOKRASİ VE SINIF MÜCADELESİ VERİYORUZ
 
Konuya ilişkin ETHA'ya bilgi veren Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz, "Bu kadar zalimane, bu kadar fütursuz bu kadar hukuk tanımaz, ahlak tanımaz ve insafsız bir davranış hayatımda görmedim" dedi. Her gün arkadaşlarının, siyasi partilerin, emek çevrelerinin destek için geldiğini aktaran Akyüz, "Burada bu yaşananların mutlaka ve mutlaka Kocaeli'nin değil Marmara'nın değil tüm Türkiye'ye yayılması gerekiyor. Burada hukuk mücadelesi var, burada insanlık mücadelesi var, burada demokrasi mücadelesi var, burada sınıf mücadelesi var" ifadelerini kullandı.
 
Kural tanımaz ve yasalardaki boşluklardan yararlanarak çalışanların üzerine gelen bir anlayışla karşı karşıya olduklarını söyleyen Akyüz, sözlerine şöyle devam etti: "Arkadaşlarımız anayasal haklarını kullanarak sendikaya üye oldu ve Mart ayı içerisindeki çoğunluk tespitinde olumlu yanıt aldık. İşverene tespit sonucu gittikten sonra, bu işe önderlik yaptığını düşündükleri bütün arkadaşları işten çıkardılar. Önce 12 arkadaşımızı, ardından iki üç kişi daha çıkarıldı. İki ay boyunca arkadaşlarımıza ödeme yapılmayınca haklarını almak için buraya geldiler. Hepsine tazminatsız çıkış verildi. Şimdi içeride baskı uygulanıyor. İşçilere zorla alan değiştirtmeye çalışıyorlar. Ya alan değiştireceksin ya da istifa edeceksin diyorlar."
 
'O PARTİ BU PARTİ BIRAKIN SİZDEN YANA ÇALIŞAN VAR MI?'
 
Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını aktaran Akyüz, 10 gün önce verdikleri dosyanın hala savcının önünde durduğunu söyledi. Akyüz, "Herkes bundan ders çıkarsın. Yasalar kimin için çalışıyor kimin için çalışmıyor buna iyi bakın. Duygusal davranmayın. O partiymiş bu partiymiş bırakın. Sizden yana çalışan bir anlayış var mı yok mu ona bakın. Buyurunuz. Dosya orada duruyor. Burada insanlık ölüyor savcı hala dosyamıza bakacakmış. Kimin insafına kalmışız. Ülke KHK'larla yürüyor. Var mı böyle anlayış" diye belirtti.
 
'ÇİN SEDDİ ÖRSENİZ DE ARADAKİ BAĞI KESEMEZSİNİZ'
 
Akyüz, "Direnen arkadaşlarımıza içeride çalışanlar 9 buçuk molasında gelip geçerken selam verdikleri için işten atıldılar. Daha sonra giriş kapısını yükselterek önüne branda çektiler. İç kısımda diğer işçiler burayı görmesin diye yüksek bir çadır perde kuruldu. İsrail'de olduğu gibi burada da bir utanç duvarı ördüler, insanlıkla kendi aralarına. İsterseniz Çin seddi örün gönüller arasındaki bağı kesemezsiniz. Biz başaracağız. Bu insanlar oraya sendikalı olarak geri dönecek" dedi.
 
ONLAR PES EDENE KADAR BİZ PES ETMEYECEĞİZ
 
 
Flormar önünde bekleyişlerini sürdüren işçiler de şunları söylediler:
 
Ayla Güzen: Eylül'de tam iki senem dolacaktı. Sendikaya üye olduğumuz için işten çıkarıldık. Arkadaşlarımızla beraber dışarıdayız direnmeye devam edeceğiz. Çalışırken arkadaşlarımıza alkışlayıp desteklediğim için üretim bölümüne alınmadan direkt çıkarıldım. O gün 70 arkadaşımız birden çıkarıldı. Şuan 119 kişi çıkarılmış durumda. İnsanlar buraya ömürlerini vermişler. Haklarımızı istiyoruz. İlk günkü gibi direnmeye devam ediyoruz ve onlar pes edene kadar biz pes etmeyeceğiz. Kazanana kadar devam edeceğiz.
 
SENDİKA BİTENE KADAR TAZMİNAT YOK!
 
Funda Sarıtaş: Ekipman bölümünde bölüm sorumluluğu yapıyordum. 15 Mayıs'ta çıkarıldım. Yıllardır birlikte olduğum ekmek yediğim ve alınteri döktüğüm arkadaşlarımı çay molasında alkışlayıp, destek verdiğim için üretim alanına alınmadan insan kaynaklarına çağrıldım ve işten çıkarıldım. Müdürle görüştüm tazminat alabilecek miyim diye. Müdür de ‘kesinlikle bu sendika olayı bitene kadar tazminat vermeyeceğiz' dedi.