Dünyadaki çoban ateşleri
Son birkaç ayda birçok ülkede çiftçiler, sağlık emekçileri, öğretmenler, tekstil işçileri, ulaşım işçileri başta olmak üzere çok çeşitli iş kollarında hem kamu hem de özel sektörde yaygın eylem ve direnişler gerçekleştirdi. İşçiler toplumun diğer kesimlerinin de desteği ile fabrika işgali, yürüyüşler, grevler, yol kesme eylemleri yaptı.
Dünyanın neresinde hangi iş kolunda olursa olsun gerçekleşen tüm işçi eylemleri ezilenlerin mücadelesini büyütür. Birbirinden öğrenen işçiler direnişlerle, eylemlerle ve birçok mücadele biçimi ile emperyalist devletlerin ve sermaye yanlısı hükümetlerin karşısına dikiliyor ya örgütlenme hakkı ya da çalışma koşullarının iyileştirilmesi ya da insanca yaşamaya yetecek ücret için...
Son birkaç ayda birçok ülkeye yayılan irili ufaklı işçi eylemlerinin arttığını görüyoruz. Farklı sektörlerden milyonlarca işçi, emekçi, grev, yürüyüş, iş bırakma, yol kesme, işgal gibi çeşitli biçimlerle patronlara ve iktidara karşı kararlı ve yaygın bir mücadele ortaya koydu, koymaya da devam ediyor. Emperyalist küreselleşme sürecinde derinleşen varoluşsal krizden çıkabilmek için neoliberal politikalara sarılan kapitalist devletler; öncelikle işçi sınıfının söz, eylem ve örgütlenme hakkı başta olmak üzere insanca çalışma koşulları ve ücret hakkına saldırıyor.
Var olan hakların ortadan kaldırılmak istenmesi ile işçi sınıfının köleleştirilmesinin derinleştirilmesi ve sermayenin güçlenmesi, büyümesi amaçlanıyor.
Birbirleriyle rekabet eden sermayedarlar en ucuz iş gücü ile en az maliyetli mal ve hizmet üretimi istiyor. Temsilcisi olduğu sermayeye hizmet eden iktidarlar ise neoliberal, emek düşmanı politikalarıyla artan enflasyon derinleşen yoksulluk krizinin yükünü işçi ve emekçilerin sırtına yüklüyor. Ancak tüm bu saldırılara karşı Tayvan, Kuzey Kıbrıs, Sri Lanka, Avusturya, Almanya, Bangladeş, Pakistan gibi birçok ülkede işçi ve emekçiler sermaye yanlısı politikalara karşı çıkıyor.
Son birkaç ayda birçok ülkede çiftçiler, sağlık emekçileri, öğretmenler, tekstil işçileri, ulaşım işçileri başta olmak üzere çok çeşitli iş kollarında hem kamu hem de özel sektörde yaygın eylem ve direnişler gerçekleştirdi. İşçiler toplumun diğer kesimlerinin de desteği ile fabrika işgali, yürüyüşler, grevler, yol kesme eylemleri yaptı.
Bangladeş'te iç giyim işçilerinin bir günlük fabrika işgali sonrası yürüyüşe geçmesine karşı polisler, plastik mermi, cop kullanarak saldırı gerçekleştirdi ve işçiler durdurulmaya çalışıldı. Kuzey Kıbrıs'ta "yoksulluğa, yolsuzluğa, yok oluşa hayır" diyen kamu emekçileri erken seçim talebiyle eylem yaptı.
Bir örneğini İngiltere'de gördüğümüz yapay zeka destekli alanlarda yaşanan toplu işten çıkarma saldırıları, ekonomik kriz bahanesi ile işçi kıyımları arttı. Büyüyen işsizler ordusu patronlar için güvence oluyor. Kölelik koşullarına, sefalet ücretine ve örgütsüzlüğe rıza oluşturulmaya çalışılıyor.
Birçok ülkede olduğu gibi Hindistan'da da işçiler, emekçiler eylemdeydi. ABD ve İngiltere ile yapılan ticari anlaşmaların iptali için grev yapan minyonlarca işçi yeni iş yasasının iptal edilmesi başta olmak üzere çeşitli talepleri için sokağa çıktı. 12 Şubat'ta 300 milyon işçi 1 günlük uyarı grevi yaptı. Çiftçiler başta olmak üzere kadınlar, öğrenciler, sosyalistler ve komünistler de grevde yer aldı. Toplumun bütün ezilen kesimlerinden desteklenen bu grev hükümete uyarıydı. İşçiler ticari anlaşmalar ve yeni iş yasası iptal edilmediği takdirde daha büyük grevlerle sokağı dolduracaklarını duyurdu.
Bugün 3. emperyalist paylaşım savaşı hazırlıklarının somut görüngelerini yaşıyoruz. Emperyalist güçler ve kapitalistler; savaş ekonomisini önceleyen ve güvenlik politikalarına uygun ekonomik programlar yaşama geçiriyor. Bu saldırı politikalarına karşı emeğin özgürlüğü için mücadele eden işçi ve emekçiler; emperyalist savaşlara karşı da mücadele ediyor ve üretimden gelen gücünü kullanıyor. Son bir yılda siyonist İsrail'in Gazze’deki soykırım saldırılarına karşı İtalya, İsveç ve Yunanistan'daki işçiler, işgal, grev ve iş bırakma eylemleri yaptılar. Katil İsrail’e mühimmat ve savaş malzemesi taşımayı reddedip, gemilere yükleme yapmadılar. İşçi sınıfı çarkların kimin için ve nasıl döndürüldüğünün denklemini çözeli çok uzun zaman oldu. Bu denklemde gedikler açarak ilerliyor. Yanan binlerce çoban ateşini büyütmek ve çoğaltmak görevimiz ise bir kez daha omuzlarımızda yükseliyor.