30 Kasım 2025 Pazar

Dünya Kadın Konferansı 2. Teorik Semineri Nepal'de gerçekleştirildi

Kadınlar, Dünya Kadın Konferansı 2. Teorik Semineri için Katmandu'da bir araya geldi. Emperyalizme, faşizme, ekolojik yıkıma karşı mücadele, kadın devrimi, kadınların birleşik mücadelesi üzerine tartışmaların yürütüldüğü çalışmada, çeşitli ülkelerdeki kadınların mücadele deneyimleri paylaşıldı, mücadelenin nasıl büyütüleceği üzerine öneriler sunuldu.

Taban Kadınları Dünya Kadın Konferansı 2. Teorik Semineri, 27-29 Kasım günlerinde Nepal'in Katmandu şehrinde gerçekleştirildi. Sukunda Banquet Hall'da düzenlenen ve 28 ülkeden 300'ün üzerinde kadının katıldığı buluşmada, aralarında Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB), Zora, ADHK, Kongra Star, TJA, Tunus'tan Latifa Tamalaah Kadın Komitesi, Pride Rebellion, Yeni Kadın, Emekçi Kadınlar, İşçi Emekçi Kadın Komisyonları, Courage, PiA, Bangladeş Sosyalist Partisi'ne bağlı Devrimci Kadın Forumu, Sri Lanka Özgür Kadınlar, Hindistan AIMISS, Hindistan CPI (ML) Mass Line Tüm Hindistan Devrimci Kadın Örgütü, Güney Afrika Numsa Sendikası, Kamerun UPC-Manidem, Botswana Women Against Rape, Peru'dan Mücadeleci Kadınlar Birliği'nin de bulunduğu çok sayıda kadın örgütü katıldı.

'SAVAŞLARIN ANA KAYNAĞI EMPERYALİZM'
Seminerin açılışında, Nepal Komünist Partisi (NCP) Mashal temsilcisi ve Dünya Kadın Konferansı Asya Koordinatörü Durga Paudel, katılımcıları selamladı. Paudel, açılış konuşmasında emperyalizmin küresel çatışmaların ve savaşların ana kaynağı olduğunu vurguladı, "Savaşların sonuçlarından en çok etkilenen kadınlar barış mücadelesinde öncülük üstlenmelidir. Emperyalizme karşı direniş, sadece siyasi bir zorunluluk değil, aynı zamanda hayatı, özellikle de kadınların hayatını korumak için ahlaki bir yükümlülüktür" dedi.

AFGAN KADINLARLA DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Taliban'ın baskısı nedeniyle seyahat edemeyen bir Afgan kadın, video mesajla seminere katılırken, Afganistan'daki kadınlarla dayanışmanın artarak devam etmesi çağrısında bulundu, "Mücadeleye devam edeceğiz" dedi.

KADINLAR EKOLOJİK YIKIMI TARTIŞTI
Seminerin ilk konu başlığı, "Sosyal-ekolojik dönüşüm ve kapitalizmin insanlığı ve doğayı tahrip eden yaşam tarzı nedeniyle kadınların çifte sömürüsü ve baskıya maruz kalması"ydı. EKA temsilcisi, 2023 yılında Türkiye'de meydana gelen depremin yıkıcı sonuçlarını, çok uluslu şirketlerin yeniden inşa projelerinden yararlanma süreçlerini anlattı. Bu süreçte bölgedeki kadınların nasıl örgütlendiğini paylaştı.

Botswana'daki Women Against Rape (Tecavüze Karşı Kadınlar) temsilcisi Obonye Mothowamadi, Maun'daki topluluğunda şiddet ve insan ticareti ile ilgili dikkat çekici istatistikler sundu.

Togo'dan Marie Paula, çevre sorunlarının, özellikle Afrika'daki kadınlar ve savunmasız topluluklar üzerindeki etkisini anlattı, iklim değişikliği, ormansızlaşma, su kirliliği ve kıyı erozyonu sorunlarının kadınlar üzerindeki etkilerine değindi.

'DOĞANIN VE KADINLARIN KURTULUŞU İÇİN SOSYALİZM'
Peru Mücadeleci Kadın Birliği'nden Edith Luz, Perulu kadın çiftçilerin toprak ve çevreyi koruma mücadelesini anlattı. Madencilik ve tarım endüstrisinin doğal kaynakları tahrip ettiğini ve bunun özellikle Peru'nun kırsal bölgelerinde yaşayan kadınların geçim kaynaklarını tehdit ettiğini ifade eden Luz, ataerkil ve kapitalist yapıların kökten değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Dünya Kadınları Platformu'ndan Petra van Ham, kapitalizm, emperyalizm ve kadınların çifte sömürüsü arasındaki bağlantıyı açıkladı. Yetersiz çevre koruma önlemlerini eleştiren Ham, insan ve doğanın sömürüsünü sona erdirmek ve sınıf mücadelesinde kadınların kurtuluşunu sağlamak için sosyalizm ve komünizm yoluyla devrimci bir çözüm gerektiğini vurguladı.

KADIN DEVRİMİ TARTIŞILDI
Seminerin ikinci konu başlığı "Kadın devrimi; sosyalist devrim, kadınların sömürü ve baskıdan kurtuluş yolları"ydı. Almanya MLPD Başkanı Gabi Fechtner, emperyalizmin kadınların baskı altında tutulmasını ve çevrenin tahrip edilmesini teşvik eden, tedavi edilemez, ölmekte olan bir sistem olduğunu belirtti. Sosyalizm inşa deneyimlerinin başarısız olmadığını, ancak ihanet ve bürokratik hatalar nedeniyle raydan çıktığını vurgulayan Fechtner, ekonomik temelleri devrimci şekilde dönüştüren ve kapitalist düzeni yıkacak gerçek bir sosyalizm çağrısında bulundu. Kadınları "geleneksel" rollerine geri itmeye çalışan modern faşizme karşı uyarıda bulunan Fechtner, kadınları ve işçi hareketini birleştirerek ataerkil ve emperyalist yapılara karşı mücadele etmek için birleşik bir antifaşist cephe kurulması gerektiğini savundu.

Konuşmasında Ka Daisy, Okan Altunöz ve Ivana Hoffmann'ı anan LGBTİ+ örgütü Pride Rebellion temsilcisi, kadınların kurtuluşu ile LGBTİ+ kurtuluşu arasındaki bağa işaret etti. Faşist bir yönetimin bulunduğu Türkiye'de "ailenin korunması" bahanesiyle farklı cinsel kimlikleri suç sayan yasalar çıkarılmak istendiğini, LGBTİ+'lara yönelik saldırganlığın artırıldığını kaydeden Pride Rebellion temsilcisi, heteroseksist ataerkiliğe karşı kadın ve LGBTİ+ hareketinin ortak mücadelesinin önemine vurgu yaptı. Ayrıca, faşizme karşı LGBTİ+ hareketinin önemli bir rol oynayacağına ve güçlü antifaşist cephelerin oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

SKM SEMİNERE MESAJ GÖNDERDİ
Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) adına seminere katılım sağlanamazken, SKM adına gönderilen mesaj okundu. Kadın devriminin sosyalist devrimin ayrılmaz parçası olduğu vurgulanan SKM mesajında, kapitalizme, erkek egemen sisteme, kadınların çifte sömürüsüne karşı mücadelenin aynı zamanda kapsamlı bir toplumsal dönüşümü de kapsadığı belirtildi. Kadın devriminin sadece yasal eşitlik mücadelesi olmadığı, devrimde kadınların siyasi ve örgütsel etkisini güvence altına almak için özerk kadın örgütlerinin kurulması gerektiği vurgulanan SKM mesajında, bakım emeğinin toplumsallaştırılması, kadınların kendileriyle ilgili söz sahibi olmaları, politik kadın hareketlerinin önemi, ataerkil yapılara karşı verilen mücadelenin gerekliliği üzerinde duruldu. Mesajda ayrıca, toplumsal erkeklikle yüzleşmeye dair örnekler sunuldu.

Kongo'dan AFACO temsilcisi Philomene Mbala, kadın hareketinde uluslararası ittifakların önemini vurguladı. Uluslararası kadın hareketinin güçlendiğini, ancak çoğu zaman kırsal alanlarda, küresel güneyde veya savaş sonrası kadınların gerçek mücadelelerini yansıtmayan konuların hakim olduğunu belirten Mbala, bölgesel toplantılar yapılması, ezilen kesimlerden kadınların katılımıyla dayanışmanın güçlendirildiği yatay bir işbirliği çağrısında bulundu. Mbala, ittifak çalışmalarının, ataerkil ve sömürücü sistemlere karşı güç ilişkilerini sorgulayan politik bir boyutu olması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

FAŞİZM VE NÜKLEER DÜNYA SAVAŞI TEHLİKESİ
Kadınlar seminerin üçüncü oturumunda "Faşizm ve nükleer dünya savaşı tehlikesi" başlığında tartışmalar yaptı. Courage kadın örgütü temsilcisinin ardından söz alan TJA aktivisti, faşizm, savaş ve ataerkil iktidar yapılarının bir ifadesi olan dini gericilik arasındaki ilişkiye değindi. Bu yapıları aşmanın tek yolunun sosyalizm olduğunu belirten TJA aktivisti, kadınların ataerkil yapıları sorgulayarak ve kendi kendilerini örgütleyen, tabandan demokratik bir toplum inşa ederek toplumsal dönüşümde merkezi bir rol oynadıkları Rojava devrimini örnek gösterdi.

Rusya'daki kadınların durumunun da ele alındığı oturumda, kadınların siyasete katılımının düşük olduğu, aile içi şiddetin suç olmaktan çıkarıldığı, kadınların evde ve işyerinde çifte sömürüsüne değinildi. Ukrayna-Rusya savaşının kadınlar üzerindeki etkisinin yanı sıra Rusya'da artan sağ örgütlenmeler ele alındı.

Yeni Kadın temsilcisi, faşizm, savaş ve nükleer çatışma tehlikesinin giderek arttığını belirterek, emperyalizm, faşizm ve savaşla mücadele etmek için aktif direniş ve uluslararası dayanışmanın gerekliliğini vurguladı. Kadınların bu tehditlere karşı direnişte merkezi bir rol oynadığını belirten Yeni Kadın temsilcisi, bu zorlukların ancak sosyalist bir devrim ve işçi sınıfının birleşmesi ile aşılabileceğini vurguladı.

Ayrı bir oturumda ise Nepal'deki halk savaşında yer alan çeşitli örgütlerin kadın temsilcileri, mücadele deneyimlerini paylaştı. Gerilla savaşı döneminde silahlı mücadeleye yüzde 40 oranında katılan kadınların, devrim sonrası dönemdeki geriye düşüş döneminde yaşadıkları sorunların tartışıldığı Taban Kadınları Dünya Kadın Konferansı 2. Teorik Semineri, emperyalizme karşı mücadele, toplumda patriarkanın rolü, çeşitli siyasi mücadele deneyimler, kadınlar ve teorik çalışmanın da yer aldığı serbest tartışma yapıldı. Seminerde, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) temsilci Meryem Abu Dakka, yurtdışına çıkış yasağı nedeniyle konferansa katılamayan Dünya Kadın Konferansı Ortadoğu Koordinatörü Songül Yücel ve Rojava'dan Devrimci Komünist Kadınlar (JKŞ) temsilcisi Fadya Sido'nun görüntülü mesajları izlendi. Kadınların buluşması çeşitli kültürel etkinliklerde dans, tiyatro ve şiir dinletisiyle sona erdi.