13 Ağustos 2022 Cumartesi

Cumartesi Anneleri Süleyman Cihan'ın katillerinin yargılanmasını istedi

Cumartesi Anneleri, Süleyman Cihan'ın akıbetini sormak için gerçekleştirdikleri 906'ıncı hafta eylemini İHD İstanbul Şubesi'nde gerçekleştirdi. Açıklamayı yapan Nur Sürer, "41 yıl sonra aynı kararlılıkla söylüyoruz; Süleyman Cihan'ı ve onu kaybedenleri unutmadık" dedi.

Gözaltında kaybedilenlerin akıbetini açığa çıkarmak, kaybedenlerin yargılanması için 906 haftadır mücadele eden Cumartesi Anneleri, bu hafta 41 yıl önce işkencede katledilen Süleyman Cihan'ı andı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde sanatçı Nur Sürer'in katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada kayıp yakınları, kaybedenlerden hesap soracaklarını bir kez daha vurguladı.

Açıklamayı okuyan Sürer, kayıpların faillerinden biri olan Mehmet Ağar'ın, kayıp yakınlarının hayatına Siyasi Şube Müdür Yardımcısı olduğu 1980 yılında Hayrettin Eren'in gözaltında kaybedilmesi ile girdiğini söyledi. Sürer, Ağar'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube Müdür Muavini, Terör ve Asayişten sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı ve Ankara Emniyet Müdürü olarak çalıştığı 80'li yıllarda; İstanbul Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürü, Adalet ve İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı 90'lı yıllarda yüzlerce kişinin gözaltında kaybedildiğini hatırlattı.

Mehmet Ağar'ın Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde Özel Harekat Dairesinin bir suç örgütü gibi faaliyet gösterdiğine işaret eden Sürer, Ağar'ın Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak" suçlaması ile yargılandığını ve beş yıl hapis cezası aldığını, yine aynı dönemle "cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek" suçlarından Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya devam edildiği bilgisini paylaştı.

Mehmet Ağar devletin bilgisi dahilinde, içinde devlet görevlilerinin de olduğu bir suç örgütü kurduğunu söyleyen Sürer, "Bu örgütün faaliyetleri kapsamında evlatlarımız öldürüldü, kaybedildi. Bu gerçek devletin raporlarında ve mahkeme tutanaklarında da yer aldı. Ancak Ağar, 'her devrin adamı' olmaya ve suçlarına ortak olacak yeni müttefikler yaratmaya devam etti" dedi.

41 yıl önce Süleyman Cihan'ı gözaltında katledenlerin yargılanıp cezalandırılmasını isteyen Sürer, "Kaç yıl geçerse geçsin; Süleyman Cihan için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 207 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray'dan vazgeçmeyeceğiz" dedi.

NE OLMUŞTU
Öğretmen olan Süleyman Cihan'ın 12 Eylül askeri darbesinin ardından hakkında arama kararı çıkartıldı. 29 Temmuz 1981 tarihinde Edirne'den İstanbul'a gelmek üzere bindiği yolcu otobüsü İstanbul'a yaklaştığı sırada sivil polisler tarafından durduruldu. Gözaltına alınan Cihan, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Emniyet ve savcılığa başvuran aileye oğullarının gözaltına alınmadığı söylendi. Aile ve avukatlarının 85 günlük ısrarlı arayışı sonucunda; Cihan'ın Siyasi Şube'de aylarca işkence gördükten sonra öldürüldüğü, ölü bedeninin yüksekten atılarak intihar süsü verildiği ve kaybedilmek maksadıyla "kimliği meçhul kişi" olarak gömüldüğü açığa çıktı.

Olayın izini süren aile ve gazeteci Kürşat İstanbullu, polis tarafından ağır tehditlere maruz kaldı. Somut kanıtlar ve çok sayıda tanık olmasına rağmen, tüm hukuki girişimler sonuçsuz bırakıldı; zamanaşımı devreye sokularak dosya kapatıldı. Bilinen failler cezasızlıkla korundu.

Süleyman Cihan'ın işkence ile öldürülmesi ve bedeninin kaybedilmesi ile ilgili hakkında suç duyurusunda bulunulan görevlilerden biri de dönemin Emniyet 2. Şube Müdürü 
Mehmet Ağar oldu. Cihan'ın işkencede ölümüne intihar süsü veren düzmece raporlarda Ağar'ın da imzası vardı.