4 Ekim 2022 Salı

Binler Kartal meydanından iktidara seslendi: Biat etmeyeceğiz

HDP'nin çağrısıyla binler Kartal meydanına akın etti. Hasta tutsak Aysel Tuğluk'un fotoğrafının yer aldığı pankartla alana gelen kadınlar başta Tuğluk olmak üzere hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi. Coşkulu geçen mitingde atılan sloganlarla iktidarın saldırılarına boyun eğilmeyeceği mesajı verildi. Mitingde, seçim zamanı Kürt halkının kapısını çalan muhalefet partilerine de Kürt sorununun bir seçim aracı olmadığı, yapılan "helalleşme" çağrılarının ise ancak ve ancak onurlu bir yüzleşme ile gerçekleşeceği yanıtı verildi.

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP), "Çözüm bizde, savaşlara ve sömürüye hayır" şiarıyla Kartal meydanında düzenlediği mitingde binler buluştu. Taşıdıkları pankart ve attıkları sloganlarla iktidarın saldırılarına diz çökmeyeceklerini haykıran binler, rant-talan ve savaş politikalarına direneceklerini vurguladı. Coşkulu geçen mitingde, kadınlar başta olmak üzere binlerce kişi hasta tutsak Aysel Tuğluk ve tüm hasta tutsakların serbest bırakılması talebini dile getirdi, tutsak siyasetçiler HDP önceki dönem Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş şahsında tutsakları selamladı. Mitingde sadece seçim zamanı Kürt halkını hatırlayan muhalefet partilerine de atıfta bulunurken, "hellaleşme" çağrılarına "onurlu bir yüzleşme olmadan Kürt halkı helalleşmeyecek" yanıtı verildi.

KADINLAR AYSEL TUĞLUK İÇİN YÜRÜDÜ
HDP Milletvekilleri Serpil Kemalbay, Züleyha Gülüm, Oya Ersoy, Dilşad Canbaz Kaya, Dilan Dirayet Taşdemir, Şevin Coşkun, ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Barış Anneleri ve çok sayıda kadın üzerinde hasta tutsak Aysel Tuğluk'un fotoğrafının yer aldığı "Aysel Tuğluk serbest bırakılsın", "Tutsaklara özgürlük" pankartlarıyla alana yürüdü.

Yürüyüş sırasında "Aysel Tuğluk onurumuzdur", "Hasta tutsaklar serbest bırakılsın", "Zindanlarda direnen kadınlara bin selam", "Hasta tutsaklar onurumuzdur", "Biji berxwadana zindana" sloganları atıldı, alkış ve zılgıtlar yükseldi. Yürüyüş sırasında etrafta bulunanlar alkışlarla destek verdi.

ESP, SGDF, SYKP, SODAP, Devrimci Parti, Kaldıraç, KÖZ, Mücadele Birliği'nin de yer aldığı binlerin akın ettiği miting alanında iktidarın tecrit ve savaş politikalarına tepki gösterilen pankartlar açıldı. Kürt kadınlarının ulusal kıyafetleriyle katıldığı miting alanından, "Biji berxwadana zindana" sloganı yükseldi.

TERTİP KOMİTESİ: TABELA PARTİSİ KİMMİŞ GÖRECEKLER
Mitingin açılış konuşmasını Tertip Komitesi Başkanı Volkan Bulut yaptı. Mitinge beş günde hazırlandıklarını belirten Bulut, "Kimmiş tabela partisi herkes görecek" dedi.

Bulut'un konuşmasının ardından devrim ve sosyalizm şehitleri anısına saygı duruşu yapıldı.

ENCÜ: GÖRSÜNLER KÜRTLER NASIL AYAKTA
Ardından HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encü Kürtçe konuşma yaptı. "HDP'nin gücüne HDP'nin geleceğine bakın" diyerek alanı işaret eden Encü, "Görsünler Kürtler nasıl ayakta. Sizin sahip çıkmanız mücadeleye sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı.

"HDP halktır, HDP zulme karşıdır" diyen Encü, HDP'nin mücadelesinin engellenemeyeceğinin altını çizdi. Encü, sözlerini, "Bu halk yüz yıldır size boyun eğmedi, eğmeyecektir" vurgusuyla sonlandırdı.

BİROL: ÇÖZÜM HDP'DE
HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol da kitleyi, "Sizin önünüzde ancak eğiliriz" diyerek eğilerek selamladı. İktidarın söylemlerini hatırlatan Birol, "Ellerinde bir fotoğraf var. Biz o fotoğrafta mafya babasını görüyoruz, savaş baronları görüyoruz, tacizcileri görüyoruz, tecavüzcüleri görüyoruz, kadın katillerini görüyoruz. Beşli çeteyi görüyoruz. Şaibeyi, para babalarını, yandaş iliştirilmiş gazetecileri, emret yapalımcı akademisyenleri görüyoruz. Şimdi asıl fotoğrafı biz göstereceğiz" dedi.

Birol, "İşçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, Aleviler, Sünniler, inançlarına özgürlük isteyenler, Kürt halkı, Türkler, devrimciler, sosyalistler burada mı" diye sordu. Kitle hep bir ağızdan "burada" diye yanıtladı. Bu fotoğrafın savaşa, talana hayır demek olduğunun altını çizen Birol'un konuşmasının ardından kitle, "Çözüm HDP" sloganını attı.

ÇİÇEK: DEĞERLERİMİZLE DALGA GEÇMEYİN 
HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, faşizme boyun eğmeyenleri, mücadeleleriyle AKP-MHP iktidarında mecal bırakmayanları, zulüm zindanlarında direnenleri selamlayarak konuşmasına başladı.

"Savaşa ve sömürüye hayır" dediklerini vurgulayan Çiçek, "Bugün umuda dair bir inanç varsa, o inancı ayakta tutan sizlere ve sizlerin değerlerinize her türlü küfrü ediyor. Buna razı mıyız? AKP-MHP iktidarı yalan siyasetine devam ediyor. Diyor ki, biz yerli ve milliyiz. Hadi oradan" dedi.

'BU ZİHNİYETTEN DOST OLABİLİR Mİ'
İktidarın yalanlarını sıralayan Çiçek, kitleye şu soruları yöneltti: "Kendi halkını açlık sınırlarında tutanlar halkçı olabilir mi? Kaşıkçı cinayetinde dosyayı kendi katillerine teslim edenlerden milli olabilir mi? Tek talebi insanca yaşamak olan, her gün grevlerde direnen emekçilerin önüne polis yığanlar kendi çocukları söz konusu olduğunda o polisleri hazır olda bekletiyorlar. Böyle bir anlayıştan dost olabilir mi? Kendi vakıflarında çocuklara tecavüz edildiğinde 'bir kereden bir şey olmaz' diyenlerden dost olabilir mi? Ormanlar yanıyor ve ormanları bile kendi iktidarlarını ayakta tutmak için kriminalize etmeye çalışıyorlar. Ülkenin güneyinde yanan ormanların yerine oteller dikiliyor; yeşilin ormanın yerine beton dikenlerden dost olur mu?"

Kitle Çiçek'in sorularına gel bir ağızdan "hayır" yanıtı verdi. Çiçek, AKP-MHP iktidarının korsan, kumpas, savaş iktidarı olduğunu vurguladı.

'DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ BOYNUMUZUN BORCUDUR'
Sadece iktidarları ayakta dursun diye gençlerin savaş cephelerine sürüldüğünü söyleyen Çiçek, "Demokrasi ve özgürlük mücadelesi boynumuzun borcudur" diye konuştu. Bu düzenin zenginlerin düzeni olduğunun altını çizen Çiçek, işçiye, emekçiye, kadınlara, Kürt halkına savaş açıldığını söyledi. Türkiye emekçi halklarının Kurt halkının mazlum evlatlarının bu savaşta ölmesini istemiyoruz" diyen Çiçek'i kitle "Kahrolsun faşizm" sloganıyla karşıladı.

'İMRALI'YI ARAÇSALLAŞTIRAMAZSINIZ'
Muhalefetin ikiyüzlü siyasetini eleştiren Çiçek, "AKP'yi köşeye sıkıştırmak için İmralı'yı araçsallaştıramazsınız" diye vurguladı. Muhalefetin Kürt halkını tanımak zorunda olduğunu kaydeden Çiçek, "Değerlerimizle on yıllara varan birikimimizle dalga geçmeyin. İnkar etmeyin" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

'SON DÜZLÜKTEYİZ'
Tutsak Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ı, hasta tutsak Aysel Tuğluk'u, sürgünde yaşamak zorunda kalan Hatip Dicle'yi, Ertuğrul Kürkçü'yü selamlayan Çiçek, katledilen Deniz Poyraz'ı andı. Çiçek, "Biz tekrar ilan ediyoruz, ülke bir karanlık kaotik sürece sürüklenmeye çalışılıyor. Adeta son düzlükteyiz. Burada bizlerin tarihsel rolü, görevleri de en çarpıcı gerçeklikle ortaya çıkıyor. Birileri istediği kadar algı operasyonu yapsınlar HDP seçmeni ve kitlesi, ona gönül verenler AKP-MHP iktidarının yıkılışında başroldür" dedi.

TUTSAK YAKINLARI ZILGITLARLA SAHNEYE ÇIKTI
Çiçek'in konuşması coşkuyla ve alkışlarla karşılandı. Daha sonra sahneye, hasta ve infazı yakılan tutsakların durumuna dikkat çekmek, taleplerinin karşılanması ve derhal tahliyeleri için polis saldırısına ve işkenceli gözaltılara rağmen direnen anneler çıktı. Alkış ve zılgıtlarla sahneye çıkan anneler kitleyi zafer işaretleriyle selamladı.

BULDAN: BU MEYDANI İYİ GÖRSÜNLER
Mitingde son olarak HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan söz aldı. Sahneye çıkan Buldan uzun süre alkışlandı. Kitlenin coşkusunu selamlayan Buldan, "Sizler bu meydana gelirken 'çözüm biziz' şiarıyla geldiniz. İşte Ankara'dan bu ülkeyi yönetenler, bu ülkede iktidarım diyenler bu tabloya iyi baksın, çözüm biziz diyenleri iyi görsün" diyerek HDP'yi hedef alanlara seslendi.

'DURDURULAMAYAN MÜCADELEMİZ, KARARLI İLKELERİMİZ VAR'
Diyarbakır'da gerçekleştirdikleri görkemli mitingden sonra bugün de Türkiye halkları ve Kürt halkıyla birlikte bir kez daha bir araya geldiklerini söyleyen Buldan, "Bir kez daha diyoruz ki 'çözüm biziz, savaşlara sömürüye hayır.' Türkiye'nin her sorununa güçlü sözü ve çözüm gücü olan HDP bu ülkede mücadele eden bir partidir. Bu ülkede yaşanan tüm sorunlar ve bütün krizlerin HDP'nin fikriyatının hayata geçmesiyle gerçekleşeceğine inanıyoruz. Çünkü bizim onurlu bir direnişimiz var, durdurulamayan bir mücadelemiz, kararlı ilkelerimiz var. Bizi biz yapan ve bu kadar güçlü olmamıza olanak sunan işte bunlardır. İlkelerimiz, direnişimiz ve mücadelemizdir. Tüm bunlar HDP'yi Türkiye'de daha güçlü bir konuma, söz ve karar sahibi olan bir parti haline getirmiştir. Bunda, sizlerin de büyük payı ve emeği vardır. Hepinizin emeğine sağlık" dedi.

'SİZE BİAT ETMEYİZ'
HDP'nin karanlık günlerde demokrasinin, gerçek ve onurlu barışın teminatı olduğunu dile getiren Buldan, "Bunun içindir ki HDP sürekli ülkeyi yönetenler tarafından saldırı altında tutulmaktadır. Bizimle siyaseten, alanlarda, sandıklarda baş edemeyenler, kumpas davalarında, HDP'yi kapatma davasında, Kobanê davasında ve il-ilçe örgütlerimize yapılan saldırılarla bizi yıldırmaya çalışıyorlar. Ama şunu bilsinler ki bizler saldırılarla, kumpas davalarıyla başa çıkmasını iyi biliriz ve sizin önünüzde asla diz çökmeyiz, boyun eğmeyiz ve size biat etmeyiz" dedi.

Türkiye'nin açlık ve yoksullukla mücadele ettiğini belirten Buldan, "Ülkeyi soyup soğana çevirenler, talan edenler, sömürenler bilsinler ki önümüze konulan ilk sandıkta sizlere gereken dersi Türkiye halkları verecektir. HDP sizin bu politikalarınıza geçit vermediği için, iktidar saldırılarına uğruyor, hedef haline getiriliyor" dedi.

'KAYBEDECEKLERİNİ ÇOK İYİ BİLİYORLAR'
Ülkede savaş kararı verenler ile komşu ülkelere savaş için gidenlerin, bu ülkenin geleceğini, gençlerini, yarınlarını düşünmediğini aktaran Buldan, şöyle devam etti: "Bir gece ansızın nereye girmek istiyorlar, Rojava'ya, Şengal'e, Mexmur'a. İşte onların zihniyetinde buralara girmek ve savaş konseptini devreye sokmak var. Ancak Türkiye halkları sizin savaş konseptinize onay vermeyecek, müsaade etmeyecek. Çünkü Türkiye halkları savaş değil; çözüm, barış ve diyalog istiyor. Kaybedeceklerini çok iyi biliyorlar. Biliyorlar ki gidecekler ve bir daha asla geri gelemeyecekler. Başta Kürtler olmak üzere Türkiye halkları savaş konseptine izin vermeyecek. Onlar her şeyi çalıyorlar. Gençlerin geleceğini, KPSS sorularını, kadınların geleceğini, işçilerin emekçilerin yarınlarını umutlarını çalıyorlar. Biz HDP olarak bu ülkenin gençlerinin, kadınlarının, işçilerinin, emekçilerinin yanındayız. Onların bunu çalmasına müsaade etmeyeceğiz."

'ÖCALAN ÜZERİNDEKİ TECRİT KALDIRILSIN'
Ülkenin en büyük sorununun Kürt sorunu olduğunun altını çizen Buldan, İmralı tecridinin kırılması gerektiğini vurguladı. Siyasetle çözülebilecek bir sorunu inkar, imha ve savaşla çözmeyi deneyenlerin şimdiye kadar başarılı olmadığını bundan sonra da olamayacağını kaydeden Buldan, şu ifadeleri kullandı: "Barış ve müzakere sürecinde sayın Öcalan devredeydi. Üç yıl devam eden bir süreçte herkes geleceğine umutla bakıyordu. Kimsenin kapısına cenaze gitmiyor, kimse gözyaşı dökmüyor, evlatlarımız toprağın altına girmiyordu. Neden? Çünkü çözüm ve barış süreci vardı. Ancak bunlar barıştan da diyalogdan da korkuyorlar. Barışı istemedikleri için bugün İmralı'da sayın Öcalan'a tecrit uyguluyorlar. Yaklaşık üç yıldır İmralı'da herhangi bir görüşme yapılamıyor. Bu insanlık suçudur. Sayın Öcalan'ın avukatlarıyla, ailesiyle, bağımsız heyetlerle görüşmesinin sağlanması ve tecridin son bulması çağrısını bir kez daha yapıyoruz. Bütün sorunların temelinde tecrit kilidi vardır. Tecrit kilidi kırıldığında bu ülkenin tüm sorunları çözülecektir. Bu ülke bunu görecektir çünkü biz bu deneyimi yaşadık. Tecrit kalktığı andan itibaren, sayın Öcalan devreye girdiği andan itibaren bu ülkede herkes geleceğine umutla bakmaya başlayacak."

'AYSEL TUĞLUK KÜRT'E OLAN DÜŞMANLIKTAN BIRAKILMADI'
Alevi ibadethanelerine yapılan eş zamanlı saldırıları da kınayan Buldan, tüm halkların ibadetlerini özgürce yapabilmeleri gerektiğine vurgu yaptı.

Demans hastası Çevik Bir Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından verilen raporla tahliye edilirken Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk'un da demans hastası olmasına rağmen ATK raporuyla ölüme terk edildiğine vurgu yapan Buldan, "Kürt'e olan düşmanlıkları ortada" dedi.

'KÜRTLER ONURLU BİR YÜZLEŞME OLMADAN HELALLEŞMEYECEKTİR'
"Üçüncü yol" seçeneğine işaret eden Buldan, "Bu ittifak geleceğin ittifakıdır. Kürdü, Türkü, Alevisi, Ermenisi, Süryanisi, kadını ve genciyle Türkiye halkları geleceği inşa edecek. Bu ülkenin gerçek ve onurlu bir barışa ihtiyacı var, bunu elbette gerçekleştireceğiz. Seçimler yaklaşınca Kürtleri hatırlayanlar, kendilerinden utanmalıdır. Kürtler sadece ve sadece seçimlerde hatırlanacak bir kesim değil. Helalleşmek adı altında Kürtlerle seçim dönemi bir araya gelmeye çalışanlara şunu söylemek isteriz, Kürtler onurlu biz yüzleşme olmadan, kimseye hakkını helal etmeyecektir. Bir kez daha HDP olarak barış, demokrasi, adalet ve Türkiye'de yaşanan tüm krizlerin çözümünde tek adres olduğumuzu haykırıyorum. Biz yeter ki birlikte mücadele edelim, el ele, omuz omuza verelim. Bunu gerçekleştirirsek Demirtaş da, Yüksekdağ da, Kışanak da, Baluken de özgürlüğüne kavuşacaktır. Bizim mücadelemiz adalet ve barış mücadelesidir" dedi.

Buldan'ın konuşması kitle tarafından uzun süre alkışlandı. Kitle hep bir ağızdan, "HDP umuttur umut dimdik ayakta", "Biji berxwadana HDP" sloganlarını attı.

Miting sahne alan sanatçıların ezgileri ve halaylarla sona erdi.