4 Aralık 2022 Pazar

Ataşehir Belediyesinde işten atılan işçilerden açıklama

Ataşehir Belediyesinden güvenlik soruşturması iddiasıyla kod 42 ile işten çıkarılan dört işçi maruz kaldığı hukuksuzluğa ilişkin açıklama yaptı. İşçiler, bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceklerini kaydetti. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan güvenlik soruşturması gerekçesiyle işten atmalar Ataşehir Belediyesiyle sürüyor. Ataşehir Belediyesinde, hukuksuz güvenlik soruşturması bahane edilerek kod 42 ile işten atılan Melike Şahin 
Ümit Akdağ, Hasan Karakuş, Özgür Ulaş Yıldız açıklama yaptı. 2018 yılında da benzer iddialarla işten çıkarılan işçiler 9 günlük direniş sonucu işe geri dönmüş ancak 2022 Ağustos ayında tekrar işten atılmışlardı.

'CHP'Lİ BELEDİYELER VALİLİK VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KADAR SORUMLUDUR'
Yazılı açıklama yapan işçileri, yaklaşık bir yıl önce İstanbul Valiliği güvenlik şubenin kendilerinden savunma istediklerini, devam eden dava dosyalarına gelen istihbarat raporları üzerinden savunma yaptıklarını hatırlattı. Sonrasında ise hiçbir açıklama yapılmadan direkt ihraç edildiklerini belirten işçiler, "Biz Ataşehir Belediyesinde 8 ile 13 yıl arasında değişen sürelerde çalışan işçileriz. 8 Ağustosta Belediyenin işletme ve iştirakler müdürlüğünce telefonla aranarak müdürlüğe çağrıldık ve İstanbul Valiliğine kurulan bir komisyon tarafından alınan karar ile iç işleri bakanlığınca 7145 sayılı KHK nin 375 sayılı geçici 35. Maddesinin B bendi uyarınca kamu ile görevinde çalıştırılmayacağımız husunda bir yazı geldiğini sözlü tebliğ ettiler. Avukatımız Mürsel Ünder ile birlikte Belediye Başkan yardımcısı, müdürler ve hukukçuları ile yapılan görüşmelerde bu uygulamanın Anayasaya aykırı olduğunu, bizim  statümüzün işçi olmasına rağmen memurlar için geçerli olan bir kanun ile isten çıkarılarak bu hukuksuzluğa ortak olunmaması gerektiğini ifade etsek de 16 Ağustos 2022 tarihinde SGK'dan çıkış işlemlerimiz kod 22 ile yapıldı ve iş akdimiz fesih edildi. Hakkımızda açılan ancak kesinleşmeyen hüküm almadığımız davalardan ötürü masumiyet karinesini çiğneyerek bu hukuksuzluğa ortak olan CHP Belediyeleri de en az İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı kadar suçlu ve sorumludur" dedi.

'ANAYASAYA AYKIRI KARARINA RAĞMEN ÇABALARIMIZ SONUÇSUZ KALDI'
Siyasi iktidarın kendisine muhalif olan ve karşısında duran tüm kesimleri bir şekli ile yaftaladığını kaydeden işçiler, şöyle devam etti: "2018 yılında 696 sayılı KHK ile taşerondan belediye şirketlerine geçirilme surecinde de benzer bir işten çıkartma yaşamıştık yaklaşık 150 kişi 9 günlük bir direniş ve müzakereler ve o süreçte CHP Genel Merkezince belediyelere gönderilen genelge ile işimize dönmüştük. Geldiğimiz nokta CHP genel merkezi İstanbul İl Başkanlığı kendi genelgesine ve 2109 yılında 117 CHP li Milletvekilinin Anayasaya iptal başvurusu yaparak 'KHK ve güvenlik soruşturması Anayasaya aykırıdır' kararına rağmen görüşme çabalarımız sonuçsuz kalmıştır. 

'BU HUKUKSUZLUĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ'
İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve birçok CHP'li ile ilgili de benzer suçlamalarla davalar açıldığını biliyoruz. Bunlara sahip çıkan CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün bize uygulanan bu haksızlığa hukuksuzluğa karşıda sahiplenici olmasını, yapılan güvenlik soruşturmalarının hukuka ve vicdana aykırı olduğunu deklare ederek, biz işçilerin işlerimize iadesi için gerekli adımları atmasını en kısa sürede bekliyoruz. Biz emeği ile çalışan işçiler bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz."