4 Ağustos 2020 Salı

Ziya Ulusoy yazdı: Faşist hakimiyet kurma ve Baronun direnişi

Baronun mücadele mitingi, yüzbinlerce kitleyle desteklense saldırıyı engelleme olasılığı yüksek. Fakat direnişin önündeki başlıca engel, Baro'da siyasal etkisi güçlü olan CHP'nin Erdoğan-Bahçeli'nin faşist şeflik rejimine koltuk değnekçiliği yapıyor olması. Diktatör bundan cesaret alarak Baroyu bölen ve tabanının barolarını kurmayı hedefleyen saldırganlığına cesaret buluyor.

Erdoğan faşizmi, salgını lütuf gibi kullanarak saldırılarını artırdı.

Saldırılardan biri de Baroları etkisizleştirme yasası.

Baronun çetin bir direniş sergilemesi karşısında diktatör Erdoğan ve suç ortağı Bahçeli yasayı hızlandırarak cevap veriyor.

Eğer Baro Kemalist milliyetçilik/ulusalcılık hamasetiyle, "yerli ve milli"lik demagojisi yapan Erdoğan-Bahçeli faşizminin son 5 yıllık saldırılarına kayıtsız kalmasa, mücadele etse, bu faşist yasayı çıkarmaya diktatör kolayca cesaret edemezdi. Unutmayalım ulusalcılığın Baro'daki zehirli meyvesi Feyzioğlu'nun diktatörün Truva atı olması oldu.

Bugün ise direnmenin başarı kazanma olasılığı tabii ki var. Baro'nun mücadele mitingi, yüzbinlerce kitleyle desteklense saldırıyı engelleme olasılığı yüksek. Fakat direnişin önündeki başlıca engel, Baro'da siyasal etkisi güçlü olan CHP'nin Erdoğan-Bahçeli'nin faşist şeflik rejimine koltuk değnekçiliği yapıyor olması. Diktatör bundan cesaret alarak Baro'yu bölen ve tabanının barolarını kurmayı hedefleyen saldırganlığına cesaret buluyor.

Fakat diktatörün Baro'yu gaspetme saldırganlığına ve bunun sonraki halkaları olacak TTB ve TMMOB ve diğer meslek örgütlerini gaspına karşı mücadele, burjuva muhalefetin koltuk değnekliğine kurban edilmemesi gereken ciddi bir direniş olmalıdır. Çünkü bu saldırı, faşist şeflik rejiminin diğer saldırılarının, işgal ve savaşlarının ayrılmaz bir parçası.

Ayrıca kim liderlik ederse etsin Baro'nun direnişi, nesnel olarak meslek odalarının gelecek direnişine ön açıyor ve daha özgüvenli kitlesel direnme dersleri veriyor.

Antifaşist direnişi çeşitlendirerek yaymanın manivelalarından biri olduğu gibi başka bir rol daha oynuyor. Siyasal olarak burjuva muhalefetin parlamenterizmi ile direniş arasında tereddütlü kesimler üzerinde, "mücadele ve direnişten başka yol yok" etkisi gösteriyor.

Erdoğan faşizmi muhalif meslek birliklerini parçalayarak kendine bağlı bölümler oluşturup egemen kılmak, antifaşist yönetimleri tecrit ederek bitirmek istiyor. Kamu emekçileri alanında Memur-Sen, Kamu-sen vasıtasıyla yaptığını şimdi bu alanda gerçekleştirmek istiyor. Direniş engelleyemezse saldırısını değişik biçimler ekleyerek sürdürecek. Örneğin önceki süreçte TTB'ne yönelik iki saldırı biçimini Erdoğan'ın kendisi uyguladı. Bütün gericileri, o zaman muhalif olan ulusalcılar dahil, ortak listede birleştirerek 2000'li yıllarda TTB'ni ele geçirmeye çalıştı. Fakat başaramadı. Sonra TTB yöneticileri hakında çok sayıda ceza davası açtırdı. Bunun en bilineni Gezi'ye ilişkin olanıdır. Son olarak Ankara ve Amed Baroları yöneticilerine ceza davası açtırdı. Bundan sonraki süreçte yeniden bu tip saldırıları bu kez Baro'dan, TTB ve TMMOB'ye uzanan genişlikte gerçekleştirmeyi deneyecektir.

Erdoğan faşizmi meslek birliklerine karşı saldırısında bocalama yaşadıysa, bu, devrimci ve Kürt özgürlük direnişini ezememiş olması sayesinde gerçekleşti. Şimdi Kandil'e uzanmayı hedefleyen vahşi işgalci savaş, Rojava'dan Libya'ya dış fetihçi savaşlar ve içte kirli savaş koşullarında cephe gerisinde ılımlı demokratik sesleri susturarak sonuç almaya, kitle örgütleri alanında faşist tekel yaratarak sonuç almaya çalışmaktadır.

Erimekte olan kitle desteği, saldırganlığını artırıyor. Ama elbette her direniş yeni direnişleri cesaretlendirerek mücadelenin büyümesine, Erdoğan faşizminin sonunu yaklaştırmaya sebep oluyor.

Meslek birlikleri, cumhuriyet döneminde korporatist anlayışla kurulan örgütlerdi. Yalnızca tek parti döneminde değil, sonrasında da bu anlayışla işlev gördüler. Burjuvazi ve devletle uzlaşma-işbirliği içinde küçükburjuva yaşam koşullarına atlamanın aracı olan meslekler uzun yıllar buna elverişliydi de.

Fakat gerek 60-80 arası dönemin antifaşist mücadeleleri, gerekse daha geniş halk çocukları kesiminin eğitim almasının sonuçları bu mesleklerde, esnaf odalarından farklı olarak demokratik yönetimleri şimdiye değin işbaşına getiren sonuçlar doğurdu.

Neoliberal kapitalist saldırganlığın küçük burjuva ayrıcalıkları tasfiye ederek bu alanlarda da yoksullaşmayı geliştirmesi, kamu emekçilerindekine paralel sonuca yolaçtı.

Baro çetin bir direnişte. Bu, TTB VE TMMOB'da daha kararlı direnişe yol açacak.

Fakat vurgulamak gerekir ki bu birliklerin kitle ve direnişçiliği sınırlıdır. Ancak geniş emekçi kitlelerin direnişiyle birleştirilirse Erdoğan faşizmine karşı mücadelede başarı kazanılır. Direnişin desteklenmesi ve büyütülmesi faşizmin yenilgisi yakınlaştıracaktır.