26 Eylül 2020 Cumartesi

Ziya Ulusoy yazdı | EBRU'ya

Okul ve semtler, mutlaka Ebru'nun sayısız eylemine, tükenmez devrimci enerjisine, kabına sığmayan neşesine çokça tanıklık etmiştir.

Ebru'yla yargılanırken duruşmamda karşılaştım.

Sonrasında çokça alanda mücadele ederken devrimci basından sürekli izledim. Soma madencilerinin davasında da, Berkin Elvan'ın davasında da halkın avukatı olarak O vardı.

Taybet Ana'ya yakılmış ve Sur direnirken Amed halkına diren çağrısı yapan o duygu ve coşku dolu şiirde O'nun berrak sesi vardı.

Okul ve semtler, mutlaka Ebru'nun sayısız eylemine, tükenmez devrimci enerjisine, kabına sığmayan neşesine çokça tanıklık etmiştir.

Erdoğan faşizminin saldırdığı her alanda ve zamanda halkı savunan, halkın önünde yürüyen Ebru, halkın avukatlarına ve Çağdaş Hukukçular Derneği'ne (ÇHD) sadırdığında en önde dövüştü.

Faşizm, avukatları, savunmayı zindanla sınarken boyun eğdirmek istedi. Halkın avukatları ve ÇHD'lilere toplu tutuklama uyguladı. Yetinmedi tahliyelerine karşı hemen tutuklama emri çıkardı. Ebru devrimci kararlılığını bu saldırılar karşısında da gösterdi.

Büyük eylemi, ölüm orucuyla Erdoğan faşizmine karşı meydan okumayı kuşandı. 238 günün yalnızca uzun toplamında değil, her saniyesinde feda duygusu sınav verir. Ebru her saniyedeki bu büyük sınavda tereddütsüz yürüdü.

O, bu eşsiz direncini uzun devrimci mücadelelerden beslenerek almıştı. '71 devrimci hareketinin atılımcılığından ideolojik olarak esinlenmişti. 12 Eylül faşizmine karşı zindanlardaki ölüm oruçlarıyla meydan okumayı siyasi geleneğinden içselleştirmişti. 90'lı ve 2000'li yıllardaki ölüm orucu direnişleriyle içiçe yaşamıştı.

Semtlerdeki polis saldırılarına karşı Armutlu'dan Gazi'ye direnenlerin ön safında yerini almıştı.

Dağda, evde, sokakta, eylemde faşizmin kurşunlayarak aramızdan ayırdığı devrimcileri ağır saldırılar altında uğurlarken çelikleşmişti.

Ebru, işçi sınıf ve ezilenlerin nihai kurtuluşu komünizme bilimsel inançtan, kapitalizme karşı sosyalizm için mücadelenin toplumsal devrimciliğinden gücünü aldı.

Faşizme karşı direnirlerken, İstanbul'da, Sur'da, Suruç'ta, Heftanîn'de, Rojava'da, Gezi'de, en güzel türkülerini ölüm orucu eylemiyle onurlandırırken kahramanca şehit düşenlerin arasına katıldı.

Faşizmin amansız kudurganlığına karşı meydan okurken, eylem biçimlerini, güç ilişkilerine dayandırılacak taktikleri tartışmaya, söz etmeye gerek yok. O utanç verici sessizlikten bahsetmek anlamsız.

Şimdi Ebru'yla aynı mevzi de en direngen günlerini yükselten yoldaşlarıyla ölüm orucu direnişçileriyle birlikte direnmenin zamanı.

Erdoğan faşizminin, talana, kan emiciliğe, can almaya, kirli ve işgalci kudurgan savaşlara dayanan diktatörlüğünü, eylem eylem, direniş direniş mücadele büyüterek yenilgiye götürmenin zamanı.

Faşizmin uluyan ve ölüm çemkiren çakallarını mücadeleyi büyüterek susturmanın zamanı.

Faşizme karşı mücadelenin çetin sınavlarından geçerek gelişecek mücadelenin her anında Ebrular, aramızdan alınan kahraman devrimciler, kızıl bayrak gibi dalgalanacak. Onların adları, mücadeleci milyonların seside, iradesinde, umudunda, direncinde, kahramanlığında yücelecek.

Faşizmin yenilgi tadacağı, hesap vereceği o görkemli zafer gününde... Milyonların o bayram gününde... Toplumsal devrimi inşanın bahar günlerinde... En coşkulu, en güzel şiirler Ebru'nun sesinden, Ebrular için yankılanacak...

Güle güle Dersim'in asi kızı!