20 Ekim 2020 Salı

Ziya Ulusoy yazdı | 10 Ekim'in hesabını sormak

"Bir daha asla" diyebilmek için 10 Ekim'in hesabını Erdoğan'dan sormak, direnişi kitlelere yayarak güçlendirmek şarttır. Erdoğan'ı yenilgiye götürmek de buradan geçer.

Erdoğan faşizminin karakterinin sembolü Suruç-10 Ekim Ankara- Cizre/Sur katliamlarıdır.

10 Ekim'de siyasi ve sendikal güçler kirli savaşa karşı barış için seslerini birleştirerek yükseltmek istedi.

Erdoğan, barış için alana gelen kitleye, vurucu güç olarak IŞİD'li katilleri kullanarak saldırdı. 103 can alarak şok ve dehşetle demokratik-sosyalist güçleri teslim almak istedi. Amacı politik İslamcı faşizmi kalıcı olarak inşa etmekti. Yeni faşist rejim ancak kirli savaşa karşı enternasyonal kardeşliği yükseltenlerin kanını dökerek kalıcı olabilirdi.

Faşist şef, bütün saldırılarına rağmen direnişi sona erdiremedi. Erdoğan faşizminin zayıf yönü bütün saldırılarına rağmen direnişi yenememesidir. Bu gerçek, Rojava ve Heftanin'de faşizmin işgalci savaşları için de fazlasıyla geçerlidir.

"Bir daha asla" diyebilmek için 10 Ekim'in hesabını Erdoğan'dan sormak, direnişi kitlelere yayarak güçlendirmek şarttır. Erdoğan'ı yenilgiye götürmek de buradan geçer.

Suruç katliamının hesabını sorma mücadelesinde her ay ve her yıl dönmünde hatırlatma açıklama ve gösterileri, 10 Ekim için de yapılmaya çalışılıyor. Bu mücadelenin kitlesel büyütülmesi 10 Ekim'in hesabını sorma mücadelesinin diğer biçimidir.

Bu yıl, çok sayıda üyesini şehit veren KESK her yerde saygı duruşu yapma kararı aldı. Bunu görkemli kitleselliğe dönüştürmek faşizme karşı olan herkesin görevidir. Çünkü faşizm ancak direnişten ve direnişin kitleselleşmesinden korkar. Vurgulanmalı ki Erdoğan faşizminin kitle dayanağının olduğu Batı'da, Türk emekçileri arasında faşizme karşı kitleyi direnişe seferber etmek dengenin demokratik ve sosyalist güçler lehine değişmesinde tayin edici rol oynayacaktır.

10 Ekim'in hesabını sormanın diğer boyutu, Suruç'un, Cizre/Sur'un hesabını sormak için güçleri birleştirerek kitleselleştirmektir.

10 Ekim aynı zamanda sosyalist ve demokratik örgütlü güçlere faşizmin yok edici saldırganlığıydı. Erdoğan faşizmi, HDP'ye, ESP'ye, diğer sosyalist parti ve TTB gibi demokratik kitle örgütlerine bugün yeniden zindan saldırısıyla, faşizmini kalıcı kılmak istiyor. Hitler faşizminin antikomünizmi gibi, direnişin örgütlü öncülerine saldırmayı asıl ideolojik amacı ilan ediyor. Tüm demokratik güç ve kişileri yenmenin kapısını buradan açmak faşizmin kendisini kalıcı kılmasının tayin edici yoludur. ESP ve HDP'ye Erdoğan faşizmin zindan saldırısına karşı birlikte direnişi kitleselleştirmek 10 Ekim katliamının hesabını sormanın diğer biçimidir.

Erdoğan faşizmi, bölgesel hakimiyet için olduğu kadar faşizmini savaş şovenizminin kitlesel desteğiyle kalıcı kılmak için de, en yakındaki Kürtleri tank paletleri altında ezerek Emevi camiinde namaz kılma şiarıyla Suriye iç savaşını örgütledi. Savaşın kan banyosuna alternatif olarak, Kürt halkı ve öncüleri Rojava devriminin ışığını yükselttiler. İçinde komünistlerin ve enternasyonal devrimcilerin de yeraldığı Rojava devrimcileri, IŞİD faşizmini, başkenti Rakka'yı alarak, görkemli bir yenilgiye uğrattılar.

Erdoğan ABD ve Rusya'dan aldığı destekle devrimci baharın halklarına işgalci savaşla cevap verdi. Şimdi yeniden Kobanê'den Mınbıc ve Til Rıfat'a kadar işgali yaymakla tehdit ediyor.

10 Ekim'in hesabını sormak, Erdoğan'ın mevcut ve yayacağı işgalci savaşa karşı mücadeleyi yükseltmeyi gerektiriyor.

Erdoğan faşizmine kaşı direnişin en çetin bölümünü fedakarca omuzlayan Kürt özgürlük mücadelesi, 10 Ekim'de faşizmi yenme amacına bağlanmış hamle başlatıyor. 10 Ekim'in hesabını sormak, bu mücadeleyle omuz omuza özellikle Batı'da direnişin kitleselleştirilmesini gerektirir.

Direnişi kitleselleştirmek 10 Ekim'in hesabını sorma ve Erdoğan faşizmini yenmede kilit rol oynayacak, halklara, işçi sınıfı ve ezilenlere bahar mevsimini açmanın kapısı olacak.