28 Mayıs 2020 Perşembe

Umut daima vardır

Kongrede buluşan coşkulu ve dirençli kitle, HDP'ye ihtiyacı olan iradeyi ve gücü gösteriyor. Kongre'nin açığa çıkardığı güç, gayet sarih ve somut bir hakikat zemini olarak Türkiye halkı için de çıplak gözle görünen, kendisinden beklenti beslenen bir tablodur. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) 4. Büyük Kongresi; cesaret ve umudu yineleyerek, direnme geleneğinin üzerine basarak birleşik cephe siyasetinin bütün olanaklarını bağrında taşıyarak gerçekleştirildi. Hazırlık sürecinden toplanma anına, atmosferine kadar Kongre; faşizm ve direniş diyalektiği, mücadele ve gelişim dinamiği, politika ve örgüt denklemi okuması için gerçek bir kılavuza, ilerlemek isteyen için elle tutulur bir yol yordamına dönüştü.

Salona sığmayarak dışarıya taşan coşkulu kitlesi, Türkiye-Kürdistan bütünlüğü ve her kuşaktan insan gerçeği ile Kongre, sadece örgütsel düzenleme mekanizması olarak değil, yeni bir politik hamle, güçlü bir mücadele kararlılığı olarak gerçekleşti. AKP-MHP faşizminin baskı, gözaltı, tutuklama saldırılarına, örgütsel ve siyasal tasfiye hamlelerine rağmen teslim alamadığı HDP gerçekliğini bir kez daha ilan etti, HDP etrafındaki kenetlenmenin sürekliliğini gösterdi.

Kongreye özellikle batı illerinden katılımın yüksekliği birleşik mücadelenin büyütülmesinin adresinin HDP olduğunu bir kez daha göstermiştir. Başta Kürt halk önderi Abdullah Öcalan'ın ismi geçtiği her anda, mesajla kongreyi selamlayan Yüksekdağ ve Demirtaş ve onlar kadar Gezi'den Sur'a, Rojava'ya direnenler coşkuyla karşılanmış, mücadele adına bedel ödeyenler, tutsak siyasetçiler, kurucu fikirleri ve pratikleri HDP'ye muhtaç olduğu kudretin nerede ile HDP'yi var edenler kongreden geleceğe uzanan değerler olarak yerlerini almıştır. 

Kongre öncekilerden farklı olarak güçlü bir enternasyonal buluşmaya da tanıklık etti. Bu durum, HDP'nin yarattığı siyaset ve direnme geleneğine uluslararası alanda oluşan saygınlığın göstergesi olduğu kadar, enternasyonal dayanışma ve mücadeleye duyulan ihtiyacı da anlatıyor. Kürdistan delegeleri ulusal birliği güçlü biçimde cisimleştirirken, Filistin direnişinin sembol isimlerinden Leyla Halid'in sahiplenilişi, ezilen halklar arasındaki dayanışmanın gücünü gösterdi.

HDP 4. Büyük Kongresi, mutluluk ve enerji üretti, mücadele azmi biriktirdi. Sadece bu zemin HDP potasında biriken enerji ve inisiyatifi yeniden işaret etmiş, kendisini var eden mücadele geleneğiyle yol alma kararlılığını her türlü tartışmanın/ihtiyacın önüne geçirmiştir. Kongrenin gücü ve mesajları siyasi iktidar tarafından da aynı okumaya denk düşüyor. Bahçeli'nin grup toplantısındaki konuşması, ardından açılan soruşturma ve gözaltılar, Erdoğan'ın tehditleri; HDP gerçekliği karşısındaki rejim refleksi olarak hızla devreye girdi. 

***

HDP 4. kongresine yaklaşık 6 aydır yürüttüğü konferanslar serisiyle yürüdü. Geçtiğimiz yılın Ağustos ayında gerçekleşen örgütlenme konferansı, il kongreleri, 2. Gençlik Konferansı'nı, 3. Büyük Kadın Konferansı ve 3. Büyük Olağan Konferansıyla hem örgütsel yapısını güçlendirme ihtiyacı, hem de var olan sorunlarla yüzleşmeye gerçeği kendini dayattı. HDP; örgüt yapısı ve kadro gücüyle halklaşmış, bileşen düzeyi/gerçeği ile programatik-politik duruşunu bütünlemiş, HDK yapısı ile siyasal ve toplumsal sahayı içermiş bir varlık ve somut siyaset odağıdır. Bugün Türkiye halkları ve özgürlük mücadelesi için gerekli siyaset tarzı ve dili HDP'nin programında ve örgüt gerçeğinde mevcuttur. Konferanslar bunu bir kez daha işaret etmiş, alınan politik kararlar ile HDP'ye politikada somutluk ve mücadeleyi büyütme görevi yüklemiştir.

Tüm bu sürecin siyasi iddia ve üretkenlik için de yeni bir enerjiyi ortaya çıkardığını söylemek mümkün. Parti platformlarında bir araya gelen delege ve yerel örgüt yapısının eleştirilerinin HDP'ye söylediği; daha fazla iddia ve cüret olmuştur. Kongreye katılımını buradan okumak gerekir, "HDP umuttur umut dimdik ayakta" mesajı verilirken,"Direne direne kazanacağız" sloganı da HDP yönetimine hangi yoldan yürüneceğinin işaretini gösterdi.

HDP, siyasi iktidar tarafından Başkanlık rejiminin inşasının güvencesi olarak ele alınan ve stratejik düzlemde uygulanan saldırganlığa gövde halinde direniyor. Ne var ki, bu durum siyasette daralma, örgüt yapısında da kimi bozulmalara yol açtı. Seçimlere endekslenmiş merkezi siyaset tarzı ve temsiliyete dönük siyaset üretimi HDP'deki daralmayı daha da belirgin hale getirdi. Tüm bunlara rağmen, HDP'nin kazandığı düzey, Türkiye-Kürdistan halklarının politik özgürlüğüne yanıt olacak bir adres olmayı sürdürdü. HDP kadın yapısının, yeniden örgütlenme atağına geçen gençliğin, çoğunluğu karakollarda-hapishanelerde sınanmış yerel yönetim gücünün Konferans tartışmaları bu daralmayı aşma isteğinde, iddiasında, gücünde ve dirayetindedir. HDP gövdesi partiye yeni bir siyaset dili/söylemi geliştirmekten çok eylemin dili ile konuşmak, milyonları çözümsüzlük girdabına sokan toplumsal ve politik gelişmeler karşısında öncü bir politik duruş geliştirmek görevi yüklemiştir.

***

Kongrede yapılan konuşmalardaki ana vurgu "demokrasi ittifakı" oldu. Demokrasi ittifakı çağrısı öncelikle Türkiye halkları için inisiyatif almak, misyon edinmek ve siyasal demokrasiyi kazanmanın, toplumsal kurtuluşu örgütlemenin üçüncü cephesini yaratma iddiasına girişmektir. Ancak Eşbaşkan Buldan'ın "iktidar dışındaki tüm siyasi partileri demokrasi ittifakına davet ediyoruz" sözleri bu ittifakın biçimi ve içeriğinin 'genişliğinin' nerelere kadar uzandığını göstermesi bakımından çarpıcıdır. Oysa ki bugün ihtiyaç olan, Türkiye'de varlığı ve direnişi politik özgürlük sorununun çözümüne kilitlenmiş mücadele dinamikleri birleşik bir odağı ve siyaset tarzını gerektiriyor. HDP böyle bir değişim-dönüşüm arayışının programı olarak şekillendi. Örgüt yapısında bir araya getirdiği Kürt özgürlük hareketi ve sosyalist güçlerle stratejik bir odağa dönüştü. Bu nedenle Türkiye'de özgürlük ve demokrasi sorununun çözümünde HDP'ye düşen rol, bu misyonunu toplumsal olana doğru genişletmek, siyasetin merkezi ve yerel kanallarına nüfuz ederek yaygınlaştırmaktır.

AKP-MHP bloğu Türkiye ve Kürdistan halkları için siyasi çözüm üretme yeteneğini yitirmiş durumda. Bölgesel savaş ve saldırganlık politikası ve içte derinleşen ekonomik kriz siyasi iktidarın yığınlar üzerindeki etkisini de, istikrar-beka üretimini de daraltıyor. Burjuva parlamenter sistemin rafa kalktığı, kapitalist krizin yığınlarda biriktirdiği politik gerilimin faşist, baskıcı yönetimi tetiklediği bu siyasi atmosferde hiçbir parlamenter güç gerçek bir seçenek oluşturma imkanı taşımıyor. HDP bu seçeneksizlik zemininde ileri bir mücadele programı oluşturacak tek güç ve mücadele damarıdır. Ancak bu başarılırsa ittifak-iktidar söylemlerinin bir anlamı ve somut bir karşılığı olur. Öncülük etme ve değiştirme iddiası olmaksızın yan yana geliş, 'faşizmi geriletme' temelli ele alış, güç birleştirme biçiminde özgüvensiz düşünüş HDP için ilerletici değildir.

***

Kongrede buluşan coşkulu ve dirençli kitle, HDP'ye ihtiyacı olan iradeyi ve gücü gösteriyor. Kongre'nin açığa çıkardığı güç, gayet sarih ve somut bir hakikat zemini olarak Türkiye halkı için de çıplak gözle görünen, kendisinden beklenti beslenen bir tablodur. Tam da bu yüzden HDP demokrasi kanallarını çoğaltmak, direnişi ortaklaştırmak için kolları sıvamalı, yeni bir söylem arayışının ve belirsizliğinin yerine eylemin dili ile yol almaya geçmelidir. Türkiye'de ana bir muhalefet odağı, temsili demokrasinin esaslı bir partisi fakat bundan çok bağrındaki mücadele dinamikleri ve mücadele programı ile antifaşist direniş odağı olarak HDP'nin her türden yan yana gelişi tartışmaya imkanı da, gücü de, inisiyatifi de vardır. Konu düpedüz politika üretimi, eylemde somutluk ve girişkenlik konusudur.

Parti içi bir mücadele ve değişim konusu olarak, "Kürt sorunu konusunda yeterince politika üretemediği", "Kimlik siyasetine sıkıştığı, Türkiye partisi olamadığı" tartışmaları-eleştirileri ve bu tartışmaların açtığı yol arayışları aşılmalıdır. HDP'yi özgürlük mücadelesinin odağı yapan Kürt özgürlük güçleri ve Türkiye emekçi sol/sosyalist hareketinin bir program etrafındaki stratejik birliğidir. Bu birlik, Türkiye demokrasisinin temel sorunu olan Kürt sorununun çözümüne aday bir siyasi güç odağı olduğu kadar, Türkiye halklarının emek, inanç, adalet vb. sorunlarını da çözmeye adaydır. Bu programatik-politik düzeydeki harmanlanma, 'Kürtleşmek-Türkleşmek' biçimindeki kimlik tartışmalarına, amorf birlik söylemleri ve arayışlarına kurban edilmeden, stratejik değeri bilinerek ve taşıma gücü gösterilerek korunmalı, tüm bileşenlerinin ortak değeri, yarattığı düzey olarak sahiplenilmelidir. Kongre yapısı ile birlikte HDP; Türkiye'deki halklar, inanç toplulukları, kadınlar, gençler, LGBTİ+'lar için gerçek bir kimlik edinme, güç edinme sahasıdır. Emek, demokrasi, ekoloji mücadeleleri için örgütsel zemin ve merkezi siyaset üretimi zeminidir. Bu gelenekle birlikte Kongre zemininde ortaya çıkan güncellik; çözüm gücü geliştirecek politik girişkenlik ve güçlü bir örgütlenme, yerelleşme seferberliği ile buluşturulmalıdır. Bu, HDP programının gereği, tüm bileşenlerinin görevi ve ondan fazlası olarak çözümsüzlük girdabındaki milyonların buyruğudur!