25 Mayıs 2020 Pazartesi

Turan: Hükümet salgınla mücadele yerine, Mersin'i yandaşa peşkeş çekiyor

İktidarın koronavirüs ile mücadele etmek yerine seçimlerde kazanamadığı Mersin halkını adeta "cezalandıran" uygulamalarından derhal vazgeçmesini isteyen HDP Milletvekili Turan, kurulmak istenen polipropilen üretim tesisinin kanser gibi bir çok hastalığı tetikleyeceğini ve kentin ekosistemini bozacağının altını çizdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, Mersin'de kurulmak istenen polipropilen üretim tesisine ilişkin açıklama yaptı.

'MERSİN'İN DOĞASI SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR'
AKP'nin kazanamadığı kentlerden biri olan Mersin'i adeta cezalandırdığını kaydeden Turan, Akkuyu nükleer santralinin inşası, balık çiftliklerinin kurulması, Kromsan fabrikasını açılması gibi uygulamaların bu cezalandırma politikalarına örnek olduğunu dile getirdi. "Peki dünya ve Türkiye'nin koronavirüs salgınıyla mücadele ettiği bugünlerde AKP Mersin için ne yapıyor?" sorusunu yönelten Turan, AKP'nin salgını fırsat bilerek Mersin'in doğasını sermayeye peşkeş çektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı kararına bağlı olarak yapılacak polipropilen üretim tesisi yatırımına proje bazıl devlet yardımı verilmesine ilişkin kararın yayınlanarak Mersin Karaduvar bölgesinde ÇFS Petrokimya Sanayi A.Ş. tarfından Tekfen polipropilen üretim tesis edilmesi planlandığını söyleyen Turan, "Cumhurbaşkanı 385 nolu karar ve polpropilen üretim projesine KDV istisnası gümrük vergisi muafiyeti, KDV iadesi, kurumlar vergisi indirimi, sigorta pirimi işveren hissesi desteği, gelir vergisi stopajı desteği (10 yıl), nitelikli personel desteği (azami 1 milyon 200 bin TL), faiz desteği veya kar payı desteği (350 milyon TL'yi aşmamak üzere kredi kullanım tarihinden itibaren azami 10 yıl), enerji desteği (işletmeye geçiş tarihinden itibaren 10 yıla kadar 40 milyon TL'yi aşmamak üzere enerji tüketim harcamalarının yüzde 50'si) gibi pek çok olanak sağlanmıştır" dedi.

'MERSİN'İN EKOSİSTEMİ VE İNSAN SAĞLIĞI OLUMSUZ ETKİLENECEK'
Salgınla mücadele etmek yerine iktidarın yandaşlarını zengin etme peşinde koştuğunu kaydeden Turan, "Karaduvar'da yapılması planlanan polipropilen tesisini nihai ÇED raporuna göre polipropilenin ana ham maddesi sıvı olarak yurt dışından temin edilecek olan propogan gazıdır. Aynı özelliklerde bulunması ve ekonomik olması durumunda yurt içinden de propan temin edilmesi planlanmaktadır. Tesis içindeki propan depolama tanklarında propan sıvı olarak muhafaza edilecektir. PDH ünitesine depolama tankından sıvı propan şarj edilecektir. tesisin nihai üretim kapasitesi olan 500 bin ton/yıl PP-polipropilenin elde edilmesi için ikmal edilecek sıvı propan miktarının, depolama kapasitesi de dikkate alınarak 650 bin ton civarında olması tahmin edilmektedir. Dolayısıyla polipropilen üretmek için yurtdışından 650 bin ton propan gazı ithal edilerek 50 yıl olarak belirtilen bir projeyle Mersin'in ekosistemi ve insan sağlığı olumsuz etkilenecektir" ifadelerini kullandı.

50 bin ton polipropilen üretimi için yıllık 9 milyon metre küp su ihtiyacının Deliçay ve yeraltı suyundan karşılanacağını ve kullanılan suyun Akdeniz'e deşarj edileceğini belirten Turan, bu uygulama ile tarım bölgesi olan Karaduvar'da önümüzdeki dönemlerde su sıkıntısı olacağının altını çizdi. Turan, ayrıca üretim esnasında atık gaz yakma tesisi ile birlikte havaya salınacak kirletici gazların da hava kirliliğine yol açacağını vurguladı.

'KANSERLE SONUÇLANABİLECEK PEK ÇOK HASTALIĞI TETİKLEYECEKTİR'
"Çevrede yaşayan insanlarda hormonal bozukluk, solunum problemi, dermatolojik hastalık, kurşun zehirlenmesi gibi pek çok sağlık problemi görülecek, kanser gibi ölümle sonuçlanabilecek pek çok hastalığı tetikleyecektir" diyen Turan, Mersin halkına hiçbir faydası olmayan polipropilen üretim tesisine ilişkin iktidarı uyardı ve şöyle devam etti: "İnsanlar sağlığını kaybedecektir. Uyarıyoruz. Çok daha geç olmadan, trajak sonuçlar yaşanmaması için bu karardan vazgeçin. Şunu da açıkça ifade etmeliyim ki Mersinli yurttaşlar ne polipropilen fabrikası istiyor ne Akkuyu nükleer santrali istiyor. Mersinli yurttaşlar kendi yaşam alanlarını böylesine pervasızca yandaşa peşkeş çekilmesini istemiyor ve buradan açık bir şekilde iktidara sesleniyorum; sadece para kazanmaya alışmış ellerinizi Mersin'in üzerinden çekin."