26 Şubat 2026 Perşembe

'TÜMAD projeleri ekolojik bütünlüğe zarar veriyor'

TÜMAD Madencilik A.Ş'nin sürdürdüğü madencilik faaliyetlerine karşı yapılan açıklamada, tahribatın önüne geçilmesi istenirken, alınacak kararın Türkiye'nin çevre politikaları açısından turnusol görevi göreceği vurgulandı.

TÜMAD Madencilik A.Ş. tarafından 2019'da açılışı yapılan, Madra Dağı'nda faaliyetlerini sürdüren Altın ve Gümüş Madeni Projesi'nin kapasitesinin arttırılması kararı alındı.

Çevre koruma platformları ve köy dernekleri, konuya ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nda düzenlenen İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısına katıldı.

Toplantının ardından bakanlık önünde açıklama yapan platform ve dernekler, "Tümad Madradan Defol" dedi.

Açıklamayı okuyan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda yapılan toplantıda da itirazlarını ilettiklerini söyledi, "Kapasite artışı projesi kapsamında, 835 bin 53 hektar olan ÇED alanı, 452 bin 44 hektar artış ile toplam bin 287 bin 97 hektara çıkartılmak isteniyor. Bin 300 hektara yaklaşan orman arazisi, siyanürlü maden sahasına dönüştürülecek" dedi.

'EKOLOJİK BÜTÜNLÜĞE ZARAR VERİYOR'
Mevcut projenin, bölgenin ekosistemi açısından önemli bir değer olan karaçam ormanlarını ve tarım alanları ile meraları yok ettiğini belirten Doğan, "Kapasite artışı ile bu yıkım daha da artacak. Proje, 9 bin 50 ha ruhsat alanı ile oldukça geniş bir coğrafyanın, İvrindi'nin, Burhaniye'nin, Madra Dağı'nın, Kozak Yaylası'nın, Madra Barajı'nın biyoçeşitliliğini ve su rejimini tehdit ediyor.  Türkiye'nin en büyük altın madeni işletmelerinden biri olan TÜMAD İvrindi Altın ve Gümüş Madeni Projesi, Madra'nın yeraltı su varlıklarını kullanıp, kirletiyor. Kapasite artışı projesi de Edremit Körfezi'ni, Kozak Yaylasını ve Midilliye kadar olan geniş bir bölgeyi daha fazla etkileyecektir" diye konuştu.

'ÇEVRE POLİTİKALARININ TORNUSOL KAĞIDI OLACAKTIR'
TÜMAD'ın projenin su ihtiyacının karşılanması için, başta Burhaniye İlçesi içme suyu kaynakları kullanmak istediğine dikkat çeken Süheyla Doğan, "Bakanlık'tan projenin ÇED sürecini sonlandırarak olumsuz görüş vermesini istiyoruz" dedi.

'ÇED DEĞERLENDİRMELERİ BİLİMSEL YAPILMIYOR'
Açıklamaya katılan DEM Parti Milletvekili İbrahim Akın da söz aldı, "Biz toplumsal maliyet hesabının yapılmadığını, sadece bakanların kendi ihtiyacı olan, çeşitli bilimlerden rapor olarak verilmiş olan ÇED'lerin aynı zamanda yanlış ve bilimsel olmadığını söylüyoruz. Şu andaki mevcut koşullarda verilen bütün raporlar bir kısmı ÇED gerekli değildir diye doğrudan adrese teslim ruhsatlar veriliyor. Mücadele etmeye  ve engel olmaya devam edeceğiz" dedi.