Trump'ın İran'a karşı savaşı ve yankıları
Bu askeri adım, hem Amerikan iç siyaseti hem de dünya çapında geniş yankılar uyandırdı. Amerikan iç siyasetinde, savaşın çapı ve belirsizliği göz önünde bulundurularak ayrışan tavırlar mevcut.
ABD ve İsrail, İran'a karşı ortak bir askeri saldırıyı dün başlattı. Soykırım suçlusu Benjamin Netanyahu, bu saldırının bölgedeki stratejik dengeleri değiştirmeyi amaçladığını ve İran'ı tehdit olarak tanımladıkları için gerekli olduğunu savundu. İran'a yönelik savaş, bölgenin emperyalist-siyonist yeniden şekillendirilmesi açısından beklenen bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Faşist Trump, Mar-a-Lago'daki özel kulübünde yaptığı açıklamada, saldırının sadece bir başlangıç olduğunu ve "bu operasyonun daha büyük bir askeri saldırıya" dönüşebileceğini belirtti.
AB'li ana akım medya organları, İran ve ABD arasında müzakerelerde bir dönüm noktasına gelindiğini duyurduktan sadece birkaç saat sonra, daha önceki emperyalist ABD savaşlarında olduğu gibi, yalana dayalı bir demagojiyle Trump, İran'ın ABD ulusal güvenliği için büyük bir tehdit oluşturduğunu iddia ederek savaşı başlattı. Daha sekiz hafta önce Venezuela'ya hava saldırısı düzenlenerek Başkan Maduro'yu kaçırmıştı.
TRUMP'IN AÇIKLAMALARI VE SALDIRININ HEDEFİ
Trump, saldırıların İran'ın nükleer programını yok etmek, İran deniz kuvvetlerini etkisiz hale getirmek ve İran halkı için özgürlük getirmek amacı taşıdığını belirtti. Ancak, Trump, savaşın gerekçeleriyle ilgili somut bir delil sunmadı. Bunun yerine, Amerikalıların hayatını riske atarak bu operasyonu başlattıklarını ve bunun "gelecek için bir adım" olduğunu söyledi.
Bu askeri adım, hem Amerikan iç siyaseti hem de dünya çapında geniş yankılar uyandırdı. Amerikan iç siyasetinde, savaşın çapı ve belirsizliği göz önünde bulundurularak ayrışan tavırlar mevcut.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, İran'a yönelik saldırıyı "uzun süredir beklenen ve gerekli bir hamle" olarak savundu.
Hava Kuvvetleri Komitesi Başkanı Senatör Roger Wicker, saldırıyı "Amerikan çıkarlarını koruma adına kritik bir operasyon" olarak tanımladı.
Bununla birlikte, Demokratlar, Trump'ın bu askeri saldırısına sert tepki gösterdiler. Saldırının "anayasaya aykırı olduğunu" belirterek, Kongre'nin savaş yetkilerini yeniden elinde tutması gerektiğini savundular.
Kongre Üyesi Melanie Stansbury, "Bu yasadışı yönetim karşısında Kongre harekete geçmeli" diyerek, İran'a karşı savaşın yalnızca Kongre tarafından onaylanabileceğini vurguladı.
Demokrat Senatör Jon Ossoff, Trump'ın daha önce İran'a yönelik yapılan hava saldırılarının "nükleer programı yok ettiğini" iddia ettiğini, ancak bunun gerçek dışı olduğunu belirtti. Ayrıca, Trump'ın bu saldırıyı bir "rejim değişikliği savaşı" olarak başlattığını ve Amerikan askerlerini risk altına soktuğunu ifade etti.
Öte yandan New York City Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Beyaz Saray'a yaptığı ziyaretinden iki gün sonra, Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırılarını "yasadışı" ve "felaket boyutunda bir tırmanış" olarak nitelendirdi.
Trump yönetim ekibinden ise en büyük müdahale karşıtlarından biri olan Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'a karşı defalarca temkinli olunması gerektiğini vurgulamıştı. Venezuela'daki askeri saldırının ardından olduğu gibi, Cumartesi günü kamuya açık bir tepki vermekten kaçındı.
Hava Kuvvetleri General Dan Caine, Genelkurmay Başkanları Kurulu Başkanı olarak, önceden olası ABD kayıpları ve özellikle uçaksavar füzelerinde yaşanan mühimmat sıkıntıları konusunda uyarılarda bulundu.
Savaşın uzun vadeli bir "sonsuz savaş" haline gelme ihtimali, ABD'nin büyük kısmında derin bir karşıtlık yaratabilir. Bu durum, hem Trump'ın yönetimi hem de bölgedeki halklar için ciddi bir tehdid oluşturuyor.
Hamaney'in öldürülmesinin ardından, Pakistan ve Irak'ta büyük çaplı gösteriler başladı. Pakistan'da, Karachi'de bir kitle ABD konsolosluğu önünde toplandı, 9 kişi hayatını kaybetti ve 20'den fazla kişi yaralandı. Irak'ta ise göstericiler, Bağdat'taki Yeşil Bölge'ye ilerleyerek ABD Büyükelçiliği'ne ulaşmayı amaçladılar, bu sırada çatışmalar yaşandı. Ayrıca, Erbil'deki bir ABD üssüne saldırılar düzenlendi.

ABD'DE EYLEMLER YAPILIYOR
Cumartesi günü, ülke çapında binlerce insan sokaklara döküldü, askeri saldırıya karşı büyük protestolar düzenlendi.
ABD halkı içinde, çeşitli anketlere göre askeri tırmanışa destek zayıf. Şubat ayında yapılan AP-NORC anketine göre, Amerikalıların %61'i İran'ı düşman olarak görüyor. Ayrıca, %80'i İran'ın nükleer programının ABD için doğrudan bir tehdit oluşturduğuna dair endişe taşıyor ve bunların %48'i bu konuda son derece endişeli. Ancak aynı zamanda, yapılan birkaç anketin ortak sonuçlarına göre, Amerikalıların basit bir çoğunluğu İran'a yönelik askeri bir saldırıyı reddediyor. Maryland Üniversitesi'nin yaptığı bir ankete göre, toplamda %49'u İran'a saldırıya karşı, %21'i ise lehinde ve %30'u kararsız.
Amerikalıların neredeyse üçte birinin kararsız olması, Trump'a bu seçmenleri askeri bir başarı ile kendisine çekme fırsatı veriyor. Uzun süreli bir operasyon ve kendi kuvvetlerinin kayıpları, faşist Trump'ın destek tabanını zayıflatabilir.