1 Nisan 2026 Çarşamba

Temelli: Bu, Godot'yu beklemeyi de geçti artık

Meclis'in yapılması gereken özel yasalar karşısındaki durumunu "Bu, Godot'yu beklemeyi de geçti artık" diye özetleyen DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Meclis'in öncelikli gündemi özel yasalar olmalıdır" dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis'te basın toplantısı düzenleyerek güncel gelişmeleri değerlendirdi.

Temelli, toplumun sürece ilişkin olarak Meclis'ten beklentileri olduğunu söyledi, "Her şeyden önce en çok tartışılan bu özel yasa meselesi hala Meclis'in gündeminde değil. Meclis dışında çeşitli temennilerle tartışılıyor. Bir hafta yavaşlayalım, bir hafta hızlanalım meselesi. Bir mehteran bölüğü edasıyla bu yasaların ne zaman yasalaşacağının planlanmasına yönelik tartışmalar var. Ama ortada bir teklif, bir tasarı yok. Ortada buna dair bir planlama yok. Ne zaman önümüze gelecek, bilmiyoruz. Nasıl gelecek? Bunun yöntemine dair de bir açıklama söz konusu değil" dedi.

Temelli, Meclis'in öncelikli gündeminin sürece dair özel yasalar olması gerektiğine dikkat çekti, "İnsanların beklentilerini karşılayacak yasal düzenlemenin bir an önce hayata geçmesi zaruridir" diye konuştu.

Son bir yıl içinde çıkartılan yargı paketlerinin de beklentileri ve talepleri karşılamadığını hatırlatan Temelli, yasal düzenlemeyi beklemeden yapılması gerekenler için adım atılmadığını vurguladı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli şöyle konuştu: "Neyi bekliyoruz? Özel yasayı bekliyoruz. Bu, Godot'yu beklemeyi de geçti artık. Bu özel yasayla ilgili meselelerde mutlaka bir an önce adım atılmalıdır. Çünkü kamuoyunun, toplumun adalete olan güveni zaten ciddi anlamda sarsılmıştır. Sarsılmış güveni toparlamak adına şimdi Türkiye'de insanların beklentilerini karşılayacak bu yasal düzenlemenin bir an önce hayata geçmesi zaruridir. Bu konuda gecikmemek gerekiyor."

"NEDEN ARKADAŞLARIMIZ HALA CEZAEVİNDE?"
Devam eden İBB davasını hatırlatan Temelli, "Bu davaların aslında içinin boş olduğunu defalarca dile getirdik" dedi ve ekledi: "Bakın Kobanî Kumpas Davası'nı ısrarla dile getiriyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını dile getiriyoruz. Neden hala Selahattin Demirtaş cezaevinde, neden hala Figen Yüksekdağ cezaevinde? Neden hala arkadaşlarımız cezaevinde? Buna kimse yanıt veremiyor. Çünkü bir yanıtı yok. Onların cezaevinde olması aslında tamamen onların özgürlüklerinin gasp edilmesinden başka bir şey değil. Onuncu yılın içindeyiz ve arkadaşlarımız üç AİHM kararı olmasına rağmen hala içeride, tutsak edilmeye devam ediyor. Bu mesele aslında bugün İBB davasıyla bir kez daha karşımıza çıkıyor. Artık siyasetin yargıya müdahalesine, yargının da siyaseti dizayn etmesine son verilmelidir."