4 Ağustos 2020 Salı

Suruç'ta Şenyaşar ailesinin can güvenliği yok

Suruç'ta AKP'li vekilin ve adayının HDP'ye saldırması sonucu eşini ve 2 çocuğunu kaybeden Emine Şenyaşar, olay günü AKP'li Yıldız'ın yakınlarına "Bu aileden geride kim kaldıysa, hepsini öldürün" dediğini ve hastanede polislerin planlı bir şekilde ortadan kaybolduğunu söyledi.
Urfa'nın Suruç ilçesinde AKP milletvekili ve adayı İbrahim Halil Yıldız'ın HDP'lilere saldırması sonucu kocasını kaybeden ve çocukları tutuklanan Emine Şenyaşar'ın can güvenliği yok.
AKP'li Yıldız'ın yakınlarının silahlandığı yönündeki söylentiler üzerine Şenyaşar ailesi adreslerini gizli tutmak zorunda kaldı.
 
Cumhuriyet'ten Mahmut Oral'a konuşan anne Emine Şenyaşar olay günü yaşananları ve hastanede eşinin linç edilişini gözyaşları ve ağıtlarla anlattı.
 
SENİ TANIRLARSA ÖLDÜRÜRLER
 
Eşi Esvet, oğulları Adil ve Celal'ı kaybeden, diğer oğlu Fadıl tutuklanan anne Emine Şenyaşar, "Yolda bir kadın önümü kesti. 'Gitme seni de öldürecekler, çocuklarının hepsini öldürdüler' dedi. Hastaneye yöneldim. Oraya vardığımda, bir duvarın dibinde ağıtlar yaktım. İnsanlar yanıma gelip, orada Yıldız ailesinden kişiler olduğunu, beni tanırlarsa beni de öldüreceklerini söyleyip susturmaya çalışıyordu. Tam o sırada Esvet'in yaralı olarak hastaneye geldiğini gördüm. Tekrar dükkâna döndüğümde, mahşer günü gibiydi. Çocuklarım yerde yatıyordu. Onlara ulaşmak istiyordum ama polisler engel oluyordu. Cenazelerini alıp götürüyorlardı" diye konuştu.
 
POLİS VE HASTAHANE GÖREVLİLERİ YOKTU
 
Emine Şenyaşar, hastanede yaşananları ve eşinin gözleri önünde linç edilişini şöyle anlattı: "Esvet bir perdenin arkasında yaralı olarak yatıyordu. 20'den fazla kişi ona yöneldi. Serum şişesini taktıkları çubuğu alıp vurmaya başladılar. Yerler, perde her yer kan olmuştu. Sürekli olarak "Seni geberteceğiz" diyerek vuruyorlardı. O sırada polisi gördüm. "Bakın onu öldürüyorlar" diye bağırdım. Polisler dışarı çıktı. Ortada hiç kimse yoktu. Ne doktor, ne görevli. Biri yangın tüpünü alıp Esvet'in kafasına vurdu. Kafası içe göçmüştü. Biri beni dışarı çıkardı. Yıldız ailesinden biri, toplanan akrabalarına "Gidin, bu aileden geride kim kaldıysa, hepsini öldürün" diye emir veriyordu. İçeride Esvet'i öldürenler "Öldürdük, öldürdük" diye sevinç çığlıkları atıp alkışlıyordu.
 
SUÇLULAR POLİSİN EL KOYDUĞU KAMERADA
 
Çocuklarının ve eşinin hiç kimseye zararı olmayan insanlar olduğunu kaydeden Emine Şenyaşar, "Bu nasıl bir hükümet, bu nasıl hastane, bu nasıl kanun? Hiç mi kimse görmedi bu cinayetleri? Nerede bu kameralar? Polis oradaydı onlar görmedi mi? Beş çocuğumu birden benden alacaklardı. Bu vicdan mıdır? Birini yaralı olarak tutukladılar. Bu adalet mi? Onu tutukladınız, peki hastanede Esvet'i katleden canileri neden tutuklamıyorsunuz? Hastanenin kameralarını kim aldı oradan? Ben onların tutuklanmalarını istiyorum. Cinayeti ortaya çıkarsın bu hükümet. Dükkânın da kameralarına el koydular. Suçlular o kameraların kayıtlarında. Nerede bu hükümet? Vahşet bile böyle değil. Vahşiler bile böyle öldürmez" diye haykırdı.