28 Kasım 2020 Cumartesi

Suruç katliamı 64. ayında: Hesabı sorulacak

Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamın 64. ayında bir kez daha adalet talebini yükseltti, katillerin cezalandırılmasını istedi. Aileler, İsviçre'de yaşamını yitiren Suruç gazisi Sezgin Dağ'ın ölümüne dair şüphelere dikkat çekti, sürecin takipçisi olacağını kaydetti.

Suruç katliamı 64. ayında. Suruç Aileleri İnisiyatifi, bu ay da Halitağa Caddesi'nde eylem yaparak 33 düş düş yolcusunu andı, adalet talebini yineledi.

Suruç şehitlerinin fotoğraflarının yer aldığı, "Hiçbir düş yarım kalmayacak Suruç. 20 Temmuz 2015" ve "Kalplerimiz adalet için atsın" yazılı pankartların açıldığı eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, Devrimci Parti MYK Üyesi Burcu Gül Çubuk, ESP İstanbul İl Eşbaşkanı Ezgi Bahçeci, SGDF Eşbaşkanı Deniz Bahçeci'nin de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

PİROĞLU: FAİLLER VE KORUYANLAR YARGILANMADAN BU ÜLKEYE HUZUR YOK
Eylemde ilk olarak HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, söz aldı. Piroğlu, geçtiğimiz gün İsviçre'de yaşamın yitiren Suruç gazisi Sezgin dağ ile mücadelede yaşamını yitirenleri andı. Piroğlu, "Bugün yine Suruç'u konuşuyoruz. Ama ülke, mafya baronunun bütün ülkeyi, ana muhalefet partisinin liderine ve aslında bir bütün olarak iktidarı tehdit ettiği sözleri de tartışıyor. Suruç'un öncesinde Diyarbakırla başlayan süreç aslında AKP iktidarının ve Ergenekon artıklarıyla yaptığı ittifakın, ülkeyi ne hale getirdiğinin göstergesiydi. 7 Haziran'dan 1 Kasım'a kadar geçen dönemde ülke bir kan gölüne çevrildi" dedi.

Piroğlu derin devletin silahlarıyla yönetilen her yerin mafya liderlerinin konuştuğu bir yer olacağını kaydetti. "Konuşan mafya baronu değildir. Konuşan Bodrum'da fotoğrafı çekilen dörtlü çetedir" diyen Piroğlu, tehdidin ülkenin tamamına yönelik olduğunu vurguladı. Piroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Suruç'un hesabının sorulmasının istendiği yerden tekrar soruyoruz; Sivas'ın failleri yargılanmadan, Dersim'in failleri yargılanmadan, Kürt halkına karşı işlenmiş suçların failleri yargılanmadan, İstanbul'da ve ülkenin değişik kentlerinde basılan evlerde katledilen insanların failleri yargılanmadan, onun arkasındaki siyasi iktidar yargılanmadan bu ülkeye huzur gelmeyecek."

AVCI: KATİLLERİN ÖNÜN AÇANLAR SUÇ ORTAKLARIDIR
HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı da, Sezgin Dağ'ın Suruç şehidi olduğunu dile getirdi. Sezgin Dağ için adalet istediklerini söyleyen Avcı, "Ama dün sayın Bülent Arınç 'Cumhurbaşkanı adalet istiyor' derken, 5 gündür cenazesi ailesine yoldaşlarına, ailesine verilmeyen, cenazelerimizi kaçıran, en doğal hakkımız olan gömme, anma hakkımızın bile ihlal edildiğini, Avrupa'dan gelmiş, yaşamını kaybetmiş bir gencin cenaze merasimine bile tahammül edilmediğini gördük. Reformlardan, adaletten bahsedenler her yerde bombalar patlatırken, değil engellemek önünü açan, yol verenler kuşkusuz tüm katliamların suç ortaklarıdır" dedi.

'SEZGİN DAĞ'IN ÖLÜMÜNDEKİ ŞÜPHELER ORTADAN KALDIRILSIN'
Bu ayın açıklamasını Suruç gazisi Koray Türkay okudu. 16 Kasım'da görülen Suruç duruşmasında Abdullah Ömer Arslan'ın tutuklanması talebinin reddedilerek, kovuşturmaya gerek olmadığı yönünde karar verildiğini hatırlatan Türkay, katliam dosyasındaki hukuksuzlukların sürdüğünü belirtti. 

Türkay, adaletsizliğin sadece Suruç davasında değil, Newroz'da gözler önünde katledilen Kemal Kurkurt ile Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin de katledilmesine ilişkin davalarda da yaşandığını söyledi, Suruç davası avukatlarından Sevda Çelik Özbingöl'ün neden hala tutuklu olduğunu sordu.

Suruç gazisi Sezgin Dağ'ın mülteci olarak gittiği İsviçre'de kampta geçirdiği rahatsızlık üzerine hastaneye gittiğini ve detaylı muayenesi yapılmadan taburcu edildiğini aktaran Koray, şöyle devam etti: "Aynı akşam tekrar rahatsızlanarak yetkilileri aramış ancak çabaları sonuçsuz kalarak vefat etmiştir. Suruç Yaralımız Sezgin Dağ'ın cenazesi İsviçre'den alınarak İstanbul'da Gazi mahallesinde toprağa verilmiştir. Ailemizin, halkımızın başı sağolsun. İsviçre'de bulunan yerel yetkililer Sezgin Dağ'ın ölümünde ihmal olup olmadığını belirlenmesi için soruşturma başlatmıştır. Yapılan soruşturma sonucu ihmal olup olmadığı anlaşılacak ve otopsi raporu ile kesin olum nedeni anlaşılacaktır. Suruç yaralımız Sezgin Dağ'ın ölümünün şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılmasını, ihmal tespit edilirse sorumluların cezalandırılmasını talep ediyoruz. İsviçre'de yerel savcılık tarafından başlatılan soruşturma sürecinin takipçisi olacağımızı buradan bir kez daha belirtiyoruz."

SURUÇ ŞEHİTLERİNİN İSİMLERİ YANKILANDI
Açıklamanın ardından eylem, Suruç şehitleri anısına yapılan sessiz oturma eylemiyle devam etti. Daha sonra Suruç şehitlerinin isimleri tek tek okundu ve kitle "yaşıyor" diye haykırdı.

Eylem, "Suruç'un hesabı sorulacak", "Suruç şehitleri ölümsüzdür" sloganları, alkış ve zılgıtlarla sona erdi.