26 Kasım 2020 Perşembe

Suruç katliamı 63. ayında: Yüzeysel yargılamalara izin vermeyeceğiz

Katliamın 63. ayında bir kez daha adalet talebiyle oturma eylemi yapan Suruç Aileleri İnisiyatifi, Suruç'tan Ankara'ya, Tahir Elçi'den Medeni Yıldırım'a, tüm katliamların sorumluların yargılanması için mücadele edeceklerini belirtti. Aileler, 16 Kasım'da yapılacak duruşmaya çağrı yaptı.

Kobane'nin inşasında yer almak için Urfa'nın Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdikleri açıklama sırasında IŞİD çetelerinin düzenlediği bombalı saldırıda, 33 düş yolcusunun yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 63. ay geçti. Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamın 63. ayında Kadıköy Halitağa Caddesi'nde adalet talebiyle eylem yaptı. 

Eyleme, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Genel Sözcüsü Deniz Aktaş, Devrimci Parti MYK Üyesi Burcu Gül Çubuk, BEKSAV Eş Başkanları Canan Kaplan ve Ahmet Uçar ile Cumartesi Anneleri de katıldı. Eylemde, "Kalplerimiz Suruç için atsın" yazılı pankart ve Suruç şehitlerinin resimleri ve karanfiller taşındı.

'5 HAZİRAN, 20 TEMMUZ, 10 EKİM KATLİAMLARININ YAŞANDIĞI DÖNEM AYDINLATILSIN'
Bu ayın açıklamasını Suruç katliamının tanığı olan Ümmühan Özdemir yaptı. Özdemir, katliam davasının son duruşmasının 18 Ağustos'ta kapalı bir şekilde görüldüğünü hatırlattı. 16. duruşmanın 16 Kasım'da yapılacağını da hatırlatan Özdemir, ilk günden bu yana dile getirdikleri talepleri anımsattı: "Patlamanın yaşandığı Amara kültür merkezini gören kamera kayıtlarının tamamı dosyaya konulsun. Kırmızı bültenle arandığı dönemde Ankara'da mit görevlileri ile bir otelde buluştuğu söylenen İlhami Bali hakkındaki yakalama kararı uygulansın.

"Patlamanın yaşandığı gün olay yerinin fotoğraflarını çekerken yakalanan Abdullah Ömer Arslan isimli şahsın patlamayı gerçekleştiren kişilere yardım ettiğini biliyoruz. Abdullah Ömer Arslan bu şüpheye rağmen sanık sıfatı ile ifade vermedi. Bu şahsın şüpheli sıfatı ile ifadesinin alınmasını istiyoruz. Yeni parti kuran dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu 7 haziran-1kasım 2015 tarihleri arasında yaşanan olayları siyasi rant haline getirmiş, siyasi rakiplerini tehdit etmek için o dönemde yaşananları açıklama kozunu kullanmıştır. Bu çağrıyı Davutoğlu'na daha önce yaptık bir kez daha yapıyoruz. O dönem yaşananları herkesin bilmeye hakkı var. Ahmet Davutoğlu bildiklerini mahkemeye anlatsın. 5 Haziran, 20 Temmuz, 10 Ekim katliamlarının yaşandığı dönem aydınlatılsın."

'YÜZEYSEL YARGILAMALARA İZİN VERMEYECEĞİZ'
10 Ekim katliamının 5. yıldönümü olduğunu hatırlatan Özdemir, katliamın öncesi ve sonrasında yaşananların hala aydınlatılmadığını söyledi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin katledilmesinin üzerinde de 5 yıl geçtiğini ifade eden Özdemir, şöyle devam etti: "Katilleri 5 yıldır ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Tahir Elçi'nin katledilmesine ilişkin davanın iddianamesi 5 yıl sonra kabul edildi. 5 yıl sonra kabul edilen bir iddianame davanın göstermelik yapılacağının kanıtı niteliğindedir."

28 Haziran 2013'te kalekolların inşasına karşı yapılan eylemde, askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren 19 yaşındaki Medeni Yıldırım'ın davasının da 22 Ekim Perşembe günü Diyarbakır 7. Ağır Ceza mahkemesinde görüleceğini belirten Özdemir, davanın son duruşmasının pandemi bahanesiyle avukatlara daha haber verilmeden ertelendiğini söyledi. Özdemir; "Onlarca hukuksuzluğun yaşandığı davada 7 yıldır bir sonuç alınmış değil. Medeni yıldırım davasında olduğu gibi diğer katliam davalarında da, dava süreçleri uzatılarak sorumlular yargılanmadan davaların üzerleri örtülmeye çalışılıyor. Gerek Suruç katliamı davası gerekse diğer katliam davalarında sonuç almaktan uzak, yüzeysel yargılamalara izin vermeyeceğimizi buradan bir kez daha belirtiyoruz."

Açıklamanın ardından bir süre sessiz oturma eylemi yapıldı. Eylemde, 33 düş yolcusunun isimleri okundu ve kitle "Yaşıyor" diye haykırdı. 

Eylem, "Suruç için adalet herkes için adalet", "Suruç şehitleri ölümsüzdür", "Amed, Suruç, Ankara Davutoğlu açıkla" sloganlarının atılmasının ardından sona erdi.